domuz ile cümle

domuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.בכל רגל יש לחזיר 4 אצבעות.
Sonra kardeşi Reginald'dan, "Malcolm, sigara içmeyi ve domuz eti yemeyi bırak.ליטל לא היה מעוניין להצטרף עד שאחיו רג'ינלד כתב לו, "מלקולם, אל תאכל יותר חזיר ואל תעשן יותר סיגריות.
Ancak denizciler asla geri dönmedi; Domuzlar geçmekte olan gemilerden dökülen aşırı gıdalardan sağ kurtuldu.אולם, המלחים מעולם לא שבו, והחזירים הצליחו לשרוד באי בעזרת פסולת מספינות חולפות, אשר סיפקה להם מזון.
Onbaşı Domuz: Kral'ın ordusunun sadık lideridir.המורדים הביסו את צבא נאמני המלך.
Kirke Odysseus’un adamlarının yarısını tatlı sözlerle kandırır ve onları domuza çevirir.קירקה האכילה כמה מרעיו של אודיסאוס במטעמים ובתוך כך הפכה אותם לחזירים ושבתה אותם בדיר.
Grip A virüsünün bazı türleri domuzları ve diğer memeliler enfekte edebilmektedirler.זנים מסוימים של שפעת ייחודים לחזירים (ראו שפעת החזירים), וחזירים יכולים גם להידבק בשפעת אנושית.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.בקומה העליונה שולבו לעיתים קנקני חרס עבור קיני היונים.
Genç domuzlar ve Yahudiler altına yatmış meme emiyorlar.מתחתיה יהודים וחזירונים יונקים ממנה.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.אחרי רבנותו בסאנטוב כיהן כרבה של קאריי (קראלי).
Daha zengin olanların gücü domuz veya keçi kesmeye de yeterdi.בין בעלי החיים הסוס הוא הפגיע ביותר לרעלי הטקסוס, הבקר והחזירים הם קצת פחות.
Şef Domuz :Gençtir ve en az Ustabaşı Domuz kadar güçlüdür.חזיר משופם: גדול מעט יותר מהחזיר הגדול.
Ancak denizciler asla geri dönmedi; Domuzlar geçmekte olan gemilerden dökülen aşırı gıdalardan sağ kurtuldu.Уви, моряците никога не се завърнали, а прасетата оцелели на оставената храна от преминаващите кораби.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Смята се, че е предаден на прасета от диви птици и за момента не съществува специфично лечение за него.
Adada yaklaşık 20 domuz ve piglets bulunur.Островът е обитаван от около 20 прасета и прасенца.
Chlamydia suis, yalnızca domuzlarda enfeksiyon etkenidir.Везикулозна екзантема – боледуват само свине.
Örneğin Fransa'da trüf mantarının bulunmasında eğitilmiş yaban domuzları kullanılır.Във Франция обонянието на свинете се използва за откриване на трюфели.
Domuz içyağıПрозрачна бира.
Örneğin, halk domuz yememekte (bkz.За населишкото вижте Чърчища (дем Горуша).
Domuzlar çok hızlı koşabilir ve çok iyi yüzebilirler.Агутовите бягат добре и сравнително добре плуват.
Çoğu, haddelenmiş domuz etinden yapılır.Това е месо, получавано от свине.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Те не пият вино нито садят лозя.
O sırada yaban domuzu da suya eğiliyormuş.Дивите свине също са разпространени тук.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Не е удачна за изхранване на коне свине и кокошки.
İnsan kalabalığı "Domuzlar!"Банда неудачници“ (The Pirates!
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.Тенията на свинското месо е особено разпространена в Азия, Субсахарска Африка и Латинска Америка.
1961 - Küba'ya karşı yapılan Domuzlar Körfezi Çıkarması, ABD açısından başarısızlıkla sonuçlandı.1961 г. – Операцията в Залива на прасетата в Куба приключва с успех за защитниците.
Üçlemenin önceki oyunları Şeylerin Şekli ve Şişman Domuz idi.На второ място са дребните преживни, а свинете са трети.
Ėdei kaip kiaulė! : Bir domuz gibi yiyordun!Издаващи звуци: наподобяват квичене на свиня.
