Öyle söylediğini duymak başımı döndürüyor.It makes my head swim to hear you say that.
Öyleyse parmakarını çeviriyor musun döndürüyor musun?So are you translating or twiddling your fingers?
"Amy Lee Evanescence'ın 'Bring Me to Life'ını hayata döndürüyor"."Amy Lee on bringing Evanescence's 'Bring Me to Life' to life".
"Uyanış: Amy Lee Evanescence'ın 'Bring Me to Life'ını hayata döndürüyor"."The awakening: Amy Lee on bringing Evanescence's 'Bring Me to Life' to life".
Bu süreç onu heel haline döndürüyordu.This turned him heel in the process.
Dışarısı donduruyor.It was freezing.
Başımı döndürüyorsun.So just sit down.
Şöyle döndürüyoruz.We're rotating around that way.
Onları alıyoruz, donduruyoruz ve uykuya dalıyorlar. Ve üzerilerine numaraları yapıştırıyoruz.We pull them out, put them in the fridge, and they fall asleep.
Ve fosfor mavi ışığı beyaz, sıcak ve tatlı bir şekle döndürüyor.And the phosphor is excited by the blue and makes the light white and warm and pleasant.
Şimdi bu alanı y ekseni etrafında döndürüyorum. -Roughly this area, and I'm going to rotate it around the y-axis now.
Şimdi bu dikdörtgeni y ekseni etrafında döndürüyoruz. -Now imagine taking that sliver and rotating it around the y-axis.
Ve bu elyaf bir LED'e tutturulmuş elektrik telini döndürüyor.And this fiber turns a wire attached to an LED.
Hacmi daha iyi görmeniz için grafiği döndürüyorum. -And I'll rotate it around so you can get a little bit better sense of the actual volume.
Çok müsaidim, bu başımı döndürüyor.I'm so available, it makes me dizzy.
Bu şekilde döndürüyoruz.We're rotating it around that way.
Ve sürekli New York Times okuyordum, istatistikler ve rakamlar beni serseme döndürüyordu.And I was constantly reading the New York Times, and stunned by the statistics, the numbers.
Ve Nathaniel için, müzik onu arkadaş yuvasına geri döndürüyor.And for Nathaniel, music brought him back into a fold of friends.
İletkinin merkezi açının köşesinin üzerindeyken döndürüyoruz.. .So what not to do is, though you could put the center right over there, and you might say okay
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.There you are, swinging the sun around.
Bu şey başımı acayip döndürüyor.Ohh, it's totally making my head spin.
Mesela B, küçük sarı noktayı B nin olduğu yere kadar döndürüyor, bu böyle gidiyor.B, for example, rotates the little yellow dot to the B on the starfish. And so on.
Biri öbürünü takip edecek şekilde döndürüyorum cevap D noktası, yarım dönüş.I do one followed by another, the answer is it's rotation D, half a turn.
Başımı döndürüyor.It makes me dizzy.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.It flips its body 180 degrees and it swings its leg between the two legs and catches the fall.
İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.So We will turn you towards a direction that will satisfy you.
EXIF% 1 dosyasını döndürüyor...EXIF rotating file %1...
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Nos und vos wurden als Subjektpronomen durch nosotros („wir“) und vosotros („ihr“) ersetzt.
Bu beni deliye döndürüyordu.Ça me rendait dingue.
"Amy Lee Evanescence'ın 'Bring Me to Life'ını hayata döndürüyor".Amy Lee degli Evanescence l'ha eseguita dal vivo.
Dışarısı donduruyor.Il singolo è Freeze.
Dışarısı donduruyor.حتى التجمد.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.(14) Por seu poder, Deus ressuscitou o Senhor e, igualmente, nos ressuscitará.
Dışarısı donduruyor.Hij is doodgevroren.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Zapłacimy wam, możecie przestać grać, my i tak wam zapłacimy"”.
Dışarısı donduruyor.Взимку замерзає.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Tu te-ai lepădat de noi, noi ne lepădăm de tine !".
Bu süreç onu heel haline döndürüyordu.Yhtiö auttoi häntä kääntämään kaiken parhain päin.
Dışarısı donduruyor.Tulipallo jäähtyy.
Dışarısı donduruyor.Skonnert frosset inde.
Dışarısı donduruyor.PO pun dibekukan.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.それからあなたがたは(皆)われの許に帰り,あなたがたが争っていたことに就いて,われは裁決を下すであろう。
Dışarısı donduruyor.当たると凍る。
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.然后你们只归于我,我要为你们判决你们所争论的是非。
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.우리는 그대에게 맹세하노니, 그대는 살아남으리라!
Dışarısı donduruyor.כפור שמה בחוץ.
Dışarısı donduruyor.Притежава замразяване.
Dışarısı donduruyor.Pôda je zamrznutá.
Dışarısı donduruyor.Voda je začela zmrzovati.
Açı iletkinin yakınında, iletkiyi döndürüyorum.Isso é divertido, vamos pegar nosso transferidor.
Açı iletkinin yakınında, iletkiyi döndürüyorum.돌려 봅시다
Açı iletkinin yakınında, iletkiyi döndürüyorum.Takže to už umíme, uděláme to opět stejným způsobem
Açı iletkinin yakınında, iletkiyi döndürüyorum.いつも同じ順で行なう必要はありませんが、
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.Aquí estás, desplazando el sol alrededor.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.A takto můžete nechat slunce se pohybovat okolo.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.Bạn thấy đấy, đung đưa mặt trời xung quanh.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.Da sehen Sie die Sonne in Bewegung.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.Ecco, state spostando il sole intorno.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.En kijk, je manipuleert de zon.
Aynen öyle, güneşi döndürüyoruz.Ini dia, mengayunkan matahari.