doldurmuş ile cümle

doldurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 하나님의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Og for skyens skyld kunde prestene ikke bli stående og gjøre tjeneste; for Herrens herlighet fylte Guds hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.så at Præsterne af Skyen hindredes i at stå og udføre deres Tjeneste, thi HERRENs Herlighed fyldte Guds Hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak iż się nie mogli kapłani ostać, i służyć dla onego obłoku; albowiem napełniła była chwała Pańska dom Boży.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a svätoslúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova byla naplnila dům Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении по причине облака, потомучто слава Господня наполнила дом Божий.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמוד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית האלהים׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الله
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 神 的 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 神 的 殿
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.E il festeggiato si mise a servire e cominciò a bucare i presenti.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.En degene die jarig was deed het spul in de spuit, en hij begon de injecties toe te dienen.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Gość, który obchodził urodziny napełnił strzykawkę i dawał zastrzyki każdemu po kolei.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.그리고 생일이었던 남자가 마약을 주사기에 담고 죄수들에게 주입하기 시작했습니다.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.làm đầy ống, và hắn đi xuống và bắt đầu tiêm mọi người.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Och killen vars födelsedag det var fyllde sprutan, och gick längsmed raden och började injicera människor.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Ten chlapík, co má narozeniny, natáhne včelku, a jde podél řady a začne to ostatním píchat.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Tipul a cărui zi de naştere era a umplut seringa şi s-a apucat să îi injecteze pe toţi.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Und der Typ, der Geburtstag hatte zog die Nadel auf und ging hin und fing an, Leute zu spritzen.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Y el cumpleañero lleno la jeringa, y comenzó a inyectar a la gente.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Και ο τύπος του οποίου ήταν τα γενέθλια γέμισε τη σύριγγα, και άρχισε να τους κάνει ενέσεις.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.Момчето с рождения ден напълнило инжекцията и тръгнало надолу да изрежда присъстващите.
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.עם כל העמיתים שלו. אז כולם התארגנו לשורה אחת, כל המכורים להרואין בשורה,
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.وكان الرجل صاحب عيد الميلاد يملأ الحقنة ويحقن النزلاء المصطفين امامه
Doğum günü sahibi olan şırıngayı doldurmuş, ve sıradaki insanlara enjekte etmeye başlamış.注射器に充填して 注射し始めました 一番の人に注射して
Ehliyet alabilmeniz için 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir.För att få körkort måste du vara minst 18 år.
Ehliyet alabilmeniz için 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir.Jotta voisit saada ajokortin, sinun täytyy olla vähintään 18-vuotias.
Ehliyet alabilmeniz için 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir.Para obtener dicho permiso, se deben tener al menos 18 años de edad.
Ehliyet alabilmeniz için 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir.Для получения водительского удостоверения вам должно быть не менее 18 лет.
Ehliyet alabilmeniz için 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir.وكي يكون بإمكانك الحصول على رخصة قيادة، يجب ألا يقل عمرك عن 18 سنة.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Am conduce până la cel mai apropiat lac şi cu un furtun ne-am face plinul la masină.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Bạn chỉ cần lái xe đến hồ gần nhất, cắm vòi xăng vào, và bình xăng xe hơi của bạn sẽ đầy ắp.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Conducirían cerca del lago, meterían una manguera en él y podrían llenar su tanque.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Csak odahajtunk a legközelebbi tóhoz, beledugjuk a csövet, és már meg is tankoltunk.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Jednoduše byste přijeli k nejbližšímu jezeru, strčili do něj hadici a natankovali byste plnou nádrž.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Jedziemy nad jezioro, wsadzamy do niego szlauch i ściągamy paliwo do auta.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Je rijdt gewoon naar het dichtstbijzijnde meer, steek de slang erin, en de tank zit vol.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.가장 가까운 호수로 가서 호스를 꽂고 기름을 채우면 되니까요.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Sie fahren einfach zum nächsten See, stecken den Schlauch hinein und Ihr Auto ist vollgetankt.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Vi basta guidare fino al lago più vicino, metterci la canna, ed avete fatto il pieno alla macchina.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Vous n'auriez qu'à aller au lac le plus proche, mettre un tuyau dedans, et votre réservoir serait rempli.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Вы бы просто подъезжали к ближайшему озеру, опускали туда свой шланг, и ваша машина была бы заправлена.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.Просто карате до най-близкото езеро, вкарвате маркуча си в него, и ето имате заредена до горе кола.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.פשוט תסעו לאגם הקרוב, תכניסו צינור, ותידלקתם את המכונית.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.تقومون بالقيادة إلى أقرب بحيرة، و تضعون خرطوماً فيها، و تملؤون سيارتكم بالوقود.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.車を満タンにすればいいのです ただしマッチを擦って火を起こすと
Evet. Kişilik bir şekilde doldurmuş, bilincin bütün ekranını doldurmuş gibi.A személy valahogy kitöltötte a tudatosság vetítővásznát.
Evet. Kişilik bir şekilde doldurmuş, bilincin bütün ekranını doldurmuş gibi.La personne a en quelque sorte rempli l'écran de la conscience comme ça.
gerekli iş günü sayısını doldurmuş, yani işsiz kalmadan önce yeteri kadar çalışmışsanız;si vous avez travaillé pendant une durée suffisamment longue avant d'être au chômage
gerekli iş günü sayısını doldurmuş, yani işsiz kalmadan önce yeteri kadar çalışmışsanız;täytät työssäoloehdon, eli olet ollut riittävän kauan työssä ennen työttömäksi jäämistä
gerekli iş günü sayısını doldurmuş, yani işsiz kalmadan önce yeteri kadar çalışmışsanız;uppfyller arbetsvillkoret, d.v.s. har arbetat tillräckligt länge före arbetslösheten
gerekli iş günü sayısını doldurmuş, yani işsiz kalmadan önce yeteri kadar çalışmışsanız;تستوفي شروط فترة العمل أي أن تكون قد عملت لفترة كافية قبل أن تصبح عاطلاً عن العمل.
Guatemala'ya gittim, Guatemala Ulusal Tiyatro Binasındaki tüm yerleri doldurmuştu.그리고 그녀는 V-데이를 과테말라로 전파시켰죠.
Guatemala'ya gittim, Guatemala Ulusal Tiyatro Binasındaki tüm yerleri doldurmuştu.ותביא את וי-דיי לגואטמלה.
Guatemala'ya gittim, Guatemala Ulusal Tiyatro Binasındaki tüm yerleri doldurmuştu.و انها سوف تنقل "V-Day" الى غواتيمالا.
Guatemala'ya gittim, Guatemala Ulusal Tiyatro Binasındaki tüm yerleri doldurmuştu.彼女は21歳でした 私がグァテマラに行くと
Herhangi diğer bir devletin vatandaşıysanız ve son olarak seçim gününde 18 yaşını doldurmuşsanız.du är medborgare i vilket annat land som helst och fyller 18 år senast på valdagen.
İlgili Sayfalar