Ana içeriğe geç
Sözlük

dondurucu ile cümle

dondurucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat o anda söylediği dondurucu soğukta tekrar edilemezBut in that moment, what he said next can't be repeated in the lower 48.
Açılıp kapanabilen bir el, bir bilek döndürücü ve bir dirsek içeriyorlar.They contain just a hand that will open and close, a wrist rotator and an elbow.
Düsün ki simdi sen Iskoçya'nın dondurucu soguk arazilerinde çilek yetistirmeye çalısan bir adamsın.Just imagine you're a Limey Brit trying to grow strawberries in the frozen wastes of Scotland Land.
Hepsi işte bu kodda gizli, ve baş döndürücü bir hızda anlaşılmaya başlanıyor.It's all hidden in this code, and it's starting to be understood at breakneck pace.
Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.And the 'Ad were destroyed by the furious cold blast of roaring wind
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.Where they will recline on couches feeling neither heat of the sun nor intense cold.
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.Where they will recline on couches feeling neither heat of the sun nor intense cold.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,
Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.Where they will recline on couches feeling neither heat of the sun nor intense cold.
Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.They will not see therein any [burning] sun or [freezing] cold.
Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.They will not see therein any [burning] sun or [freezing] cold.
Ülke, baş döndürücü bir yüksek enflasyona teslim oldu.The country was hit by spiraling hyperinflation.
Wasteland 3, kıyamet sonrası Colorado'nun dondurucu çorak topraklarında geçecek.Wasteland 3 will be set in the freezing wastelands of a post-apocalyptic Colorado.
Ezakheni ( Ladysmith ) - derin dondurucu ve buzdolabı üretmektedir.Ezakheni (Ladysmith) - manufactures electric chest freezers and electric refrigerators.
Dalgıç elbisesi, oyuncuları neredeyse dondurucu sıcaklıklarda sıcak tutar.The wetsuits help keep them warm in almost freezing temperatures.
Bu yöntem, gnocchi'nin dondurucuda iki ay kadar kalabilmesine izin verir.This method can allow the gnocchi to last upwards of 2 months in the freezer.
Ancak uzun süreli dondurucu soğukları kaldıramaz.Sie übersteht ohne Probleme längere Frostperioden.
Zaman Döndürücüler yanlış ellere geçtiğinde çok tehlikeli olurlar.L’appareil risque probablement de passer entre de mauvaises mains.
Han Solo, Luke için planlanan karbon dondurucuda dondurulur.Han Solo est congelé dans la carbonite.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Pour se faire, il doit voyager dans le temps.
Yeni doğmuş bir bebeğin vücudunu bir dondurucunun içinde buldular.Ellos encontraron el cuerpo de un recién nacido en un congelador.
Az önce aldığımız eti dondurucuya koydum.Ho messo nel congelatore la carne che abbiamo preso poco fa.
Sutcliffe, bombayı ayarlarken yaratık serbest kalır ve Sutcliffe dondurucu suda kaybolur.Quando Sutcliffe fa scattare la bomba, la creatura si libera finendo col mangiare Sutcliffe.
Ana bileşeni bir Faraday döndürücüsüdür.Il componente principale di un isolatore ottico è il rotatore di Faraday.
Tahta kar gözlükleri dondurucu değildir ve çok rahattır.Sotto la maschera dolce, è freddo e non gli interessano i dolci.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Создана и возвращена обратно путешествиями во времени.
Sutcliffe, bombayı ayarlarken yaratık serbest kalır ve Sutcliffe dondurucu suda kaybolur.Сатклифф взрывает бомбу, тем самым освободив создание, и тонет в холодной воде.
Dondurucuda Doktor, kum adamlardan birini izler ve onların kör olduklarını anlar.Enquanto escondidos no freezer, o Doutor percebe que os Sandmen são cegos, e os três escapam.
Tom dondurucudaki tüm dondurmayı yedi.Tom comeu todo o sorvete que estava no congelador.
Ödül avcısı Boba Fett, Han Solo'yu karbon dondurucuyla dondurur ve Jabba the Hutt'a teslim eder.Boba Fett brengt daarna Han Solo, bevroren in carboniet, naar Jabba de Hutt, de gangsterbaas op Tatooine.
Zaman döndürücülerin etkisinden dolayı hazne sürekli düşüp parçalanıp tekrar toplanmaktadır.Tijdens de rijping worden de kazen voortdurend geborsteld en gekeerd.
Üçü dondurucudan kaçar.Trzy z nich są chłodniami.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.W rzeczywistości jest podróżnikiem w czasie.
Hermione'nin Zaman Döndürücüsü kolyede asılı duran bir kum saatini andırır.Niegdyś w tympanonie znajdował się zegar, zastąpiony dziś okrągłym oknem.
Yılda 180 günü aşan dondurucu bir hava mevcuttur.Hladina je zamrzlá přibližně 160 dní v roce.
Ayrıca A++ derin dondurucu üretimini ilk gerçekleştiren Türk firmasıdır.Imperatriz este, de asemenea, o altă întreprindere importantă care produce înghețată.
Dondurucu soğuktur ve buz gibi parlar.A bate fierul cât e cald.
Yılda 180 günü aşan dondurucu bir hava mevcuttur.Évente csak kb. nyolcvan fagymentes nap van.
Bu durum ıslak çamasırların dondurucu sıcaklıkta asılıp sonradan kuru olarak alınmasını sağlayabilir.Elképzelhető az is, hogy a szárazjég alatt lehet vízjég is, s a széndioxid erre fagyott rá.
Araştırma istasyonu film ekibi tarafından yazın inşa edildi çekimler dondurucu kış koşullarında yapıldı.A könyv alapján készült az Örök tél című történelmi filmdráma forgatókönyve.
Bu lazer dondurucu güce sahiptir.Hänellä on myös laservoimalla toimiva jäädytysase.
Son güncel bilgilere göre Uğur Soğutma, 2015 yılında Delta derin dondurucu markasını oluşturmuştur.Vuonna 2012 julkistetun tutkimuksen mukaan Columbian jäätikkö jatkaa nopea vetäytymistään vuoteen 2020 saakka.
Ekmekler derin dondurucuda saklanarak daha iyi bir şekilde tüketilmektedir.Kakihedelmä säilyy parhaiten kylmässä.
Ne zamandan beri koduğumun Koreliler'i dondurucu silaha sahip oldular?Til hvem er disse gemene fodlænker, Disse jernlænker smedet for længe siden?
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.En Tidsvender gør det muligt at rejse i tiden.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Dibuat dan dikembalikan melalui perjalanan waktu.
Bu lazer dondurucu güce sahiptir.Mesin ini memiliki kipas untuk pendinginan tambahan.
Ödül avcısı Boba Fett, Han Solo'yu karbon dondurucuyla dondurur ve Jabba the Hutt'a teslim eder.Boba Fett đưa Carbonite Han Solo về Tatooine và đưa cho Jabba.
Han Solo, Luke için planlanan karbon dondurucuda dondurulur.Han Solo chấp nhận số phận và rơi vào máy đóng băng.
Araştırma istasyonu film ekibi tarafından yazın inşa edildi çekimler dondurucu kış koşullarında yapıldı.電影中的研究站在夏季由電影人員搭建,電影拍攝於寒冷的冬季。
Tahta kar gözlükleri dondurucu değildir ve çok rahattır.短式夾克沒有毛裡,禦寒效果不佳。
Dondurucu soğuktur ve buz gibi parlar.這種相變非常像凝結和冰凍。
Han Solo, Luke için planlanan karbon dondurucuda dondurulur.한 솔로 역시 호스 행성에서 이것으로 톤톤의 배를 갈라 오랫동안 냉기에 노출된 루크에게 온기를 나누어준 바 있다.
Dondurucu soğuktur ve buz gibi parlar.המאכל קפוא ודומה לגלידה.
Yılda 180 günü aşan dondurucu bir hava mevcuttur.שלג יורד 180 ימים בשנה.
Han Solo, Luke için planlanan karbon dondurucuda dondurulur.האן סולו נשאר מאחור לאחר שהוקפא במתקן שיועד ללוק.
Aşırı soğuğa dayanıklıdır ve özel saldırısı Dondurucu kar fırtınasıdır.Хр. е изключително сурова и Дунав замръзва.
Bu tip musluklar yalnızca dondurucu hava şartlarının olmadığı ortamlarda kullanılırlar.Zbog toga ih nema u područjima s trajno hladnom klimom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod