Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Svinjska figura, konjska guzica, mesarski pas, nekrštena tikva, da ti jebem mater.
Domuz eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitlerinden biridir.Piletina je najčešća vrsta mesa peradi u svijetu.
Ama Domuz Skunkı Çok Sever Çünkü Sadece Skunk Domuzu Anlar.Stoka je rado pase, pa se vjeruje i da povećava masnoću mlijeka.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.Ostala je tek nekolicina ljudi i poneka domaća životinja.
Orta Doğu'da ya da Çin'de domuzların evcilleştirilmesi ile tüketilmeye başlanmıştır.Azija - Započelo Pripitomljavanje svinje u Kini i Turskoj.
Onbaşı Domuz: Kral'ın ordusunun sadık lideridir.Karađorđe je osnivač srpske kraljevske loze Karađorđevića.
Onun Paytak adında bir domuzu oldu.Prema njemu je dobila naziv Pareto raspodjela.
Domuz içyağıIma svinjski nos.
Domuz Sahrimnir 'i her akşam öldürür ve sihirli kazan Eldhrimnir 'da pişirir.Andhrimnir kuha Sehrimnira svakoga dana u kotlu Eldhrimniru, a navečer on ponovno oživi.
Domuz biçimindeki bu yaratığı gümüş okla öldürür.London zabranjuje ubijanje ove vrste zbog perja.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Bravčové mäso sa nepoužíva v moslimských a židovských krajinách z náboženských dôvodov.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Strava ponúkaná na uliciach v Ekvádore sú zemiaky s opekanou bravčovinou.
Domuz içyağıPivkovej.
Yaban domuzu binicilerine 1.5 kat daha fazla hasar verir.Napr. ošípaná má až 3,5-krát viac mláďat ako divá ošípaná.
Domuz ayaklı keseli Avustralya'nın tüm güneyinde yaygındı.Papagájce vlnkované sú rozšírené prakticky po celom území Austrálie.
Yaban domuzudur, Çok feminist dik kafalı bir kişiliğe sahiptir.Vulkánci sú fiktívny humanoidný druh s veľmi vysokou inteligenciou.
Nitekim, Antik Mısır'da domuz da kurban edilen hayvanlar arasındaydı.Nakoniec v Egypte zomrelo všetko prvorodené medzi ľuďmi i medzi dobytkom.
Örneğin, halk domuz yememekte (bkz.Napríklad na ukojenie hladu (účel) jeme chlieb (prostriedok).
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.Najúčinnejšia forma prevencie je vyhýbanie sa kontaktu s infikovanými zvieratami a ľuďmi.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Bolezen lahko prizadene tudi druge živali, kot so prašiči, krave in konji.
Domuz donyağıBožični prašiček.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Domnevajo, da se na prašiče prenaša z divjih ptic; konkretnega zdravila za bolezen ni.
5 Temmuz 2009'da gazetelerde Grint'in domuz gribine yakalandığı haberi verildi.Julija 2009 je Rupert zbolel za prašičjo gripo.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Rekel ji je, naj se vrne in da bo njen sin »pravi divji osel.
Domuzlari dondurabilir.İlk kez Angry Birds Space bölümünde çıkmıştır.Genetske raziskave kažejo, da so se prvič naselili z Iberskega polotoka po zadnji ledeni dobi.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Za pujske v bokse navadno ne dajemo rešetk.
Virüse karşı antikorlara diğer ülkelerdeki domuzlarda da sıkça rastlanır.Na zemljiščih na območju pasejo ovce, pogosto se pase tudi jelenjad.
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.Svinjska trakulja je še posebej pogosta v Aziji, Podsaharski Afriki in Latinski Ameriki.
Ėdei kaip kiaulė! : Bir domuz gibi yiyordun!Mes alkani - ėsime kaip kiaulės! : Açız - domuzlar gibi yiyeceğiz!
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Išgarsėjo straipsniu „Ką reiškia būti šiksnosparniu?“.
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Ar Bernardas nepakiš jiems kiaulės?
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Islamo ir judaizmo religijos kiaulieną valgyti draudžia.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Dalis medaus kartais pakeičiama cukrumi.
Domuz avında kullanılmışlardır.Naudojamos medžioklėje.
Florida'da yaban domuzunda da görülür.Floridoje net yra tulpmedžių giraičių.
Burunları domuz burnuna benzer.Čantelių apranga tokia, kaip magarų.
Bölge yaban domuzu ile ünlüdür.Miestas garsėja jautiena.
Domuz içyağıGaminamas alus.
Havuç Oltası domuzları sürmek için kullanılır.Kafuė vanduo naudojamas pasėlių drėkinimui.
Yerçekimi sözde Domuz zarlarıına arasına ulaşır.Tarpas tarp vokų vadinamas vokų plyšiu.
Domuzlar Evi adlı yarışmanın birincisi olan kişidir.Pirmoji, kuri varžosi dėl čempionės vardo.
Domuz Fotoğrafının Ortaya Çıkması, .Lietuvos fotografijos apžvalga.
Doğu'dan gelen tacirler, bu fırçaları Avrupalılara takdim etti ancak onlar domuz kıllarını çok sert buldu.Pirkliai tokius dantų šepetukus atvežė į Europą, tačiau čia jie pasirodė per kieti.
1961 - Küba'ya karşı yapılan Domuzlar Körfezi Çıkarması, ABD açısından başarısızlıkla sonuçlandı.1961 – CŽV remiami Kubos išeiviai išsilaipino Kiaulių įlankoje.
Yer domuzu yuvasını ziyaret eden diğer memelilere de bulaşırlar.Kitam vabzdžiui įgėlusi bitė išgyvena.
Her gün domuz gibi yersen elbette çok kilo alırsın.Jei kiekvieną dieną kaip kiaulė ėsi, tikrai daug kilogramų priaugsi.
Domuz içyağıÕllelinn Tartu.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Vahetevahel on punahirved saagiks pruunkarudele.
Domuz avında kullanılmışlardır.Käksi kasutati hülgejahil.
Bayağı yaban domuzunun da domuz gibi kendine has bir burun yapısı vardır.Paljudel liikidel on õgijate omaga sarnanev tugev konksja tipuga nokk.
Domuz ayaklı keseli Avustralya'nın tüm güneyinde yaygındı.Kukkurhunt oli ajaloolisel ajal levinud kogu Austraalia mandril.
Mu ping - Şişte marine edilmiş domuz eti.Matkarajad: Piusa ürgoru matkarada.
Onun Paytak adında bir domuzu oldu.Ta muutub linnuks nimega Peng.
Nimfleri evcil domuz ile köpekte bulunmuştur.Alkibiades raius kord oma koeral saba ära.
Daha çok domuz ve kümes hayvanları yetiştirilir.Veel kasvatati mõisas lihaveiseid ja sigu.
Adada yaklaşık 20 domuz ve piglets bulunur.Saarel on ka mõned viigipuud ja kaktused.
Konağı genelde domuzlardır.Leheservad on tavaliselt saagjad.
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.피터는 나디아에게 13개의 머리가 있다고 하고 36개의 발이 있다고 하면서 마당에 돼지와 닭이 각각 몇 마리씩 있는지 물어봅니다.
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.Říká ji, že spočítal 13 hlav a 36 nohou a ptá se ji kolik prasat a kolik kuřat je na dvorku.
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.Той й казва, че е преброил 13 глави и 36 крака и я пита колко прасета и колко пилета има на двора.