Avuç dolusu düzeltme ve kod temizlemeМногочисленные исправления и чистка кода
Avuç dolusu düzeltme ve kod temizlemeНабор от корекции и изчистване на кода
Avuç dolusu düzeltme ve kod temizlemeהרבה תיקוני באגים, וניקוי קוד
Avuç dolusu düzeltme ve kod temizlemeبعض الإصلاحات وتنظيف الشفرة
Avuç dolusu düzeltme ve kod temizlemeたくさんの修正とコード清掃
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Deci a vărsat o farfurie de cârnaţi pe podea, pe covorul nou-nouţ.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM/ Donc il vient juste de renverser une assiette de saucisses par terre, sur la moquette toute neuve.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Er hat also gerade einen Teller mit Würstchen auf dem Boden verschüttet, auf den ganz neuen Teppich.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Hij heeft net een bord worstjes gemorst op de vloer, op een splinternieuw tapijt.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM : 마일로가 마루와 새로 산 카펫에 소세지요리 접시를 쏟았나 봅니다.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM:
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Quindi ha rovesciato un piatto di salsicce sul pavimento, sul tappeto appena comperato.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Se le ha caído un plato de salchichas al suelo, a la alfombra nueva.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Vậy là cậu ta vừa làm đổ một dĩa xúc xích xuống sàn nhà, xuống tấm thảm mới tinh.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: Ο μικρός έριξε ένα πιάτο με λουκάνικα στο πάτωμα, στο ολοκαίνουριο χαλί.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.Takže Milo právě rozsypal talíř klobás na podlahu, na zbrusu nový koberec.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.Właśnie zrzucił talerz parówek na nowy dywan.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.Итак, он только что уронил тарелку с сосисками на пол, на новый ковер.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.ПМ: Той току-що разпръсна чиния със колбаси на пода, върху чисто новия килим.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.פ מ: אז הוא שפך צלחת נקניקיות על הרצפה, על השטיח החדש.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.بيتر مولينكس : حسنا لقد قام مايلو بايقاع طبق من النقانق على الارضية وتحديدا على السجادة الجديدة
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.新品の絨毯に落として 叱られたようですね 誰にでも 経験のある話です
Biraz ilaç almam lazım. Bu bir kutu dolusuPero me voy a tomar una medicina.
Bir bavul dolusu kitabım var.Am o valiză plină de cărţi.
Bir bavul dolusu kitabım var.Eu tenho uma mala cheia de livros.
Bir bavul dolusu kitabım var.Ho una valigia piena di libri.
Bir bavul dolusu kitabım var.Ich habe einen Koffer voller Bücher.
Bir bavul dolusu kitabım var.Ik heb een koffer vol boeken.
Bir bavul dolusu kitabım var.Itt egy táska, könyvekkel tele.
Bir bavul dolusu kitabım var.Jag har en resväska full med böcker.
Bir bavul dolusu kitabım var.J'ai une valise pleine de livres.
Bir bavul dolusu kitabım var.Jeg har en kuffert fuld af bøger.
Bir bavul dolusu kitabım var.제 가방은 책들로 꽉 차있습니다.
Bir bavul dolusu kitabım var.Mám kufor plný kníh.
Bir bavul dolusu kitabım var.Mám kufr plný knih.
Bir bavul dolusu kitabım var.Mam walizkę pełną książek.
Bir bavul dolusu kitabım var.Minulla on laukullinen kirjoja.
Bir bavul dolusu kitabım var.Moj kovček je poln knjig.
Bir bavul dolusu kitabım var.Saya punya sebuah koper penuh dengan buku.
Bir bavul dolusu kitabım var.Tengo una maleta llena de libros.
Bir bavul dolusu kitabım var.Tôi mang theo cả một túi đầy sách.
Bir bavul dolusu kitabım var.Έχω μια βαλίτσα γεμάτη βιβλία.
Bir bavul dolusu kitabım var.Имам чанта пълна с книги.
Bir bavul dolusu kitabım var.Повна валіза книжок.
Bir bavul dolusu kitabım var.У меня полный чемодан книг.
Bir bavul dolusu kitabım var.יש לי מזוודה מלאה בספרים.
Bir bavul dolusu kitabım var.لدي حقيبة مليئة بالكتب.
Bir bavul dolusu kitabım var.マーガレット・アトウッドの『キャッツアイ』
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.10대에게도 한 번 똑같은 질문을 던져보세요.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.10代の若者は腕時計をしません
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Fråga ett rum full av tonåringar samma sak.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Fragen Sie mal einen Raum voller Teenager dasselbe.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Hãy thử hỏi tương tự với một căn phòng toàn thanh niên xem.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Întrebați acelaşi lucru într-o sală plină cu adolescenți.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Kérdezd csak meg ugyan ezt egy tinikkel zsúfolt teremben.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Kysykääpä samaa huoneelliselta teinejä.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu. O yaşta gençlerin çoğu kol saati takmıyor.Gdyby spytać nastolatków, mało kto by się zgłosił.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Perguntem a mesma coisa a uma sala cheia de adolescentes.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Posez la même question dans une salle pleine d'adolescents.
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu.Pregunten lo mismo en un cuarto lleno de adolescentes.