donmuş ile cümle
donmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gece o kadar soğuktu ki döndüğümde neredeyse donmuştum.The night was so chilly that when I returned I was almost frozen.
Böcek bir pupa halinden ergen haline dönmüştür.The insect grew out of a pupa into an imago.
Eski kale harabeye dönmüştü.The old castle lay in ruins.
Önümüzdeki yol donmuş.The road ahead is frozen.
Bu sabah uyandığımda, yağmur kara dönmüştü.When I woke up this morning, the rain had turned into snow.
Yediden önce hiç eve dönmüş müydün?Have you ever returned home before seven?
Göl donmuştu, bu yüzden biz buz üzerinde yürüdük.The lake was frozen, so we walked across the ice.
Yine başa dönmüştük.We were back to square one.
O sonsuza kadar İngiltere'ye dönmüştü.He had returned to England forever.
O soğuktan donmuştu.He was frozen to death.
Sözünden dönmüş olamaz.She cannot have broken her promise.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.
Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.I like not only ice creams, but also sorbet and frozen youghurt.
Uzun zaman önce terkedilmiş küçük kasaba zamanla donmuş gibi görünüyor.The small town, abandoned long ago, seems frozen in time.
Göl donmuştu ama buzun üzerinde yürümek için yeterince güçlü olduğundan emin değilim.The lake has frozen over but I'm not sure the ice is strong enough to walk on.
Kemikler buzda donmuş olarak kaldı.The bones remained frozen in the ice.
Kısmen donmuş Delaware nehrini geçtiler.They crossed the partly-frozen Delaware River.
Adam sadece Avrupa'dan bir ziyaretten dönmüştü.The man had just returned from a visit to Europe.
Tom Boston'dan dönmüş olmalı.Tom must be from Boston.
Onun gözü dönmüştü.He was raving.
Endişelenme, on ikiden önce dönmüş olacağım.Don't worry, I'll be back before twelve.
Endişelenmeyin, on ikiden önce dönmüş olacağım.Don't worry, I'll be back before twelve.
Endişelenmeyiniz, on ikiden önce dönmüş olacağım.Don't worry, I'll be back before twelve.
Yediye kadar dönmüş olacağım, söz veriyorum.I'll be back by seven, I promise.
Vallahi yediye kadar dönmüş olacağım.I'll be back by seven, I promise.
Kocam o kadar şaşkına dönmüştü ki araba anahtarlarını düşürdü.My husband was so flabbergasted he dropped his car keys.
Tom dönmüş.Tom's returned.
Ben şaşkına dönmüşüm.I'm baffled.
Ben konuşmak için çok serseme dönmüştüm.I was too stunned to talk.
Donmuş kalmıştım.I was petrified.
Kanım donmuştu.I was petrified.
O hâlâ donmuş.It's still frozen.
Gerçekten çılgına dönmüştüm.I got really mad.
Çocuklar donmuş gölet üzerinde bir hokey pisti kurdular.The boys set up a hockey rink on the frozen pond.
Tom Mary'nin isteği tarafından şaşkına dönmüştü.Tom was a bit baffled by Mary's request.
Gece yarısına kadar dönmüş olurum.I'll be back by midnight.
Hepimiz serseme dönmüştük.We were all stunned.
Bir saat içinde mutlaka geri dönmüş olacağım.I'll be back in one hour without fail.
O şaşkına dönmüş görünüyordu.He looked nonplussed.
Şehir harabeye dönmüştü.The city was in ruins.
Eğer her şey plana göre giderse, yarın gece eve tekrar dönmüş olmalıyım.If everything goes according to plan, I should be back home again tomorrow night.
Tom İskeletor'a dönmüş.Tom is awfully skinny.
Tom şimdiye kadar dönmüş olmalı.Tom should be back by now.
Gömleğinin içi dışına dönmüş.Your shirt's on inside out.
Echo annesinin dönmüş olmasından çok mutluydu.Echo was very happy that his mother had returned.
Her şey normale dönmüş gibi görünüyor.It looks like everything's back to normal.
Schopenhauer mimariyi "donmuş müzik" olarak tanımladı.Schopenhauer defined architecture as "frozen music."
Tom kendini şaşkına dönmüş buldu.Tom found himself bewildered.
Biz şaşkına dönmüştük.We were flabbergasted.
Biz kısa süre içinde dönmüş olacağız.We'll be back shortly.
Tom ve Mary beyninden vurulmuşa dönmüştü ve John mahcuptu.Tom and Mary were shocked, and John was embarrassed.
Ben de şaşkına dönmüştüm.I was outraged, too.
Serseme dönmüştüm.I was stunned.
Tom donmuş kırağı üzerinde kaydı.Tom slipped on black ice.
Sibirya'da donmuş bir mamut bulundu.A frozen mammoth has been found in Siberia.
O iki cami arasında kalmış beynamaza dönmüş.He is in limbo.
Buzullar donmuş nehirlerdir. Irmak gibi akıyorlar, sadece çok daha yavaş.Glaciers are frozen rivers. They flow like rivers, only much slower.
Tom bir saat içinde dönmüş olacak.Tom will be back in an hour.
Tom donmuş bir akşam yemeği yedi.Tom ate a frozen dinner.
Genç insanlar donmuş gölet üzerinde paten yapıyorlardı.Young people were skating on the frozen pond.
İlgili Sayfalar