Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.O óleo e o perfume alegram o coração; assim é o doce conselho do homem para o seu amigo.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Salvor och rökelse göra hjärtat glatt, ömhet hos en vän som giver välbetänkta råd.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Sebagaimana minyak harum dan wangi-wangian menyenangkan hati, demikian juga kebaikan kawan menyegarkan jiwa
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Τα μυρα και τα θυμιαματα ευφραινουσι την καρδιαν, και η γλυκυτης του φιλου δια της εγκαρδιου συμβουλης.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Както благоуханните места и каденията веселят сърцето, Така - и сладостта на сърдечния съвет на приятел.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Масть и курение радуют сердце; так сладок всякому друг сердечным советом своим.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.שמן וקטרת ישמח לב ומתק רעהו מעצת נפש׃
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.الدهن والبخور يفرحان القلب وحلاوة الصديق من مشورة النفس.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.膏 油 與 香 料 、 使 人 心 喜 悅 . 朋 友 誠 實 的 勸 教 、 也 是 如 此 甘 美
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.膏油 與 香料 、 使 人 心喜悅 . 朋友 誠實 的 勸教 、 也是 如此 甘美
Harikasınız. Dostunuzum!Je vous donne mon soutien et je penses que vous êtes génials.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Acela nu cleveteşte cu limba lui, nu face rău semenului său, şi nu aruncă ocara asupra aproapelui său.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Die niet kwaadspreekt, zijn naaste geen kwaad doet en voorkomt dat een ander wordt belasterd.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.el que no calumnia con su lengua, ni hace mal a su prójimo, ni hace agravio a su vecino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.ikke bagtaler med sin Tunge, ikke volder sin Næste ondt og ej bringer Skam over Ven,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.joka ei panettele kielellänsä, joka ei tee toiselle pahaa eikä saata lähimmäistään häväistyksen alaiseksi;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kdor ne obrekuje z jezikom svojim, ne dela hudega bližnjemu svojemu in ne obklada s sramoto soseda svojega;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kdož neutrhá jazykem svým, bližnímu svému nečiní zlého, a potupy neuvodí na bližního svého.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành , Chẳng làm hại cho bạn_hữu mình , Không gieo sỉ_nhục cho kẻ lân_cận mình ;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành, Chẳng làm hại cho bạn hữu mình, Không gieo sỉ nhục cho kẻ lân cận mình;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.그 혀로 참소치 아니하고 그 벗에게 행악지 아니하며 그 이웃을 훼방치 아니하며
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kto neohovára svojím jazykom, neučiní svojmu priateľovi zlého a na svojho blížneho nevznesie potupy;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Nem rágalmaz nyelvével; nem tesz rosszat felebarátjának, és nem szerez gyalázatot rokonainak.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.non dice calunnia con la lingua, non fa danno al suo prossimo e non lancia insulto al suo vicino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.que não difama com a sua língua, nem faz o mal ao seu próximo, nem contra ele aceita nenhuma afronta;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.som ikke baktaler med sin tunge, som ikke gjør sin næste ondt og ikke fører skam over den som står ham nær,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.wer mit seiner Zunge nicht verleumdet und seinen Nächstem kein Arges tut und seinen Nächsten nicht schmäht;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.yang tidak memfitnah sesamanya, tidak berbuat jahat terhadap kawan, dan tidak menjelekkan nama tetangganya
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Който не одумва с езика си, Нито струва зло на приятеля си, Нито приема да хвърли укор против ближния си,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.לא רגל על לשנו לא עשה לרעהו רעה וחרפה לא נשא על קרבו׃
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.الذي لا يشي بلسانه ولا يصنع شرا بصاحبه ولا يحمل تعييرا على قريبه.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不 以 舌 頭 讒 謗 人 、 不 惡 待 朋 友 、 也 不 隨 夥 毀 謗 鄰 里
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不以舌 頭讒謗 人 、 不 惡待 朋友 、 也不隨夥毀謗 鄰里
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Älkää uskoko ystävää, älkää luottako uskottuun; vaimolta, joka sylissäsi lepää, varo suusi ovet.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.higyjetek a barátnak; ne bízzatok a tanácsadóban; az öledben ülõ elõtt [is] zárd be szádnak ajtaját.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.너희는 이웃을 믿지 말며 친구를 의지하지 말며 네 품에 누운 여인에게라도 네 입의 문을 지킬지어다
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Nedověřujte se příteli, nedoufejte v vůdce; před tou, jenž leží v lůnu tvém, ostříhej dveří úst svých.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Neverte priateľovi, nenadejte sa na vodcu; pred tou, ktorá leží v tvojom lone, stráž dvere svojich úst.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Ne verujte prijatelju, ne zanašajte se na zaupnika; varuj vrata svojih ust pred njo, ki ti leži v naročju!
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Tro ikke eders Næste, stol ikke. på en Ven, vogt Mundens Døre for hende. du favner!
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Vertrouw niemand meer, zelfs niet uw beste vriend; ook uw vrouw kunt u niet in vertrouwen nemen.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Не верьте другу, не полагайтесь на приятеля; от лежащей на лоне твоем стереги двери уст твоих.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.אל תאמינו ברע אל תבטחו באלוף משכבת חיקך שמר פתחי פיך׃
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.لا تأتمنوا صاحبا لا تثقوا بصديق. احفظ ابواب فمك عن المضطجعة في حضنك.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不 要 倚 賴 鄰 舍 . 不 要 信 靠 密 友 . 要 守 住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題 說
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不要 倚賴鄰舍 . 不要 信靠 密友 . 要 守住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題說
O senin dostundu.C'était ton pote.
O senin dostundu.Eravate amici.
O senin dostundu.Er war ein freund von dir.
O senin dostundu.Ήταν φίλος σου.
O senin dostundu.Он ведь был твоим другом.
Sadece şunu hatırla kelimeler duymayı bekleme ve hayvan dostunu hissetmek için kendine izin ver.Bądźcie przygotowani, że nie usłyszycie słów i wczujcie się w waszego zwierzaka.
- Sayını. Dünyadaki tek dostun kardeşinmiş gibi odaklan. Neden sen yapmıyorsun?No piense en... nada más, como si fuese su hermano, o su único amigo. - ¿Por qué no entra usted?
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Anda akan melihat teman anda lagi saat ini," kata Jones.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Bạn sẽ thấy bạn thân của bạn một lần nữa hiện nay", Jones nói.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Budete vidět svého kamaráda v současné době znovu," řekl Jones.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Budete vidieť svojho kamaráta v súčasnej dobe znovu," povedal Jones.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Du ser din kompis igen nu", säger Jones.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Du vil se din kammerat igen i dag," sagde Jones.
"Siz şu anda dostun tekrar göreceksiniz," dedi Jones."Du wirst deine Freundin wieder sehen derzeit", sagte Jones.