Ana içeriğe geç
Sözlük

domuz ile cümle

domuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Te ette pääse edes paimentamaan kristittyjen sikoja.
Domuz eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitlerinden biridir.Sianliha on maailman eniten kulutettu liha.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Kymeläinen vastasi: ”Paha yskä”.»
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Sian kärsä, tamman perse, teurastamon piski, ristimätön harjas, nussikaa äitiänne!
Düğmeli domuz (Phacochoerus africanus), domuzgiller familyasından Afrika'da yaşayan bir yaban domuzu türü.Pahkasika (Phacochoerus africanus) on Afrikan savanneilla elävä sikojen heimoon kuuluva nisäkäslaji.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.Hyvinkäältä Rajamäelle liikennettä on runsaasti ja samaten myös Hanko–Karjaa–Lohja–Nummela-välillä.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Ayrıca çok sayıda domuz kemiği bulunmuştur.Myös monia villivehnäristeymiä on havaittu.
Ayrıca devlet izniyle yaban domuzu avcılığı da yapılmaktadır.Ohjelmassa on myös villieläinten metsästystä lain sallimissa puitteissa.
Yaban domuzlarının uçak gövdesine saldırılarının ardından Jack uçağı yakmaları gerektiğine karar verir.Kun villisiat tonkivat ruumiita täynnä olevaa lentokoneen runkoa, Jack päättää, että se tulisi polttaa.
Genelde domuz eti ya da bazen tavuk da daha sonra temelin üzerine eklenir.Se suurustetaan yleensä peruna- tai maissijauhoilla, joskus myös tapiokalla.
Minion Domuz: Herhangi bir özelliği yoktur.Pähkinän mielestä heillä ei ole muuta vaihtoehtoa.
5 Temmuz 2009'da gazetelerde Grint'in domuz gribine yakalandığı haberi verildi.26. kesäkuuta viidellä heistä oli varmistettu sikainfluenssa.
Domuz yetiştiriciliği evcil domuzları yetiştirme ve üretmedir.Luzalaiset viljelivät pellavaa ja kasvattivat sikoja.
Domuz Fotoğrafının Ortaya Çıkması, .Suomalaisen valokuvauksen historiateos.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Som vegetarián. - Anteeksi, en syö kalaa enkä lihaa.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Siksi siihen ei kuulu sianliha, alkoholi eivätkä veriruoat.
Örneğin ; Kuduz, Kuş gribi Domuz gribi Deli dana hastalığı vb.Ari-Pekka Kankaanpää: Lapinlahden Linnut: Lintuinfluenssa vol.
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Sianlihan nauttiminen on kiellettyä muun muassa islamissa ja juutalaisuudessa.
Domuzlara inci at.Antaa helmiä sioille.
Onun muhteşem konuşması domuzun önündeki inci gibiydi.Hänen vaikuttava puheensa oli kuin helmiä sioille.
Domuzların önüne inciler atmayın.Älä heitä helmiä sioille.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Πιστεύεται ότι εισέρχεται στα γουρούνια από άγρια πουλιά και δεν υπάρχει καμία ειδική θεραπεία διαθέσιμη.
Domuz eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitlerinden biridir.Μαζί με το χοιρινό κρέας, τα πουλερικά είναι ένα από τα δύο πιο διαδεδομένα είδη κρέατος παγκοσμίως.
Domuz Dere ismiyle Rum yerleşimi idi.Λέγεται και πρωσικό κόκκινο της ποτάσας.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur.Το παρατσούκλι του συλλόγου είναι «Τα Τεριέ» (The Terriers) και μασκότ ο Τέρι ένα σκυλάκι τεριέ.
Kotetsu şu ana kadar dünyanın en yükseğe zıplayan domuzudur.Η καμηλοπάρδαλη είναι το ψηλότερο ζώο στον κόσμο.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Μερικές φορές δινόταν οι ευκαιρία στους τρόφιμους να αγοράζουν καναρίνια.
Minion Domuz: Herhangi bir özelliği yoktur.Ο πυθμένας του δεν έχει αξιόλογα χαρακτηριστικά.
