O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Estaba gordita y rolliza - un derecho duende viejo y alegre;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Hän oli pullea ja pullea - oikeus hilpeä vanha tonttu;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Han var buttet og buttet - en ret munter gammel alf;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Han var knubbig och mullig - en rätt glad gammal älva;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Hij was mollig en mollig - een recht vrolijke oude elf;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Il était joufflu et dodu - un droit joyeux lutin;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;그는 뚱뚱한와 통통어요 - 오른쪽 유쾌한 오래된 요정;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Ông là mũm mĩm và tròn trịa - elf cũ phải vui vẻ;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Ő volt a pufók, telt - a jobb vidám öreg elf;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Ήταν παχουλός και παχουλό - το δικαίωμα ευχάριστα παλαιά ξωτικό?
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Він був пухкі і пухкі - право веселий старий ельф;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Он был пухлые и пухлые - право веселый старый эльф;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;Той е закръглен и дебел - право весел стар елф;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;הוא היה שמנמן שמנמן - גמד הנכון והטוב;
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;私は自分自身にもかかわらず、彼を見たとき、私は笑った。
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...그곳은 상업적인 시장이 아닙니다 우리는 디지털시대의 충분한 공급, 세계와의 연결, 어린 아이들을 위한다는 원칙으로 씨를 뿌리고 있습니다
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Locuri care nu sunt pieţe, însămânţându-le cu principiile saturării, conectivităţii, vârstelor mici, etc.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Lugares que no son mercados, sembrándolos con los principios de saturación, conectividad, bajas edades, etc.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Místa, která nejsou trhy, šířili jsme je s principy nasycenosti, konektivity, pro mladé, atd.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Olyan helyekre, amelyek nem piacok, elhintve a szaturáció, összekötöttség, alacsony életkor értékeit.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Σε μέρη που δεν είναι αγορές, σπείραμε τις αρχές του κορεσμού, της συνδεσιμότητας, των μικρών ηλικιών, κλπ.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Места, където няма пазари, засявайки там семената на наситеност, свързаност, ниски възрасти и т.н.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...Місця, що не є ринками збуту, та сіяли в них принципи програми: насиченість, з'єднуваність, ранній вік та ін.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...מקומות שאינם מהווים שווקים, זרענו בהם עקרונות של רוויה, קישוריות, גילאים נמוכים, וכו'.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...أماكن ليست أسواق، نضع البذور لأساسيات التشبع، الربط، الأعمار المنخفضة، وهلمجرا.
Pazar olmayan ve dolgunluk, bağlılık, düşük ücret vs.'nin hüküm sürdüğü bölgeler...飽和性、連結性、子供たちなどから 始めて それで大量生産を行う訳です
Yanakları dolgun, sağ elindeki buhurdanı yukarı kaldırmış, tütsüyü tutuyor.- uwalnia kadzidło, i wygląda jakby chciał dmuchnąc nim w stronę Marii
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıAlso wirklich, ich liebe das Zeug. Es ist fettig, es ist süß, es ist geschmeidig, es ist ölig.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıCum să vă zic? Îmi place la nebunie. E gras, dulce, mătăsos, onctuos.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıÉn igazán szeretem. Olyan zsíros, édes, lágy és kövér.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıIk bedoel: ik ben er verliefd op. Het is vettig, 't is zoet, 't is zijdezacht, 't is smeuïg.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıJ'adore ce truc. C'est gras, c'est doux, c'est soyeux, c'est onctueux.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıJag menar, jag älskar det. Det är fett, sött, silkeslent och inställsamt.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlı저도, 푸아그라를 좋아합니다. 기름지고 달콤하고 부드러우면서 맛이 아주 풍부하죠.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıMaksud saya, saya suka barang itu. Berlemak, manis, lembut, dan penuh.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıMiluji foie gras. Tučné, sladké, sametové, mastné.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıMinä rakastan sitä. Se on rasvaista, se on makeaa, se on silkinpehmeää, se on öljyistä.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıQuero dizer, eu adoro aquilo. É gorduroso, é doce, é sedoso, é untuoso.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıQuiero decir, me encanta. Es graso, es dulce, es sedoso, es untuoso.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıUwielbiam to. Jest tłuste, słodkie, jedwabiste, oleiste.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıVoglio dire, adoro questa roba. È grassa, è dolce, è vellutata, è saporita.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıΕγώ πραγματικά τρελαίνομαι. Είναι λιπαρό, είναι γλυκό, είναι μεταξένιο, είναι βελούδινο.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıОбичам го. Мазен е, сладък, копринен, маслен.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıТо есть, я люблю этот продукт. Он жирный, сладкий, шелковистый, маслянистый.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıזאת אומרת, אני מת עליו. הוא שמן, הוא מתוק, הוא משיי, הוא חלק.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıانا اعني ذلك فانا احب ذلك الطعم فهو دسم ولذيذ حريري ومدهن
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlı脂がたっぷりで甘く とろっと滑らかな口当たり どんなものでも一緒に食べると信じられないような味になります
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Een voluptueus model in synthetische diamanten gehuld.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Egy csábos modell szintetikus gyémántokkal borítva.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Ein sinnliches Modell bedeckt mit synthetischen Diamanten.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.인공 다이아몬드로 장식한 관능적인 모델 등이죠.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Một người mẫu gợi dục được phủ bởi kim cương tổng hợp.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Uhkea synteettisin timantein koristeltu malli.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Uma modelo voluptuosa coberta de diamantes sintéticos.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Una modella sensuale, coperta di diamanti sintetici.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Una modelo voluptuosa cubierta con diamantes sintéticos.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Une top model voluptueuse couverte de diamants synthétiques.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Zmyselná modelka pokrytá syntetickými diamantmi.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Zmysłowa kobieta pokryta syntetycznymi diamentami.
Yuvarlak hatlı, dolgun göğüslü kalçalı bir model sentetik elmas için kapakta.Ένα μοντέλο με καμπύλες καλυμμένο με συνθετικά διαμάντια.