Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Cel vinovat merge pe căi sucite, dar cel nevinovat face ce este bine.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Cesta zločinného muža je prevrátená; ale čo do čistého, toho skutok je spravedlivý.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Con đường của kẻ gánh tội là quanh quẹo ; Còn công_việc kẻ trong_sạch vốn ngay_thẳng .
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Con đường của kẻ gánh tội là quanh quẹo; Còn công việc kẻ trong sạch vốn ngay thẳng.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Een slecht mens leidt een zondig leven en een goed mens leeft tot eer van God.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.El camino del hombre es torcido y extraño, pero la conducta del limpio es recta
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.En oärlig mans väg är idel vrånghet, men en rättskaffens man handla redligt
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Grozno zamotana je pot njega, ki je obremenjen s krivdo, čisti pa dela odkritosrčno.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.죄를 크게 범한 자의 길은 심히 구부러지고 깨끗한 자의 길은 곧으니라
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.La via dell'uomo criminale è tortuosa, ma l'innocente è retto nel suo agire
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Le coupable suit des voies détournées, Mais l`innocent agit avec droiture.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Mąż, którego droga przewrotna, obcym jest; ale sprawa czystego jest prosta.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Muž, jehož cesta převrácená jest, cizí jest, čistého pak dílo přímé jest.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.O caminho do homem perverso é tortuoso; mas o proceder do puro é reto.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Orang yang bersalah, berliku-liku jalannya; orang yang baik selalu jujur hidupnya
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Rikollisen tie on mutkainen, mutta puhtaan teot ovat oikeat.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Skyldtynget Mand går Krogveje, den renes Gerning er ligetil.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Skyldtynget manns vei er kroket, men den renes ferd er ærlig.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Tekervényes a bûnös embernek úta; a tisztának cselekedete pedig igaz.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Wer mit Schuld beladen ist, geht krumme Wege; wer aber rein ist, des Werk ist recht.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Η οδος του διεφθαρμενου ανθρωπου ειναι σκολια του δε καθαρου το εργον ειναι ευθες.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Превратен путь человека развращенного; а кто чист, того действие прямо.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.Пътят на развратния човек е твърде крив, А делото на чистия е право.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.הפכפך דרך איש וזר וזך ישר פעלו׃
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.طريق رجل موزور هي ملتوية. اما الزكي فعمله مستقيم.
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.負 罪 之 人 的 路 甚 是 彎 曲 . 至 於 清 潔 的 人 、 他 所 行 的 乃 是 正 直
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.負罪 之 人 的 路 甚 是 彎曲 . 至於 清潔 的 人 、 他 所 行 的 乃是 正直
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --De testikels komen tevoorschijn. Ze zien eruit als duimen, die recht op je gericht zijn.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Die Hoden kommen zum Vorschein, sie sehen aus wie Daumen, die einem entgegenkommen.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Előbukkannak a herék, hüvelykujjaknak tűnnek, rögtön ott előtted.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor -- "Isır" diyor.Tinh hoãn căng ra, giống những ngón cái, ở ngay trước mặt ông ấy nói," Cắn chúng.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor -- "Isır" diyor.Βγαίνουν οι όρχεις -- μοιάζουν με αντίχειρες, που έρχονται καταπάνω σου -- και λέει, "Δάγκωσέ τους.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --I testicoli emergono, sembrano pollici, protesi verso di te.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Jądra, jak dwa kciuki wyjeżdzają wprost na mnie.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --엄지손가락처럼 생긴 고환들이 제 앞으로 불쑥 나왔습니다.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Les testicules émergent, on dirait des pouces qui pointent vers vous.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Los testículos emergen, se ven como pulgares, apuntando hacia tí.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Testiculele se ivesc, arată ca nişte degete care vin către tine.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Testiklarna kommer fram, de ser ut som tummar som kommer rakt mot dig.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Тестисите се появяват, приличат на палци, сочещи право към теб.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --Яички появляются, похожие на два больших пальца, прущие прямо на меня.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --האשכים מתגלים, הם נראים כמו אגודלים, המושטים לכיוונך.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --الأعضاء بدأت بالظهور و إنها تبدومثل الابهام، قادمة نحوك.
Testisler ortaya çıkıyor -- başparmak gibiler, böyle dosdoğru sana geliyor --彼は「噛め」という言う
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.Co jest ważne to, to, że krzywa idzie prosto na sam szczyt wykresu i nie ma żadnych limitów.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.E quello che importa è che va dritta alla cima della curva e non ha limiti reali.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.매우 가파른 상승곡선으로 한계가 없다는 겁니다. 이제 앞서 나온 도표들과 다음 도표를 비교해보죠.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.Wat belangrijk is, is dat ze gewoon recht omhoog door de bovenkant van de grafiek gaat, zonder echte grenzen.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.А важното е, че тя просто върви право нагоре през горната част на кривата и няма реални граници.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.שהגרף עולה בצורה מיידית ואין לו גבול אמיתי. נסו להשוות בין 2 הגרפים.
Ve önemli olan doğrudan yukarı, dosdoğru eğrinin tepesine gittiği ve hiçbir limiti olmadığıdır.果てがありません では次にこちらをご覧ください
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Corrono come prodi, come guerrieri che scalano le mura; ognuno procede per la strada, nessuno smarrisce la via
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.그들이 용사같이 달리며 무사 같이 성을 더위잡고 오르며 각기 자기의 길로 행하되 그 항오를 어기지 아니하며
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Som Helte haster de frem, som Stridsmænd stormer de Mure; enhver går lige ud, de bøjer ej af fra vejen.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Tekajo kakor junaki, kakor vojščaki plezajo na zid; in gredo vsak po svoji poti in ne menjavajo svojih stezá;
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.כגבורים ירצון כאנשי מלחמה יעלו חומה ואיש בדרכיו ילכון ולא יעבטון ארחותם׃
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.يجرون كابطال. يصعدون السور كرجال الحرب ويمشون كل واحد في طريقه ولا يغيّرون سبلهم.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠 們 如 勇 士 奔 跑 、 像 戰 士 爬 城 . 各 都 步 行 、 不 亂 隊 伍
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠們 如 勇士 奔跑 、 像 戰士 爬 城 . 各 都 步行 、 不 亂隊伍
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.Es waren ihre Angesichter gestaltet, wie ich sie am Wasser Chebar sah, und sie gingen stracks vor sich.