doldurmuş ile cümle
doldurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arabam miadını doldurmuş.My car is on its last legs.
Onun eski arabası miadını doldurmuş.His old car is on its last legs.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.It is roofed with large slates.
Isaak'ın uzun süredir prodüktörü olan Erik Jacobsen müzikteki 15 yılını doldurmuştur.Isaak's producer, Erik Jacobsen, was instrumental in his sound for 15 years.
Wget, 1990 ortalarındaki "internetten indirme yazılımı" boşluğunu doldurmuştur.Wget filled a gap in the inconsistent web-downloading software available in the mid-1990s.
2006'da rol aldığı romantik-komedi filmi Heute heiratet mein Ex ile göz doldurmuştur.She appears again in the lead role of Heute heiratet mein Ex (2006), a romantic comedy.
Çünkü doldurmuş gibi görünüyorsun.Because it looks like you're topped off.
Kürenin içini tamamen dolduracaktı ve bu yeni durumda da yine kabın tamamını doldurmuş olacaktı.It would fill the container and in this situation it would also fill the the newly shaped container.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.He uses tiny bottles, the glass is tinted, he tops the olive oil off with an inert gas.
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.We had the place crammed full of agents in T-shirts: "James Robinson IS Joseph!" (Laughter)
Kişilik bir şekilde doldurmuş, bilincin bütün ekranını doldurmuş gibi.The person has somehow filled the screen of consciousness.
Bakın, bu artık miyadını doldurmuş bir teknoloji örneği, yakında çöpe gidecek, Holter cihazı.Now, this is an example of another obsolete technology, soon to be buried: the Holter Monitor.
En yakın göle gider, hortumunuzu sokar, ve aracınızın deposu tamamen doldurmuş olurdunuz.You just drive to the nearest lake, stick your hose in it, and you've got your car filled up.
Hani o, Rabbinden izinsiz kaçıp yolcusunu doldurmuş gemiye kendini atmıştı.When he fled on the laden ship,
Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar.Behold, those who wrongfully devour the properties of orphans only fill their bellies with fire.
SC ise cezaevi kapasitesinin yaklaşık %80'ini doldurmuş durumda.The RS has filled about 80% of its prison capacity.
Anayasaya göre aday Suriyeli bir Arap, Müslüman ve 34 yaşını doldurmuş olmalıdır.According to the constitution, the nominee must be Arab Syrian, Muslim and over 34 years of age.
Yarışmalara katılacak olan sporcular 1 Temmuz itibarıyla 15 yaşını doldurmuş olmalıdır.Die auf dem ersten Platz eingelaufenen Staffeln qualifizierten sich für das Finale am 15. Juli.
2006'da rol aldığı romantik-komedi filmi Heute heiratet mein Ex ile göz doldurmuştur.Ihren letzten Film Heute heiratet mein Mann schnitt sie im Jahr 2006.
Buffy Anne'de Avcılığı bırakınca onun yerini Faith doldurmuştu.Nachdem Keyboarder Matze die Band verlassen hatte, nahm Anne seinen Platz ein.
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.Microsoft nennt dieses Verfahren Automatic Private IP Addressing oder kurz APIPA.
18 yaşını doldurmuş ya da daha yaşlı İsrail vatandaşı seçimlere katılabilir.Tous les citoyens âgés de 18 ans ou plus peuvent s'inscrire pour voter aux élections.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Entre sus antiguos alumnos se encuentran los militares y políticos más relevantes del país.
Tablo 2007 yılında 100. yaşını doldurmuştur.En 2007 la ciudad cumple 100 años.
Birden fazla ses bandını yalnız Jaggu'nun sesiyle doldurmuştur.Nel singolo è contenuta anche la versione con solo la voce di Jieun.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Era ormai nel pieno della carriera.
Rusya maçında oynadığı oyunla göz doldurmuştur.Ricordano Max e il gioco che faceva.
