Ana içeriğe geç
Sözlük

dolgun ile cümle

dolgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yavaş yemek daha dolgun hissetmenize yardımcı olur.Eating more slowly will help you feel fuller.
Tom dolgun.Tom is chubby.
O onunkinden daha dolgun bir sakal hiç görmedi.She had never seen a fuller beard than his.
Tom'un dolgun bir yüzü var.Tom has a chubby face.
Mary'nin karakteri dolgun bir amazondu.Mary's character was a buxom amazon.
Tom'un maaşı dolgun.Tom gets a very good salary.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Crater counts indicate this happened as recently as 5 to 20 million years ago.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular.Siete de Espadas (Seven of swords) - With lips closed, slightly move the right side to the right.
İlacı alan insanların yaklaşık% 23'ü kulaklarında kulak çınlaması veya dolgunluk hissi bildirmiştir.Around 23% of people taking the drug have reported eararche or a feeling of fullness in their ears.
Onlar bu sabah her zamankinden daha dantel dolgun görünüyordu, ama gözleri gülüyor değildi tüm.They looked fuller of lace than ever this morning, but her eyes were not laughing at all.
Onun rakam dolgunluk eğilimli yaptığı kısa bacaklarda bu eğim vurgulanabilir.His figure inclined to embonpoint; his short limbs accentuated this inclination.
Kaşlarınız seyrekse ya da şekillendirilmeleri gerekiyorsa, sadece dolgunlaştırın.Kaşlarınız seyrekse ya da şekillendirilmeleri gerekiyorsa, sadece dolgunlaştırın.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıI mean, I love the stuff. It is fatty, it's sweet, it's silky, it's unctuous.
Ve dudakları gerçekten çok hoş ve dolgun gözküyorlar.And I'm just going to give her a really pretty peach lip.
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;He was chubby and plump--a right jolly old elf;
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.I saw in my dream, and behold, seven heads of grain came up on one stalk, full and good:
Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Dolgun salkımlı muzlar,And acacia covered with heaps of bloom,
Projede Sırbistan'a dolgun doğalgaz geçiş ücretleri ödenmesi sözü veriliyor.It promises to yield fat gas transit fees for Serbia.
Haziran 2008'de, göğüs dolgunluk ameliyatı oldu.Im Januar 2013 musste sie am Knie operiert werden.
Sonra iki göğüs dolgunlaştırma ameliyatı geçirdi.Anschließend musste er sich zwei Knieoperationen unterziehen.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Die spätreifende Sorte erbringt säurebetonte Weine.
Daha dolgun seslere ve daha uzun yankılanma sürelerine ihtiyaç duyulur.Sie müssen Längen riskieren und ausufernde Wiederholungen.
Daha güzel görünmek için bir dizi estetik ameliyat yaptırdı; göğüslerini dolgunlaştırdı.Elle a eu recours à la chirurgie esthétique pour se refaire les seins.
Etine dolgun, kara yağız ve sevimli biridir.En Cure Black, elle est forte et passionnée.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.C'est lui qui donne un son aigre et puissant.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Cálculos basados en el cráter apuntan a que éste se formó hace de 5 a 20 millones de años.
Karakterini tüm dolgunluğuyla yansıtır.Il personaggio appare quasi nella sua interezza.
Dolunay Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evredir.Луна в полнолунии имеет вид полностью освещённого круга.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Духи клали даже в особо ценные вина.
Bu tanenler sayesinde deriye daha bir dayanıklılık ve dolgunluk sağlanır.لذا، تتطلب هذه المرحلة الكثير من الثبات والصبر.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Ao invés disso um sinal audível é emitido.
Sonra iki göğüs dolgunlaştırma ameliyatı geçirdi.Realizou a cirurgia do aumento do peito três vezes.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Vinho de elevada qualidade proveniente de uma só colheita.
Karakterini tüm dolgunluğuyla yansıtır.Envolve toda a sua personalidade.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Análises datam esse acontecimento em um período recente, entre 5 e 20 milhões de anos atrás.
Karakterini tüm dolgunluğuyla yansıtır.Ik doorzie zijn karakter volledig.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Ze brengen een vrolijke noot.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Pomiar ilości kraterów wskazuje, że nastąpiło to od 5 do 20 milionów lat temu.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.Mówi śmiesznym, nosowym głosem.
Söyleyen çavuş kulak dolgunluğu ile yanlış anımsıyor olabilir.Węzeł odbiorczy może nieprawidłowo odczytać bity ramki.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular.I te puste kłosy pochłonęły owych siedem kłosów zdrowych i pełnych.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Rätt hanterad kan den dock ge ett fylligt vin med god tannin-halt.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Однак він повідомляє одну сумну звістку.
Sonra iki göğüs dolgunlaştırma ameliyatı geçirdi.Також пройшла другу операцію по збільшенню грудей.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Підрахунок кратерів говорить про те, що це відбулося порівняно недавно — від 5 до 10 мільйонів років тому.
İki avucu ve tabanları dolgundu.Dublety i kalhoty byly vycpávány.
Haziran 2008'de, göğüs dolgunluk ameliyatı oldu.V červnu 2008 si navíc nechala zvětšit prsa.
Karakterini tüm dolgunluğuyla yansıtır.Její postava se vyznačuje plným tělesným objemem.
Dolgun ve yumuşak bir renk sağlanır.V mírném a chladném pásu to není možné.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Szőlőhegye jó bort adna, de felette sovány.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.Tuottaa syvän ja täyteläisen äänen.
Söyleyen çavuş kulak dolgunluğu ile yanlış anımsıyor olabilir.Korhonen sanoo puheitaan käsitetyn väärin.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Ask er et udpræget lystræ.
Kurgu Caner Dolgun'a aittir.Den hører til Vodder Sogn.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.Det giver en ekstra kraftig og fyldig lyd.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Han kommer med en viktig beskjed.
Daha güzel görünmek için bir dizi estetik ameliyat yaptırdı; göğüslerini dolgunlaştırdı.Hun ble svekket etter en omfattende operasjon for brystkreft, hvor flere ribben måtte fjernes.
Dolgun bir duyuluş sağlanır.Có một lời cảnh cáo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod