Ana içeriğe geç
Sözlük

dostlar ile cümle

dostlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dostlarım artık onlar sizindir.我的心是妳的。
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.这个决定不是轻易做出的,因为大多死难者都是亲密的朋友和同学。
İbrahim Tatlıses) İşte Dostlar (Dönmüyor Geri) (söz.复次为伴侣义,是相应因。
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.他们的日常饮料是胜利牌琴酒。
Amacı sonsuz dostlar edinmek.我們是永遠的朋友。
Dostlarına sadıktır.對朋友相當忠誠。
Evliya (Arapça: أوْلِياء) Allah dostları.妻子鄭恆崴(Teresa)。
Luciano kendisinin en güvenilir İtalyan dostlarını yönettiği ailede çok yüksek makamlara getirdi.盧西安諾將他最信任的意大利伙伴提升到現在的盧西安諾犯罪家族的高級職位。
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.你不再跟她像朋友般聊天。
Ardından Dostlar Tiyatrosu'nu kuran beş kişiden biri oldu.後代为五摄家之一近衞家。
Dostlarım artık onlar sizindir.그들은 나의 것이고 나는 그들의 것이었다.
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.그는 자기 형제들처럼 눈에 띄는 삶을 살지 않았다.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.술과 관련된 곡으로, 내용은 다음과 같다.
Dostları tarafından ikna edilerek kalır ve siyasete girer.서인들은 이를 정치공세로 해석하고 격분한다.
Bu dostların varlığı yeter." demiştir.오늘이 그 친구의 기일이다”라고 말한 바가 있다.
Ted Honderich, Oxford Felsefe Dostları.Ted Honderich, 편집. 《The Oxford Companion to Philosophy》.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.결혼식에는 그녀의 친척도 몇몇 참석했다.
Zéze artık bir delikanlıdır ve yola dostları ve sevdikleri olmadan devam zorundadır.규남은 살짝 정신을 차렸지만 친구들과 사장은 움직이지 않는다.
Baş tanrılar meclisi'nin bir üyesidir. Thor'un dostlarından biridir.류화영은 대한민국의 배우이자 가수로, 티아라 전 멤버이다.
Emanet-i Mukaddes, İslam dininde kutsal sayılan Muhammed dostlarına ve bazı peygamberlere ait eşyalar.그 옆으로 판관(判官)과 사자(使者), 인왕(仁王) 등이 있다.
Tanıkların hepsi Tschudi ailesinin dostlarıydı.양친은 모두 교회 장로였다.
Başı sıkışınca dostları yüz çevirirler.וכשיגמור (החזן) הקדושה, יחזור (השומע) לתפילתו.
İyi dostlardır.חברים יקרים.
Dostlarım artık onlar sizindir.כעת העתיד שייך להם.
Dostların yok.אין להם ידידים.
Tarık küçük dostlarıyla vedalaşıp arabaya biner.היא אומרת שלום לכולם והם עולים על האוטובוס.
Gast ve Overbeck, Nietzsche'nin hayatının sonuna dek sadık dostları olarak kaldılar.סייר ופרנקלין ישארו חברות טובות עד ליומה האחרון של פרנקלין.
"Gönül Dostları"."חבר הנהנתנים".
Burada eski dostlarıyla teker teker tekrar karşılaşır.לבסוף מתאחד שוב עם חבריו.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.שתיית בירה נחשבה למעשה חברתי.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.עם זאת, השניים התפייסו לבסוף, והפכו לחברים הכי טובים ולבלתי נפרדים.
Totò kendisi ve dostları için özgürlük istemiştir.מוע'ניה היה נחוש להביא לשחרור חבריו וקרובי משפחתו.
Küçük dostları Sansar ve Porsuk Tarık'ı çok sevmişlerdir.השניים הנוספים היו שמחה בלאס וצבי לדרר.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.הוא נאמן למשפחתו וחבריו, על אף יחסי הניכור ההדדיים עם חלק מהם.
Çok sinirlidir ama dostlarına karşı değil.היא מרגישה שמשהו אינו כשורה אבל תומכת בבעלה.
Natsu dostları için her şeyi yapabilecek ve gücünü dostlarından alan bir karakterdir.מרתה היא הדמות החזקה במשפחה ועושה הכל למען ילדיה.
Daha sonra ailesine, eşine ve en sonunda dostları gelirdi.לבסוף היא נפרדת ממשפחתה, בנה וחבריה.
Köpekler insanın en iyi dostlarıdır.כלבים הם חבריו הטובים ביותר של האדם.
İyi dostlardır.Добри момчета.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.In vino veritas – Във виното е истината.
Tüm dostları balıkçılardır.Други са превърнати в рибарници.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.Тя е много богата, макар че тя никога не кани никого у тях.
Amacı sonsuz dostlar edinmek.Целта му е да създава идеали, за вечност.
Dandelion: Geralt'ın dostlarından biri.Той е приятел на Германик.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Дори най-близките му другари не му вярват.
Dostlar Tiyatrosu'nda çalıştı.Ondje se zaposlila u kazalištu.
Ruhi Su Dostlar Korosu (ya da Dostlar Korosu), çok sesli koro.Brnice alebo Brnica) a Baráti (slov.
Dostların yok.Nemá súrodencov.
Ben insan kalmak istiyorum, tüm dostlarım gibi.Je bytím osebe a práve tak aj bytím pre iné.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Kastingom obe prešli a stali sa najlepšími priateľkami.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Jeho bývalí kolegovia ho spočiatku ani nespoznali.
Fakat dostlarının onu "Skie" diye çağırmasına izin verir.Njegovi sošolci so mu dali vzdevek “Elektrika”.
Ben insan kalmak istiyorum, tüm dostlarım gibi.Vsi se zgledujejo po njem ter želijo biti njegovi prijatelji.
Yeni Yahudi dostları onu töreni tamamlamak üzere festivale tekrar davet ederler.Jaunojo draugai ruošia jam paskutinį vakarėlį.
Eşleri ve dostları aracılığıyla pek çok spiritualist ve din adamlarıyla bir araya geldi.Per savo vyrą susipažino su įvairiais anarchistais ir komunistais.
Dostlar Tiyatrosu'nda çalıştı.Mokytojavo ir dirbo teatre.
Dostlar Tiyatrosu gibi topluluklarda çalıştı.Kaip artistas dalyvaudavo draugijos rengiamuose vaidinimuose.
Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurdu ve yönetti.Kartu su A. Gabrėnu įkūrė Kauno mokytojų namų liaudies teatrą ir jam vadovavo.
Amr bu kimseleri bazen tartaklardı ve dostlarının da kendisi gibi yapmalarını isterdi.Iejasu dažnai keisdavo sąjungas tam, kad pasiektų savų tikslų.
Dostların yok.Mul polnud sõpru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod