O, oğlunu iyi bir eğitim ile donatmak istiyor.He wants to equip his son with a good education.
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.He spared no expense in fitting out the ship.
Fakat bu yaldızlama ve mücevherle donatma hiçbir zaman yapılmamıştır.The stolen cash and jewelry were never recovered.
Deve donatmada gerçek bir deve söz konusu değildir.It is not closely related to the true cabbage.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Once upon a time, people invested in their memories, in laboriously furnishing their minds.
Hangi Senin şekli, senin sevginin, senin zekâ donatmak:Which should bedeck thy shape, thy love, thy wit:
Bu yaklaşımımız "hedefli yeniden sinirle donatma" (targeted reinnervation) olarak isimlendiriliyor.So our approach is something we call targeted reinnervation.
Ve bu bize "hedefli yeniden sinirle donatma" yapma şansı verdi.And that gave us the opportunity to do targeted reinnervation.
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.Keiner wollte die Flotte mit ihren Kosten übernehmen.
Fakat bu yaldızlama ve mücevherle donatma hiçbir zaman yapılmamıştır.El dinero robado y las joyas nunca fueron recuperados.
Fakat bu yaldızlama ve mücevherle donatma hiçbir zaman yapılmamıştır.I soldi e i gioielli della rapina non vennero mai ritrovati.
Çünkü aksonları, çizgili kasları donatmak için çevresel olarak uzanır.Por motivos de segurança, os elevadores são cercados por estruturas de vidro.
Fakat bu yaldızlama ve mücevherle donatma hiçbir zaman yapılmamıştır.Tätä petturuutta Tostig ei koskaan antanut anteeksi.
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.Κανένα από αυτά τα σκάφη δεν απέφυγε τη βύθιση.
Ayrıca böylesi bir orduyu donatmak Atina'nın neredeyse tüm kaynaklarını tüketmişti.Việc mất nốt đội quân này đã khiến Athena sụp đổ hoàn toàn.
İngiliz ana karasındaki ekipman sadece 2 tümeni donatmaya yetecek kadardır.Những trang thiết bị cho lục quân hiện có ở Anh chỉ đủ cho 2 sư đoàn.
Yine gelin alma öncesi "güya donatma" yapılır.“돌아오는 이덕화 다시한번 "부탁해요~"”.
Yine gelin alma öncesi "güya donatma" yapılır.Накрая се изпълнява отново и "Мила Родино".
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.Nitko se nije usudio ugasiti opožareni brod.
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?De ce te-ar construi Dumnezeu să faci ceva ca apoi să nu te pună s-o faci?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Dlaczego Bóg miałby przywiązać ciebie do robienia tego i dlaczego nie miałbyś tego robić?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?하나님께서 여러분이 특정한 일을 하도록 만드셨다면 여러분이 그것을 하도록 하지 않으실까요?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Mengapa Tuhan mengikat anda untuk melakukan sesuatu dan apakah anda telah melakukannya?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Miért alkotott volna minket Isten valamire hogy aztán ne azt csináljuk?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?"Na čo som sformovaný?" Prečo by vás Boh uspôsobil k niečomu a potom by vás to nenechal robiť?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Perché Dio avrebbe dovuto rendervi capaci di fare una cosa e poi impedirvi di farla?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?¿Por qué Dios me diseñaría para algo sin permitir que lo realice en mi vida?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Pourquoi est-ce que Dieu me prédestinerait à faire quelque chose pour ne pas le faire par la suite?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Proč by vás Bůh pojil k něčemu a pak vás nenechal to dělat?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Tại sao Chúa kết nối bạn để làm một số điều và không phải ép buộc bạn làm chúng?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Waarom zou God je zo maken dat je bepaalde dingen kunt, en je die vervolgens niet laten doen?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Warum sollte Gott wollen, dass Sie etwas tun und es Sie dann nicht tun lassen?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Γιατί να σε έφτιαξε ο Θεός να κάνεις κάτι και μετά να μην το κάνεις;
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Для чего Богу создавать тебя, чтобы делать что-то, и потом не дать тебе возможность делать это?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Для чого Богу підлаштовувати вас під щось, якщо ви ніколи цим не будете займатись?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?Защо Бог би ви задал модели на поведение и след това да не ги правите?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?למה אלוהים חיווט אתכם לעשות משהו ואז לא נותן לכם לעשות את זה?
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?لماذا يقوم الخالق بجبلك لفعل أشياء وبعد ذلك لا تقوم بفعلها؟
Bir şey yapmak için Tanrı seni ne ile donatmış ve sonra ne ile donatmamış?人類学者に結び付けられているのなら あなたは人類学者になります
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Antigamente, as pessoas investiam na memória, em trabalhar laboriosamente o seu espírito.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.A une époque, les gens investissaient dans leur mémoire, en remplissant laborieusement leur tête.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Dawniej inwestowano w pamięć, mozolnie trenując umysły.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Engang, investerede mennesker i deres hukommelse, ved flittigt at udruste deres sind.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Er was een tijd dat mensen in hun geheugen investeerden en veel moeite deden om het intellect op te vijzelen.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Es gab eine Zeit, zu der Menschen in ihr Gedächtnis investierten, es aufwändig möblierten.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Hace mucho tiempo, la gente invertía en su memoria, en proveer laboriosamente sus mentes.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.호랑이가 담배 필 적에 사람들은 열심히 마음을 갈고 닦으면서 자신들의 기억을 탐구했습니다.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Lidé kdysi věnovali velké úsilí trénování své mysli.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Nekoč so ljudje invesitrali v svoj spomin, v neutrudno nadgrajevanje svojega spomina.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Odată ca niciodată, oamenii investeau în memoriile lor, în antrenarea laborioasă a minţilor lor.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Réges-régen az emberek befektettek a memóriájukba, fáradságos munkával berendezték elméjüket.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Una volta, la gente investiva nella memoria, nell'alimentare attivamente la mente.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Vào thời xa xưa, con người đầu tư cho trí nhớ bằng cách chăm chỉ trang hoàng cho tâm trí của họ .
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Κάποτε, ο κόσμος επένδυε στις αναμνήσεις τους, εξοπλίζοντας με κόπο το μυαλό τους.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Было время, когда люди тратили время на свою память, заботливо наполняя её содержимым.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Някога хората са инвестирали в паметта си, усърдно са я усъвършенствали.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.פעם אנשים השקיעו בזכרון שלהם והכשירו בעמל רב את המוחות שלהם
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.في وقت مضى كان الناس يستثمرون ذاكرتهم بتعبئة ذاكرتهم بشكل مجهد
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.心を強化することに 精力を注ぎました 数千年にわたり 我々は
Bu adayı donatmaya başladığımda... ...misafirlerimin çoğu şaka yaptığımı düşünüyordu.Den dumme fyr forsøgte at flygte gennem sumpe Fog Hollow.