Ana içeriğe geç
Sözlük

dosta ile cümle

dosta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Komşularınla dostane olmalısın.You must be friendly with your neighbors.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Tom dostane değil.Tom is unfriendly.
Sen dostane değilsin.You're unfriendly.
Tom erkek arkadaşı John'dan tamamen farklıydı, o dostane ve hayırseverdi.Completely different from Tom was his boyfriend John, who was amicable and philanthropic.
Pek dostane olmadı bu.Now that's not very friendly.
Mary çok da dostane değil.Mary isn't very friendly.
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.They shall have both, but never thee!
Dosta Bizden Selam Olsun 02."Goodbye" 02.
6 Ocak 2015'te Sparks eşi Cathy ile dostane bir şekilde ayrıldığını duyurdu.On January 6, 2015, Sparks announced that he and Cathy had amicably separated.
Danimarka toplumu Yahudiler için her alanda dostane ve güvenilir bir ortam yarattı.Danish society has generally maintained a safe and friendly environment for its Jewish minority.
Buna rağmen, esasen dostane bir ilişkileri vardır.Despite this, they continue to have a stormy relationship.
Bu yüzden öncelikle Avarlarla dostane ilişkiler içinde olmaya çabalamışlardır.That is why they are entering the talent community in the first place.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.She was the New Englander and abrasive, and he was this courtly fellow.
Bu alan aslında bir evrim biyoloğu için çok da dostane bir alan sayılmaz.It's really not a very friendly field for evolutionary biologists.
-Hadi ama, eski bir dosta yapmazsın bunu, değil mi? -Görürsün, hadi uza artık.You wouldn't do that to an old pal, would you, Monika?
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
O gün dostun dosta faydası olmaz ve onlar, bir yardım da görmezler.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
Bir gündür ki o, dostun dosta yararı olmaz. Onlara yardım da edilmez.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendilerine yardım da edilmez.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
Bir gündür ki o, dostun dosta yararı olmaz.The day on which, no friends will benefit each other at all, nor will they be helped.
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz.The day on which, no friends will benefit each other at all, nor will they be helped.
Makedonya'da başlatılan geri dönüşüm projesinde daha temiz ve daha dostane bir çevre amaçlanıyor.A cleaner and friendlier environment is the ultimate goal of a recycling project in Macedonia.
Harci: Karadağ ile de, Makedonya ile de ilişkilerimiz çok iyi, sıcak ve dostane.Harxhi: Relations with Montenegro are very good, warm and friendly, as with Macedonia.
Geoana, "Bu dostane bir uygulama değildi," dedi."It was not a friendly procedure," he said.
"Her zaman dostane ilişkilerimiz oldu, savaş sırasında onları korumaya çalıştık.She appreciates her Albanian neighbours.
Ivanov Hırvatistan'a yaptığım resmi ziyaret son derece üretken ve dostane bir havada geçti.Ivanov My official visit to Croatia was very productive and friendly.
Dostaniç'e göre devlet, sermaye piyasasının gelişmesini istiyorsa müdahale etmek zorunda.According to Dostanic, the state must get involved if it wishes for the capital market to develop.
Buna rağmen, esasen dostane bir ilişkileri vardır.In spite of this, it was an essentially friendly relationship.
On yedi yıl sonra dostane bir şekilde yeniden bir araya geldiler.[1]Seventeen years later, they reunited amicably.[11]
Buna rağmen iki ülke çoğunlukla dostane ilişkileri sürdürdü.Despite this, the two countries have maintained mostly friendly relations.
Türkiye ve Jamaika, [1] Jamaika'nın bağımsızlığından bu yana dostane ilişkilere sahiptir.Turkey and Jamaica had friendly relations since[1] Jamaica's independence.
Türkiye ve Burkina Faso, güçlü ve dostane ikili ilişkilere sahiptir. ]Turkey and Burkina Faso enjoy strong and friendly bilateral relations.[according to whom?]
Türkiye ve Samoa'nın dostane ilişkileri var.Turkey and Samoa have friendly relations.