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Nisi dostojan da kršćanske svinje paseš!
İnsan kalabalığı "Domuzlar!"Ili: "Policajci su svinje.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Svinjska figura, konjska guzica, mesarski pas, nekrštena tikva, da ti jebem mater.
Domuz eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitlerinden biridir.Piletina je najčešća vrsta mesa peradi u svijetu.
Ama Domuz Skunkı Çok Sever Çünkü Sadece Skunk Domuzu Anlar.Stoka je rado pase, pa se vjeruje i da povećava masnoću mlijeka.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.Ostala je tek nekolicina ljudi i poneka domaća životinja.
Orta Doğu'da ya da Çin'de domuzların evcilleştirilmesi ile tüketilmeye başlanmıştır.Azija - Započelo Pripitomljavanje svinje u Kini i Turskoj.
Onbaşı Domuz: Kral'ın ordusunun sadık lideridir.Karađorđe je osnivač srpske kraljevske loze Karađorđevića.
Onun Paytak adında bir domuzu oldu.Prema njemu je dobila naziv Pareto raspodjela.
Domuz içyağıIma svinjski nos.
Domuz Sahrimnir 'i her akşam öldürür ve sihirli kazan Eldhrimnir 'da pişirir.Andhrimnir kuha Sehrimnira svakoga dana u kotlu Eldhrimniru, a navečer on ponovno oživi.
Domuz biçimindeki bu yaratığı gümüş okla öldürür.London zabranjuje ubijanje ove vrste zbog perja.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Bravčové mäso sa nepoužíva v moslimských a židovských krajinách z náboženských dôvodov.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Strava ponúkaná na uliciach v Ekvádore sú zemiaky s opekanou bravčovinou.
Domuz içyağıPivkovej.
Yaban domuzu binicilerine 1.5 kat daha fazla hasar verir.Napr. ošípaná má až 3,5-krát viac mláďat ako divá ošípaná.
Domuz ayaklı keseli Avustralya'nın tüm güneyinde yaygındı.Papagájce vlnkované sú rozšírené prakticky po celom území Austrálie.
Yaban domuzudur, Çok feminist dik kafalı bir kişiliğe sahiptir.Vulkánci sú fiktívny humanoidný druh s veľmi vysokou inteligenciou.
Nitekim, Antik Mısır'da domuz da kurban edilen hayvanlar arasındaydı.Nakoniec v Egypte zomrelo všetko prvorodené medzi ľuďmi i medzi dobytkom.
Örneğin, halk domuz yememekte (bkz.Napríklad na ukojenie hladu (účel) jeme chlieb (prostriedok).
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.Najúčinnejšia forma prevencie je vyhýbanie sa kontaktu s infikovanými zvieratami a ľuďmi.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Bolezen lahko prizadene tudi druge živali, kot so prašiči, krave in konji.
Domuz donyağıBožični prašiček.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Domnevajo, da se na prašiče prenaša z divjih ptic; konkretnega zdravila za bolezen ni.
5 Temmuz 2009'da gazetelerde Grint'in domuz gribine yakalandığı haberi verildi.Julija 2009 je Rupert zbolel za prašičjo gripo.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Rekel ji je, naj se vrne in da bo njen sin »pravi divji osel.
Domuzlari dondurabilir.İlk kez Angry Birds Space bölümünde çıkmıştır.Genetske raziskave kažejo, da so se prvič naselili z Iberskega polotoka po zadnji ledeni dobi.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Za pujske v bokse navadno ne dajemo rešetk.
Virüse karşı antikorlara diğer ülkelerdeki domuzlarda da sıkça rastlanır.Na zemljiščih na območju pasejo ovce, pogosto se pase tudi jelenjad.
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.Svinjska trakulja je še posebej pogosta v Aziji, Podsaharski Afriki in Latinski Ameriki.
Ėdei kaip kiaulė! : Bir domuz gibi yiyordun!Mes alkani - ėsime kaip kiaulės! : Açız - domuzlar gibi yiyeceğiz!
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Išgarsėjo straipsniu „Ką reiškia būti šiksnosparniu?“.

İlgili Sayfalar