Ana içeriğe geç
Sözlük

domuz ile cümle

domuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ev bir domuz ahırına benziyor.تبدو هذه الغرفة كحظيرة الخنازير.
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Não vais sequer guardar porcos para os cristãos.
Doğu Japonya'da ise sığır eti yerine genellikle domuz eti kullanılır.A carne de porco muitas vezes é usada ao invés da carne de vaca no leste do Japão.
5 Temmuz 2009'da gazetelerde Grint'in domuz gribine yakalandığı haberi verildi.No dia 3 de julho de 2009 André teve a confirmação de ter gripe suína.
Ėdei kaip kiaulė! : Bir domuz gibi yiyordun!Esse homem come como um porco.
Varaha (Sanskritçe: वाराह) Vişnu'nun domuz şeklindeki üçüncü avatarıdır.Varaha (e sânscrito वाराह) é o terceiro Avatar de Vishnu.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Eu disse 'que porco?'
Felice de çccukluğunda domuz çobanlığı yapmıştı.Circe lhes deu comida de porcos.
Erginleri, yaban domuzlarında asalaktır.São cheios em tripa de porco.
Burunları domuz burnuna benzer.O seu aspecto se assemelha ao miolo de uma noz.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur.Terence ou Terêncio é um grande pássaro cor de vinho que é considerado assustador pelos porcos.
Sığırlar genellikle taenia saginata isimli kurdu, domuzlar ise taenia solium isimli kurdu taşırlar.A espécie de tênia que parasita o boi é a Taenia saginata e a que parasita o porco é a Taenia solium.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Pode afetar outros animais, como porcos, vacas e cavalos.
Sistiserkoz domuz tenyasının genç formunun neden olduğu bir doku enfeksiyonudur.A cisticercose é uma infecção do tecido causada pela forma jovem da tênia de carne de porco.
Aynı anda bir avcı kılığına giren Şiva'nın yayından çıkan ok da domuza saplanır.O Espelho também revela que o coração na caixa dada pelo Caçador é de um porco.
Hayvanlarla arası çok iyidir hatta evcil bir domuzu vardır.O Europeu tem uma boa tendência à domesticação, sendo um animal muito companheiro.
Aynı zamanda geyik ve yaban domuzu da avlarlar.Eqüinos e suínos também são encontrados.
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.A tênia de carne de porco é particularmente comum na Ásia, África Subsaariana e América latina.
Şu anda Bay Domuz ile evlidir.Foi casado com Porcina Borges.
Khao tom - Tayland usulü genellikle domuz eti, tavuk ya da karidesle pişirilen bir pirinç çorbası.Khao tom: É uma sopa de arroz feita geralmente com carne de porco, frango, peixe ou camarão.
Memeli bir hayvan türü olan domuzun kökeni Avrasya'dır.Uma das raças de porco que surgiram foi o porco piau.
Etkinlik, 2009 domuz gribi salgını sürdüğü sırada düzenlendiğinden sporcular bu salgından etkilenmişlerdir.No ano de 2009 o torneio foi interrompido devido ao surto de gripe suína no México.
İnsülin, domuz veya ineklerin pankreasından yapılabilir.A insulina pode ser feita a partir do pâncreas de porcos ou vacas.
Nimfleri evcil domuz ile köpekte bulunmuştur.Alguns dentes de um porco doméstico.
Max adında bir domuzu var.18 yaşında doğal nedenlerden öldü.Ana morreu aos 82 anos, de causas naturais.
"İmparatorluğun Yaban Domuzu" anlamına gelir.Seu nome significa 'povo do lugar dos porcos selvagens'.
Doğu Japonya'da ise sığır eti yerine genellikle domuz eti kullanılır.In het oosten van Japan gebruikt men eerder varkensvlees in de plaats van rundvlees.
Florida'da yaban domuzunda da görülür.Ook komt hij voor in het wild in Florida.
Diğer adını ise domuz burnunu andıran burnundan alır.Hij dankt zijn naam aan de op een varkenssnuit lijkende neus.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Dit is het begin van de actie Varkens in nood.
