don ile cümle
don kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom korkudan donakalmış gibi görünüyor.Tom looks like a deer caught in headlights.
Tekneye geri dönelim.Let's get back to the boat.
Tom geceleyin çok geç döndü.Tom returned very late at night.
Seninle geri dönmeyeceğim.I won't go back with you.
Sana geri dönmeme izin ver.Let me get back to you.
Tom kızardı ve dönüp gitti.Tom blushed and turned away.
Tom Mary'ye bakmak için döndü.Tom turned to look at Mary.
Benim için geri döneceklerini düşünüyor musun?Do you think they'll be back for me?
Ne zaman Tom'la dönmeye karar verdin?When did you decide to get back with Tom?
Ben bir kısır döngü içinde kapana kısıldım.I was trapped in a vicious circle.
Tom birinin onun ismini seslendiğini duyduğunda geriye döndü.Tom turned around when he heard someone yell his name.
Tom geri dönmek niyetinde olduğumuzu bilmeni istiyor.Tom wants you to know we intend to be back.
Asla geri dönmeyeceğini düşündüm.I thought you were never going to come back.
Sanırım yürüyerek geri döneceğim.I think I'll walk back.
Bir saniye lütfen. Hemen döneceğim.One moment, please. I'll be right back.
Tom'a hemen dönmesini söyle.Tell Tom to hurry back.
Tom'un çalışmak için geri dönmesine izin vermeliyiz.We should let Tom get back to work.
Her şey normale dönüyor.Everything's returning to normal.
Her şey normale döndü.Everything's back to normal.
Biraz dondurma için hepimizin dışarı çıkabileceğini düşündüm.I thought we could all go out for some ice cream.
Bu kadar çok dondurma yememeliydim.I shouldn't have eaten so much ice cream.
Tom henüz tatilden döndü.Tom has just come back from vacation.
Ben dönene kadar burada kal.Stay here till I return.
Tom ve diğerlerinin dönmesini bekleyelim.Let's wait for Tom and the others to return.
Tom ve Mary bir ya da iki gün geri dönmeyecek.Tom and Mary won't be back for a day or two.
Tom birkaç saat içinde normale geri dönmeli.Tom should be back to normal in a few hours.
Tom yıl dönümlerinde Mary'ye özel bir şey vermek istiyor.Tom wants to give Mary something special on their anniversary.
Bu neredeyse bizim yıl dönümümüz.It's almost our anniversary.
Bazen başım dönüyor.Sometimes I feel dizzy.
Hâlâ başım dönüyor?I'm still dizzy.
Geri dönüştürmek neden önemlidir?Why is it important to recycle?
Bunun dönmemiz gereken yer olduğundan emin misin?Are you sure this is where we're supposed to turn?
O bir geri dönüş yaptı.He has made an about-face.
O, yüz seksen derecelik bir geri dönüş yaptı.He has made a turnaround of a hundred and eighty degrees.
Böyle bir havada dışarı çıkarsan donma riski geçirirsin.If you go out in weather like this, you risk frostbite.
Japonya'dan döndün mü?Are you back from Japan?
İştahının geri döndüğünü görüyorum.I see that your apetite has returned.
Geri döneceğine söz ver.Promise me that you'll come back.
Kulaklarım donuyor.My ears are freezing.
Tom son zamanlarda zor bir dönemeçten geçiyor.Tom's been going through a rough patch lately.
O ne zaman eve dönecek?When will she come home?
Ya dondurma ya da rendelenmiş buz yemek istiyorum.I want to eat either ice cream or shaved ice.
Benim ayak parmakları donuyor.My toes are freezing.
Geri döndüğümde hâlâ burada olacak mısın?Will you still be here when I get back?
2.30'a kadar dönmek zorundayım.I have to be back by 2:30.
Dün eve döndüğünde ne yaptın?What did you do when you got back home yesterday?
Dün Boston'a geri döndüm.I got back to Boston yesterday.
İşe geri dönmeye hazırım.I'm ready to get back to work.
Sadece işe geri dönmek istiyorum.I just want to get back to work.
İşe geri dönmek zorundayız.We have to get back to work.
Dönme dolapta kimle birlikteydin?Who were you with on the Ferris wheel?
Bizim için döneceklerinden eminim.I'm sure they'll come back for us.
Bizimle Boston'a geri dönmek zorundasın.You have to go back to Boston with us.
Tom hangi yola döneceğini bilmiyordu.Tom didn't know which way to turn.
Tom şehre geri döndü.Tom headed back to town.
Tom da sözünden döndü.Tom broke that promise, too.
Bu gece döneceğim.I'll be back tonight.
Bu gece onlar dönecek.They'll arrive tonight.
Tom ve Mary'nin evlilik yıl dönümü bugün.Tom and Mary's wedding anniversary is today.
Tom bugün az önce Boston'a geri döndü.Tom just got back to Boston today.