Octavianus senatoyu şüpheli unsurlardan temizlemiş ve kendi taraftarlarıyla doldurmuştu.Октавиан очистил Сенат от оставшихся подозрительных элементов и наполнил его своими сторонниками.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Имеют (имели) огромное логово.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Тем не менее, она уже живёт своей жизнью.
Bu kuram bilişim teknolojilerindeki sürekli bir gerekliliğin yerini doldurmuştur.За счёт этого естественные науки заняли своё место в учебном курсе.
2006 yılında 100. yılını doldurmuştur. eski sitesi yeni sitesiЧеткий самый 2006 год Столица встречает...
Tablo 2007 yılında 100. yaşını doldurmuştur.توفى عام 2007 للميلاد وهو يتجاوز المائة عام.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.من أعماله وقت الميل.
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.Preenchendo o vazio, a Microsoft criou uma implementação que é chamado de IP privado automático (APIPA).
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.E mandou que os troncos fossem removidos e lançados na água, ou no meio da mata, e assim foi feito.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Een volle borst die hoog wordt gedragen.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)(In 2009 werden bij een archeologische opgraving in het centrum sporen van de bijbehorende gracht gevonden.)
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Kłącze Gęsto rozgałęziające się.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Czas przeszły dokonany.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Nu är hennes liv fullbordat.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Зазвичай, імператори були носіями найвищої релігійної, політичної і військової влади у країні.
4 numaraya ulaştığında listeeki 18. haftasını doldurmuştur.Приємно було вже, що потрапив у список вісімнадцяти.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Členové tohoto rodu zastávali v minulosti nejvýznamnější úřady a posty.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)(Sajnos ez a helyiség egy 1994-ben bekövetkezett nagy esőzés vízbetörése miatt erősen károsodott.)
Çolak: "Yaşlı insanları öldürüyorsam da bunlar zaten zamanlarını doldurmuşlar.Ben azt feleli: „ha ezt tettem volna, már rég halott lennél”.
Bu atılan taşlar kabri doldurmuştur.Näiden kivien paikat on merkitty lautaan.
Han, döneminde önemli bir boşluğu doldurmuştur.Tämän johdosta Han-kaudella syntyi useita merkittäviä teoksia.
(Örnegin 2005'te ortaya çıkan bir yağmur fırtınası göleti tamamen doldurmuştur.)("Jos huomenna sataa, niin olemme eilen tehneet työtä turhaan.")
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Aikansa kuluksi Päts kirjoitti.
Buffy, "The Gift"te ikinci kez ölünce, onun yerini Scooby'ler doldurmuştu.Buffy on kuollut jaksossa "The Gift" ja Buffybot korvaa häntä.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Πλέον φοβάται για τη ζωή της.
Seçme yaşı, bir vatandaşın kanûnen seçimlerde oy kullanabilmesi için doldurmuş olması gereken azâmî yaştır.Valgretsalder er den alder en person skal have for at kunne stemme til et valg.
Rol aldığı 2014 yapımı Runaway isimli film ile göz doldurmuştur.Al memulai karier aktingnya pada tahun 2014 dengan membintangi sebuah film layar lebar berjudul Runaway.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Người Macedonia nắm giữ quyền chính trị và quân sự cao nhất trong lãnh thổ.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.大柄で髷を結っている。
20. yüzyılın en başarılı Kübalı müzisyenlerinden biri kabul edilen Celia Cruz, 22 altın plak doldurmuştur.20世紀に最も人気があったサルサ・アーティストの一人で、 ゴールドディスクを23度獲得。
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.为了填补这个空白,微软创建了一种叫自动专用IP寻址(APIPA)的实现。
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.권보 등은 태조의 기신(忌晨)에 박거비(朴去非)의 집에 모여서 술을 마시며 기생을 불러 풍악을 베풀었는데, 이때에 이르러 일이 발각되어 규탄했던 것이다.
Han, döneminde önemli bir boşluğu doldurmuştur.헤이안 시대 말기에는 대규모 장원이 놓여 있었다.
İlgili Sayfalar