Ana içeriğe geç
Sözlük

doy ile cümle

doy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Doymaz bir merak var, bence bu pek çođumuzda var.Je to neukojitelná zvědavost a myslím, že ji má většina z nás.
Doymaz bir merak var, bence bu pek çođumuzda var.В них є ця ненаситна допитливість, і я думаю, більшість з нас мають її.
doyurmaya çalışabilirsin.genom att köpa saker eller genom att samla pengar i sig självt.
doyurmaya çalışabilirsin.Mas, agora, estamos no fim do crescimento.
doyurmaya çalışabilirsin.ostamalla asioita, tai haalimalla rahaa itsessään.
doyurmaya çalışabilirsin. Tabi, artık sona doğru yaklaşıyoruz.Dar acum ne apropiem de sfârsitul cresteri - planeta noastra nu mai poate sustine o crestere si mai mare.
doyurmaya çalışabilirsin. Tabi, artık sona doğru yaklaşıyoruz.באמצעות רכישת חפצים, או בצבירת כסף עצמו.
doyurmaya çalışabilirsin.そうして、私たちは成長の限界に近づいています。
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Ak je lačný ten, kto ťa nenávidí, nakŕm ho chlebom; ak je smädný, napoj ho vodou,
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Als uw vijand honger heeft, geef hem dan te eten; heeft hij dorst, geef hem dan te drinken.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Če je sovražnik tvoj lačen, siti ga s kruhom, in če je žejen, napoji ga z vodo:
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Dacă este flămînd vrăjmaşul tău, dă -i pîne să mănînce, dăcă -i este sete, dă -i apă să bea.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Ha éhezik, a ki téged gyûlöl: adj enni néki kenyeret; és ha szomjúhozik: adj néki inni vizet;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Hungert deinen Feind, so speise ihn mit Brot; dürstet ihn, so tränke ihn mit Wasser.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Hungrer din fiende, så gi ham brød å ete, og tørster han, så gi ham vann å drikke!
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Jestliže by lačněl ten, jenž tě nenávidí, nakrm jej chlebem, a žíznil-li by, napoj jej vodou.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Jeźliżeby łaknął ten, co cię nienawidzi, nakarm go chlebem; a jeźliby pragnął, daj mu się napić wody;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Jos vihamiehelläsi on nälkä, anna hänelle leipää syödä, ja jos hänellä on jano, anna hänelle vettä juoda.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Kalau musuhmu lapar, berilah ia makan; dan kalau ia haus, berilah ia minum
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.네 원수가 배고파하거든 식물을 먹이고 목말라하거든 물을 마시우라
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Nếu kẻ thù nghịch con có đói, hãy cho nó ăn; Nếu có khát, hãy cho nó uống;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Nếu kẻ thù_nghịch con có đói , hãy cho nó ăn ; Nếu có khát , hãy cho nó uống ;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Om din ovän är hungrig, så giv honom att äta, och om han är törstig, så giv honom att dricka;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Se il tuo nemico ha fame, dagli pane da mangiare, se ha sete, dagli acqua da bere
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Se o teu inimigo tiver fome, dá-lhe pão para comer, e se tiver sede, dá-lhe água para beber;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Si ton ennemi a faim, donne-lui du pain à manger; S`il a soif, donne-lui de l`eau à boire.
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Si tu enemigo tiene hambre, dale de comer pan; y si tiene sed, dale de beber agua
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Sulter din Fjende, så giv ham at spise, tørster han, giv ham at drikke;
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Εαν πεινα ο εχθρος σου, δος εις αυτον αρτον να φαγη και εαν διψα, ποτισον αυτον υδωρ
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Ако е гладен ненавистникът ти, дай му хляб да яде, И ако е жаден, напой го с вода,
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.Если голоден враг твой, накорми его хлебом; и если он жаждет, напой его водою:
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.אם רעב שנאך האכלהו לחם ואם צמא השקהו מים׃
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.ان جاع عدوك فاطعمه خبزا وان عطش فاسقه ماء
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.你 的 仇 敵 、 若 餓 了 就 給 他 飯 喫 . 若 渴 了 就 給 他 水 喝
Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.你 的 仇敵 、 若 餓 了 就給 他 飯喫 . 若 渴 了 就給 他 水 喝
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Aangezien we in Edinburgh zijn, geef ik toe dat ik een grote fan ben van Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Comme nous sommes à Édimbourg, je suis un grand fan de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Como estamos en Edimburgo diré que soy gran admirador de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Da vi er i Edinburg, er jeg en stor fan af Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Då vi nu är i Edinburgh -- Conan Doyle är en stor favorit.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Da wir hier in Edinburgh sind: Ich bin großer Fan von ihm.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Din moment ce suntem în Edinburgh, eu sunt un mare fan al lui Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Io sono un suo grande fan, visto che siamo qui a Edimburgo.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Já que estamos em Edimburgo, sou um grande fã de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Jsem Doylův velký fanoušek.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Karena saya tinggal di Edinburgh, saya penggembar beratnya.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.저희는 지금 에딘버러에 있고, 전 코난 도일의 광팬입니다
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Mivel Edinburghban vagyunk, elárulom: imádom Doyle-t.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Skoro jesteśmy w Edynburgu, jestem wielkim fanem Conana Doyle'a.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Vì chúng tôi ở Edinburgh, tôi vô cùng hâm mộ Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Μια που βρισκόμαστε στο Εδίμβουργο, δηλώνω θαυμαστής του Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Мы в Эдинбурге, а я большой поклонник Конан Дойля.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Ние сме в Единбург, а аз съм голям фен на Конан Дойл.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.מאחר ואנו נמצאים באדינבורו, אני חסיד גדול שלו.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.وبما أننا في إدنبرة, فأريد أن أقول بأنني من أشد المعجبين بكونان دويل.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.ここエジンバラで 彼は医学を
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Če bi ga lahko vsak dan videl, bi bil verjetno sit, tudi če ne bi nič pojedel.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Daca reusesc sa-ti vad fata zambitoare in fiecare zi, probabil m-as simti plin, chiar si fara mancare.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Om jag får se ditt leende ansikte varje dag, så kommer jag vara mått även om jag inte har ätit mat.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Se avessi l'occasione di vederti ogni giorno, probabilmente mi sentirei pieno anche senza mangiare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod