Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,А докато още не бяха се отказали от лакомството си, И ястието им бе в устата им,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,לא זרו מתאותם עוד אכלם בפיהם׃
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,لم يزوغوا عن شهوتهم طعامهم بعد في افواههم
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們 貪 而 無 厭 、 食 物 還 在 他 們 口 中 的 時 候
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們貪 而 無厭 、 食物 還 在 他 們 口中 的 時候
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz. O bizim "Burada yapmak zorunda olduğumuz şey" değil.Tu relación amorosa es un complemento, pero no llena, no es eso para lo que estamos para hacer aquí
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz.Relațiile tale de iubire complementează, dar nu împlinesc. Nu înseamnă:
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz.Ta relation amoureuse complémente, mais ne comble pas.
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz.Verstehst du? Deine Liebes-Beziehung ergänzt, aber sie erfüllt nicht. Es ist nicht:
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz.Zie je? Uw relatie van liefde is een aanvulling op, maar het niet vervullen.
Aşk ilişkin seni destekler, ama doyuma ulaştırmaz.Η σχέση σου για αγάπη συμπληρώνει,αλλά δεν ολοκληρώνει.
Aslında bir çok kişi bilmiyor. Hadi doyur karnını güzelce.En massa personen vet inte det.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Apoi ai curvit cu Asirienii, pentrucă erai fără saţ; ai curvit cu ei, şi tot nu te-ai săturat.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.네가 음욕이 차지 아니하여 또 앗수르 사람과 행음하고 그들과 행음하고도 오히려 부족히 여겨
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Non ancora sazia, hai concesso i tuoi favori agli Assiri; ma non soddisfatt
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Og du drev hor med Assurs sønner, fordi du ikke var mett; du drev hor med dem og blev enda ikke mett.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.S Assiria fiaival is paráználkodál, mert meg nem elégedél; paráználkodál velök, és még sem elégedél meg.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Siden bolede du med Assyrerne, umættelig som du var; du bolede med dem, men blev endda ikke mæt.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Και εξεπορνευθης με τους Ασσυριους, διοτι ησο απληστος ναι, εξεπορνευθης με αυτους και ετι δεν εχορτασθης.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Блудствувала си и с асирийците, Защо не си се наситила; Да! блудствувала си с тях, Но пак не си се наситила.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.И блудила ты с сынами Ассура и не насытилась; блудила с ними, но тем не удовольствовалась;
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.ותזני אל בני אשור מבלתי שבעתך ותזנים וגם לא שבעת׃
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.وزنيت مع بني اشور اذ كنت لم تشبعي فزنيت بهم ولم تشبعي ايضا.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.你 因 貪 色 無 厭 、 又 與 亞 述 人 行 淫 、 與 他 們 行 淫 之 後 仍 不 滿 意
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.你 因 貪色 無厭 、 又 與亞述 人行 淫 、 與 他 們行 淫 之後 仍 不 滿意
Avrupalýlar, bu topraklara doymak bilmez bir iţtahla geldiler ve halen doymuţ deđiller.어떤 영적인 본질과 독립적인 실체를 가지고 있다는 인식을 바탕으로 살았습니다. 인간이 이 세상에서 현명하게 살아가고자 한다면
Avrupalýlar, bu topraklara doymak bilmez bir iţtahla geldiler ve halen doymuţ deđiller.Οι σολωμοί θεωρούνταν αυτοί που μας... ...συμβούλευαν, που μας φρόντιζαν -- που μας έδιναν ζωή.
Bak adamım, okumak kimseyi doyurmuyor.Luister man, lezen brengt geen brood op de plank.
Bak adamım, okumak kimseyi doyurmuyor.Uite ce e, omule! Cititul nu-ţi dă de mâncare.
Bak adamım, okumak kimseyi doyurmuyor.Слушай, но чтением никого не прокормишь.
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Beh e' tua responsabilita' nutrire l'ostaggio e io sto morendo di fame!
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Είναι δικιά σου ευθύνη να ταΐσεις τον όμηρο και πεινάω πολύ!
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Вообще-то, похищенных надо кормить, а я уже умираю с голоду!
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Dacă dai peste miere, nu mînca decît atît cît îţi ajunge, ca să nu ţi se scîrbească şi s'o verşi din gură. -
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Finder du Honning, så spis til Behov, at du ikke bliver mæt og igen spyr den ud.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Findest du Honig, so iß davon, so viel dir genug ist, daß du nicht zu satt wirst und speiest ihn aus.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.¿Hallaste miel? Come sólo lo suficiente, no sea que te hartes de ella y la vomites
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Ha mézet találsz, egyél a mennyi elég néked; de sokat ne egyél, hogy ki ne hányd azt.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Har du funnet honning, så et av den det du trenger, forat du ikke skal bli lei av den og spy den ut!
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Jangan makan madu banyak-banyak; nanti engkau menjadi muak
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Jos hunajata löydät, syö kohtuudella, ettet kyllästyisi siihen ja sitä oksentaisi.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.너는 꿀을 만나거든 족하리만큼 먹으라 과식하므로 토할까 두려우니라
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Ko najdeš medú, jej, kolikor ti je dosti, da se ga ne presitiš ter ga izbljuješ.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Nalezneš-li med, jez, pokudž by dosti bylo tobě, abys snad nasycen jsa jím, nevyvrátil ho.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Našiel si med; jedz toľko, čo ti je dosť, aby si sa ho nepresýtil a vyvrátil by si ho.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Nếu con tìm được mật , hãy ăn vừa_phải , Kẻo khi ăn no chán , con mửa ra chăng .
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Nếu con tìm được mật, hãy ăn vừa phải, Kẻo khi ăn no chán, con mửa ra chăng.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Om du finner honung, så ät icke mer än du tål, så att du ej bliver övermätt därav och får utspy den.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Se achaste mel, come somente o que te basta, para que porventura não te fartes dele, e o venhas a vomitar.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Se hai trovato il miele, mangiane quanto ti basta, per non esserne nauseato e poi vomitarlo
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Znajdzieszli miód, jedzże, ileć potrzeba, by snać objadłszy się go nie zwrócił.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Ευρηκας μελι; φαγε οσον σοι ειναι αρκετον, μηποτε υπερεμπλησθης απ' αυτου και εξεμεσης αυτο.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Намерил ли си мед? Яж само колкото ти е нужно, Да не би да се преситиш от него и да го повърнеш.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.Нашел ты мед, – ешь, сколько тебе потребно, чтобы не пресытитьсяим и не изблевать его.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.דבש מצאת אכל דיך פן תשבענו והקאתו׃
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.أوجدت عسلا فكل كفايتك لئلا تتخم فتتقيأه.
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.你 得 了 蜜 麼 、 只 可 喫 彀 而 已 . 恐 怕 你 過 飽 就 嘔 吐 出 來
Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.你 得了 蜜麼 、 只 可 喫彀 而已 . 恐怕 你 過飽 就 嘔 吐出 來
Bazıları da köriyle karnını doyurduktan sonra festival kıyafetleriyle sahneye çıkarlardı.Após terem comido, alguns convidados deixavam o local com marcas de curry em suas roupas de festa.
Bazıları da köriyle karnını doyurduktan sonra festival kıyafetleriyle sahneye çıkarlardı.А некоторые идут, уже набив животы, с появившимися пятнами карри на праздничной одежде.