Deniz ineğinin yanı sıra, bazen deniz domuzu veya deniz devesi de denir.Langs de Leuvenumsche Beek wordt onder andere de ijsvogel en de zeearend soms gesignaleerd.
Domuzlari dondurabilir.İlk kez Angry Birds Space bölümünde çıkmıştır.Gefrituurde stukjes aardappel zouden voor het eerst bereid zijn op het Iberisch schiereiland.
Domuz eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitlerinden biridir.Het is een van de meest gegeten vleessoorten ter wereld.
Domuz içyağıDrinkend vogeltje
Domuzlar çok hızlı koşabilir ve çok iyi yüzebilirler.De hagedis kan zeer goed zwemmen en kan daarnaast ook uitstekend duiken.
Nimfleri çalı domuzlarında da görülmüştür.Ook zijn in het nummer gillende varkens te horen.
Ayrıca çok sayıda domuz kemiği bulunmuştur.Verder houdt men een aantal varkens.
Domuz: Yemek yemeyi, tembelliği ve çamurda yatmayı çok sever.Onki: een varken dat houdt van eten en slapen.
Beş Küçük Domuz, bir Agatha Christie romanıdır.Vijf kleine biggetjes is een detectiveverhaal van Agatha Christie.
Ancak 1995 yılından bu yana yaşanan domuz istilası, ekimi engellemiştir.In Italië is het gebruik van varkens om deze reden sinds 1985 verboden.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Ze vertelden ons dat ze geen rundvlees aten.
Konağı genelde domuzlardır.Kwasten worden meestal gemaakt van varkenshaar.
O sırada yaban domuzu da suya eğiliyormuş.Op dat moment komt ook Lambik boven water.
Şu anda Bay Domuz ile evlidir.Hij is getrouwd met Mevrouw Beer.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Soms wordt de advocaat met een toef slagroom geserveerd.
Hampshire domuzu bir evcil domuz ırkıdır.De Picardische herdershond is een hondenras.
Sünneti yasakladı ve sunakta domuzların kurban edilmesini emretti .Hij werd vogelvrij verklaard en de verbranding van zijn geschriften werd bevolen.
Evcil domuz çiftliklerde vardır, et tüketimi için yetiştirilmektedir.Zoogkoeien worden in sommige rundveehouderijen gehouden voor het opkweken van vleeskalveren.
“Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.Is het beter om een ontevreden Socrates te zijn dan een tevreden varken? .
Buna sinirlenen kuşlar domuzları yok etmeye çalışırlar.Deze materialen kunnen door de vogels worden gebruikt om moeilijk te vernietigen varkens te bereiken.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur.Hars van de terpentijnboom (Pistacia terebinthus) is rijk aan pineen.
(Tammuz yazın bir yaban domuzu tarafından öldürülür.)(In september zou de ook het Zweedse deel van Finland door de rebellen bevrijd worden.)
Paytak adında bir domuz kazanmıştır.Op de kermis heeft hij ooit een goudvis, genaamd Pistache, gewonnen.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Fysiotherapie en verlichting van pijn zijn aanvullende behandelvormen.
Bu nedenle, Allah onların şeklini maymun ve domuza çevirdi" diye yazdı.Gods openbaringen werden in de Elohist gegeven in dromen en visioenen.
Üretilen Helal Haribo'lar domuz jelatini içermediği için müslümanlar tarafından tercih edilmektedir.De moslims zullen daarentegen geen varkensvlees eten omdat zij een varken als onrein beschouwen.
Kadın da bunun üzerine onun oradan çıkarılmasına ve bir domuz damına hapsedilmesine vesile olur.Zo weet hij haar uit de gevangenis te krijgen en sluiten ze zich aan bij een smokkelbende.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.De achterpoten dragen altijd vier tenen.
Onun ölümünün nedenini saklayıp bir bir vahşi domuz tarafından öldürüldünü ilan edeceklerdir.Hij wordt daarom ter dood veroordeeld en zal door wilde dieren worden verscheurd.
Domuzun izi keçi izine benzer, ancak farklıdır.De hooivork lijkt op de mestvork, maar er zijn verschillen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod