doya doya ile cümle

doya doya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.The eye is bigger than the belly.
Tom tadına doyamıyor.Tom can't get enough of it.
Birbirlerine doyamadılar.They couldn't get enough of each other.
Doyasıya öp.Kiss to your heart's content.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.The jokes must work tonight.
Örneğin Köroğlu çok yer ama geç doyar.Worsted cloth is more expensive but lasts longer.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.And it's made from cow meat, and it's really delicious, and If I have just one I'm full.
Her dakikayı doyasıya yaşamayaShe is determined to make every moment count.
"TŞu açgözlü Bayan Wust doyamıyor"That greedy Mrs. Wust just can't get enough.
RAB tarlalarda hayvanlarınız için ot sağlayacak, siz de yiyip doyacaksınız.I will give grass in your fields for your livestock, and you shall eat and be full.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.So Job died, being old and full of days.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.They shall not be disappointed in the time of evil. In the days of famine they shall be satisfied.
Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana, Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak.My soul shall be satisfied as with the richest food. My mouth shall praise you with joyful lips,
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Man ate the bread of angels. He sent them food to the full.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.He waters the mountains from his rooms. The earth is filled with the fruit of your works.
RABbin ağaçları, Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.Yahweh's trees are well watered, the cedars of Lebanon, which he has planted;
Sen verince onlar toplar, Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.You give to them; they gather. You open your hand; they are satisfied with good.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Therefore they will eat of the fruit of their own way, and be filled with their own schemes.
Haydi gel, sabaha dek doya doya sevişelim, Aşktan zevk alalım.Come, let's take our fill of loving until the morning. Let's solace ourselves with loving.
İnsanın karnı ağzının meyvesiyle, Dudaklarının ürünüyle doyar.A man's stomach is filled with the fruit of his mouth. With the harvest of his lips he is satisfied.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Have you found honey? Eat as much as is sufficient for you, lest you eat too much, and vomit it.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Chaldea shall be a prey: all who prey on her shall be satisfied, says Yahweh.
Beni acıya doyurdu, Bana doyasıya pelinsuyu içirdi.He has filled me with bitterness, he has sated me with wormwood.
Özel doya ekleme -\\ include{ file}Customizable File Inclusion - \\include{file}
Ben anayurdumda yaşayamadım Gençliğime doyamadım Vatan hasreti çekiyorum, Ey, güzel Kırım!On native earth I did not live I was not young enough I'm homesick, Oh, beautiful Crimea!
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Des Abends amüsieren sich die jungen Leute.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Le peuple se divertissait lors des foires annuelles.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Los jóvenes van a la ciudad a divertirse.
Goethe toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, insanlık erdemlerini yadsımadan doya doya yaşamaya inanıyordu.La humanidad tendría que alcanzar cierto límite ético o tecnológico antes de ser contactada.
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.Se preguntan que le habrá podido ocurrir a su amiga.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Здесь можно прогуляться по хвойному бору.
Herkes bagajdan su alarak doyarcasına içerler.من أشهر مشروبات العالم وأمتعها.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.صغيرٌ أنا ومرذول وحقوقك لم أنسَ.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.Tem tantos filhos, netos e bisnetos e descendentes dele que não o ouso dizer a Vossa Alteza.
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.Wyczuwa, że coś złego przytrafiło się jej ukochanemu.
"Samsun Falcon Fest'le adrenaline doyacak". milliyet.com.tr.Що Вам потрібно знати про запуск Falcon Heavy. dw.com. (англ.)
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.Він і не підозрював, що це колишня кохана Ела.
Emre ve Ela birbirlerini çok severlerken aşkın mutluluğunu doyasıya yaşarlar.Protože vás miluji velmi a dlouho, nacházím potěšení ve vaší společnosti.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Večer se většina pracovníků baví v místní hospodě.
Doyacak kadar su içemediği zaman ölür.Tényleg lehet olyan sok vizet inni, amennyi megöl?
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Most ők szórakoztatják az estély résztvevőit.
Muhabbet baldan tatlı olur, Doyamazsın demedim mi?Hangminta - Falzett Nem tudod lejátszani a fájlt?
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.Υπάρχει η υποψία ότι υπήρξε και εραστής της.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Folk morer sig med kælke.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Hôm nay mọi người đều vui vẻ yến tiệc.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Bạn có thể xem đoạn phim đoạt giải ở đây.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.ここから商業便が利用できる。
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.恋人を助けようとした時ではなかった、と。
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.遊園地は会期中楽しめる。
Herkes bagajdan su alarak doyarcasına içerler.「城の酒蔵のぶどう酒を全部飲み干せ」。
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.如今小会应该作乐。
Kısacası bir manken gibi salınmak, bir manken gibi yürümek ve bir starmış gibi doyasıya dans etmekti.댄스(댄싱)이란 단순히 보드를 타는 행위에서 벗어나 데크 위에서 춤을 추듯 스텝을 밟아가며 크루징을 하는 모습이 마치 춤을 추는거와 같다하여 댄싱라고 부르기 시작했다.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.הנה - נתון נתת אדמות לבניו ובני בניו של נוח, ואותי - כלום שכחת?
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Možeš li samu radnju napraviti malo više sjebanom?
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Zoznam skladieb si môžete pozrieť tu.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Kandijci se v prostem času radi zabavajo.
Gençler o gece doyasıya eğlenirler.Noored soovivad laupäeviti lõbutseda.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.(16:15) А я в правде буду взирать на лице Твое; пробудившись, буду насыщаться образом Твоим.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ale ja chcem v spravedlivosti hľadieť na tvoju tvár a nasýtiť sa, keď sa prebudím, tvojím obrazom.
Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım.Ale ja w sprawiedliwości oglądam oblicze twoje; gdy się ocucę, nasycony będę obrazem obliczności twojej.

İlgili Sayfalar