Ruanda ve Türkiye'nin dostane ilişkileri vardır.Rwanda and Turkey have friendly relations.
Türkiye ve Eswatini arasında geleneksel olarak dostane ilişkiler vardır.Turkey and Eswatini have traditionally enjoyed friendly relations.
Türkiye ve Marshall Adaları'nın dostane ilişkileri var.Turkey and the Marshall Islands have friendly relations.
Türkiye ve Palau yıllar içinde dostane bir ilişki yaşadı.Turkey and Palau have had a friendly relationship over the years.
Saint Lucia ve Türkiye dostane ilişkileri sahiptir.St. Lucia and Turkey have friendly relations.
İki ülke arasındaki ikili ilişkiler sıcak[1] ve dostane olagelmiştir.Bilateral relations between two countries have been warm[2] and friendly.
İki devlet arasındaki ilişkiler yakın ve dostanedir.[1]Relations between the two states are close and friendly.[1]
Memlük Sultanı ve Kahire'deki gölge Halifesi ile dostane bir ilişki sürdürdü.He kept a friendly relationship with the Mamluk Sultan and his shadow Caliph in Cairo.
Dostal ayrıca Glaser'in Haşid ve Arhab'a yaptığı geziyle ilgili bölümleri de yayınladı.Dostal also published sections on Glaser's trip to Hashid and Arhab.
Tokugawa Ieyasu'nun bu tozamalarla dostane bir ilişkisi vardı.Tokugawa Ieyasu selbst verlor viele Freunde und Verwandte durch diese Klingen.
Eylül 2008'de çift, 11 yıllık evlilikten sonra dostane bir şekilde ayrıldığını açıkladı.Im November 2015 wurde bekannt, dass sich das Paar nach elf Jahren Ehe getrennt hat.
Bu başvurulardan 94 tanesi dostane çözüm yoluyla, 4 tanesi de duruşma yoluyla sonuçlandırıldı.Elf Frauen wurden hingerichtet, von vier Prozessen ist der Ausgang unbekannt.
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.Les deux feuillets ne s’interpénètreront pas.
Dosta Bizden Selam Olsun 02.1980 : Salut les Jumeaux !
Eylül 2008'de çift, 11 yıllık evlilikten sonra dostane bir şekilde ayrıldığını açıkladı.El 13 de octubre de 2010 anuncian su separación tras 11 años de matrimonio.
Aydınoğuları, başlangıçta Osmanlılarla dostane ilişkiler kurulmuştu.Los enanos inicialmente los confundieron con espías.
6 Ocak 2015'te Sparks eşi Cathy ile dostane bir şekilde ayrıldığını duyurdu.Il 6 febbraio 2015, Sparks annuncia che lui e la moglie Cathy si sono separati.
Her ne kadar aralarındaki ilişkiler dostane değilse de bu tarihten itibaren barış halindeydiler.Это может свидетельствовать о том, что в это время отношения между ними были мирными.
Dosta Bizden Selam Olsun 02.أهديك تحياتي) ص8.
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.لا تختلف اللحبة في أي من الحالتين سوى في مدة استمرار ظهورها.
6 Ocak 2015'te Sparks eşi Cathy ile dostane bir şekilde ayrıldığını duyurdu.O escritor anunciou a 7 de janeiro de 2015 que se separou da mulher, Cathy Sparks, após uma união de 25 anos.
Tokugawa Ieyasu'nun bu tozamalarla dostane bir ilişkisi vardı.Binnen deze raad had Tokugawa Ieyasu het meeste gezag.
Grubun dostane bir biçimde dağılmasının ardından 2005 yılında 4AD ile solo albüm anlaşması imzalamıştır.Po rozpadzie zespołu w 2005 roku, podpisała kontakt na nagranie solowej płyty z 4AD.
Dosta düşmana karşı daima dik durmuş asla zaafiyet göstermemiştir.Okrutność wobec wroga nigdy nie jest za wielka.
Aydınoğuları, başlangıçta Osmanlılarla dostane ilişkiler kurulmuştu.Dessa maskiner drevs i början av mänsklig muskelkraft.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dosta ile cümle - dosta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App