Chlamydia suis, yalnızca domuzlarda enfeksiyon etkenidir.Το Trypanosoma simiae, προκαλεί μια λοιμογόνο νόσο στους χοίρους.
Gezinti sırasında yaban domuzu ya da ceylanları görmek mümkündür.Από το λιμάνι μπορεί κανείς να επισκεφθεί το Άγιον Όρος ή τα κοντινά νησάκια Δρένια.
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Du kommer end ikke at få lov til at vogte kristne svin.
Yaban domuzlarının uçak gövdesine saldırılarının ardından Jack uçağı yakmaları gerektiğine karar verir.Da vildsvin går på rov i flyvraget bestemmer Jack at det må afbrændes.
Ustabaşı Domuz: Yaşlıdır ve bıyıkları vardır.Mayor Pig – Denne gris har overskæg.
Okulun maskotu ise Herbert adlı bir domuzdur.Det første maskot på universitetet var en tyre hund som hed Piggy.
Bazen yaban domuzlarında da görülebilir.Også svin kuperes undertiden.
Adada Locke, Charlie'ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie'ye yem olduğu için teşekkür eder.Locke fanger vildsvinet og takker Charlie for at være lokkemad.
Domuzların 8500 yıl önce evcilleştirildikleri kabul edilir.Der findes tegn på tæmmede geder 8.500 år tilbage i tiden.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.Han er gårdejer og har en masse dyr, blandt andet en stor sabelkat.
Kral Domuz: Domuzların lideridir.King Pig – Denne gris har kongekrone på hovedet.
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Det er forbudt jøder og muslimer at spise svinekød.
Buna sinirlenen kuşlar domuzları yok etmeye çalışırlar.De menneskene som får lus, vil prøve å utrydde lusene.
Burunları domuz burnuna benzer.Nymfene lignet øyenstikkernymfer.
Adada Locke, Charlie'ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie'ye yem olduğu için teşekkür eder.Locke fanger villsvinet og takker Charlie for at han fungerte som åte.
Eskiçağlarda Adığeler büyükbaş hayvanlar, küçükbaş hayvanlar ve domuz beslerlerdi.Den var bedre som for til små kalver og små griser.
Daha zengin olanların gücü domuz veya keçi kesmeye de yeterdi.De litt rikere landeierne kunne i tillegg ha litt ekstra geiter, griser eller sauer.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Muslimer og jøder spiser av religiøse årsaker ikke svinekjøtt.
Bu nedenle yaban domuzu nüfusu kontrol altında tutulmaya çalışılır.Derfor er det bred interesse for å holde bestanden under kontroll.
Domuz donyağıSvinekjøtt.
Biɾ kadın, biɾi beyaz, diğeɾi siyah olan iki domuz getirdi.Verten hadde to griseunger, én hvit og én svart.
Hampshire domuzu bir evcil domuz ırkıdır.Piplerker er en slekt spurvefugler.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Penyakit ini diyakini ditularkan kepada babi oleh burung liar dan tidak ada pengobatan spesifik yang tersedia.
Domuz eti tüketiminde dini kısıtlamalar, Antik Yakın Doğu'da bir gelenektir.Larangan religius terhadap konsumsi daging babi telah menjadi sebuah tradisi Timur Dekat Kuno.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Penyakit ini juga bisa menyerang binatang-binatang lain seperti babi, sapi, dan kuda.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.“Apa maksud, Engku?” tanya si Kudun bingung.
Domuzların 8500 yıl önce evcilleştirildikleri kabul edilir.Domestikasi kambing liar bermula sekitar 8500 tahun yang lalu.
Daha çok domuz ve kümes hayvanları yetiştirilir.Pembiakan ternak dan babi juga berkembang pesat.
Bulaşıcı gastroenterit koronavirüs (TGEV) domuzlarda ortaya çıkar ve kusma, ishal ve su kaybına neden olur.Koronavirus gastroenteritis menular(TGEV) yang terjadi pada babi mengakibatkan muntah, diare dan dehidrasi.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Daging ini kadang-kadang dapat diganti dengan daging babi.
Çoğu Hristiyan mezhepleri domuz etine izin verir.Mayoritas penduduk Desa Meat memeluk agama Kristen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod