‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.لكن هانذا اتملقها واذهب بها الى البرية والاطفها
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.後 來 我 必 勸 導 他 、 領 他 到 曠 野 、 對 他 說 安 慰 的 話
‹‹İşte bu yüzden onu ikna edip çöle götürecek, Onunla dostça konuşacağım.後來 我 必勸導 他 、 領他 到 曠野 、 對 他 說 安慰 的話
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,A mint java-korom napjaiban valék, a mikor Isten gondossága borult sátoromra!
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Así fue en los días de mi vigor, cuando la amistad íntima de Dios estaba sobre mi morada
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ chi tôi được như lúc còn tráng kiệt, Khi tình thiệt hữu của Ðức Chúa Trời còn đoái đến trại tôi;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ_chi tôi được như lúc còn tráng kiệt , Khi tình thiệt hữu của Ðức_Chúa_Trời còn đoái đến trại tôi ;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,com'ero ai giorni del mio autunno, quando Dio proteggeva la mia tenda
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,como era nos dias do meu vigor, quando o íntimo favor de Deus estava sobre a minha tenda;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Cum nu sînt ca în zilele puterii mele, cînd Dumnezeu veghea ca un prieten peste cortul meu,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Itulah hari-hari kejayaanku, ketika keakraban Allah menaungi rumahku
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jakom był za dni młodości mojej, gdy była przytomność Boża nad przybytkiem moim;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jako som bol za dní svojej jasene, kým bola tajná rada Božia nad mojím stánom;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, vore jag såsom i min mognads dagar, då Guds huldhet vilade över min hydda,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, zoals in mijn jongere jaren, toen in mijn huis de vertrouwelijke omgang met God voelbaar was,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jospa olisin niinkuin kukoistukseni päivinä, jolloin Jumalan ystävyys oli majani yllä,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,kakor sem bil v dneh zrelosti svoje, ko je bilo prijateljstvo Božje nad šatorom mojim,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,나의 강장하던 날과 같이 지내었으면 그 때는 하나님의 우정이 내 장막 위에 있었으며
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Que ne suis-je comme aux jours de ma vigueur, Où Dieu veillait en ami sur ma tente,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,slik som jeg hadde det i min modne manndoms dager, da Guds vennskap hvilte over mitt telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,som i mine modne År, da Guds Fortrolighed var over mit Telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Tak jako jsem byl za dnů mladosti své, dokudž přívětivost Boží byla v stanu mém,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,wie war ich in der Reife meines Lebens, da Gottes Geheimnis über meiner Hütte war;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,καθως ημην εν ταις ημεραις της ακμης μου, οτε η ευνοια του Θεου ητο επι την σκηνην μου
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,как был я во дни молодости моей, когда милость Божия была над шатром моим,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Както бях в дните на зрелостта си, Когато съветът от Бога бдеше над шатъра ми;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,כאשר הייתי בימי חרפי בסוד אלוה עלי אהלי׃
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,كما كنت في ايام خريفي ورضا الله على خيمتي
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願 如 壯 年 的 時 候 。 那 時 我 在 帳 棚 中 . 神 待 我 有 密 友 之 情
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願如壯年 的 時候 。 那時 我 在 帳棚 中 . 神待 我 有 密友 之情
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Amerikai vallatói barátságos pszichopatának írták le.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Amerikanerna som förhörde honom beskrev honom som en vänlig psykopat.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Hänen amerikkalaiset kuulustelijansa kuvailivat häntä sovinnolliseksi psykopaatiksi.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Hans amerikanske forhørere beskrev ham som en fremragende psykopat.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Interogator Amerika menggambarkannya sebagai seorang psikopat yang ramah.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Interogatorii săi americani l-au descris ca pe un psihopat amiabil.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.I suoi interrogatori americani lo descrissero come un amichevole piscopatico.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Jeho americkí vyšetrovatelia ho opisovali ako priateľského psychopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Jeho američtí vyšetřovatelé ho popsali jako přátelského psychopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.그의 미국인 심문자들은 그를 평화적인 사이코패스 라고 묘사했습니다.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Njegovi ameriški zasliševalci so ga opisali kot prisrčnega psihopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Os investigadores americanos descreveram-no como um psicopata amigável.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Przesłuchujący go amerykańscy śledczy opisali go jako przyjacielskiego psychopatę.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Seine amerikanischen Befrager beschrieben ihn als einen freundlichen Psychopathen.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Sus interrogadores estadounidenses lo describieron como un psicópata amistoso.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Thẩm vấn viên người Hoa Kỳ mô tả ông ta nhưng một kẻ tâm thần thân thiện.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Οι Αμερικανοί ανακριτές του τον περιέγραψαν ως ένα συμπαθή ψυχοπαθή.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американские следователи описывали его как дружелюбного психопата.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американците, които го разпитвали, го описват като доброжелюбен психопат.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американці, які допитували його, описали його, як товариського психопата.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.חוקריו האמריקאים תיארו אותו כפסיכופט ידידותי.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.وقد وصفه المحققون الامريكيون بأنه انيس و مختل عقليا
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.友好的な異常者だと言っています でも大切にしていた絵画が
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaA făcut JuK mai prietenos cu cei ce au teraocteți de muzică
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaA JuK barátságosabbá varázslása terabájtnyi zenehegyeknél
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaa rendu JuK plus sympathique avec des téraoctets de musique
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaAt gøre JuK venligere for folk med mange terabyte musik
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaConseguir que JuK sea más amigable con los usuarios que tienen terabytes de música
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaGör Juk trevligare att använda för personer flera Terabyte musik
Terabytelarca müzikle birlikte insanlara daha dostça JuK yapmaHat JuK für Leute mit TeraBytes an Musik angepasst