Ana içeriğe geç
Sözlük

doldurma ile cümle

doldurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Ως πρόωρος τοκετός ορίζεται κάθε τοκετός που πραγματοποιείται πριν από την 37η εβδομάδα της κύησης.
Bunun nedeni ise, 18 yaşını doldurmadan yeni sözleşmeye imza atmak istemediğini söylemiş olmasıdır.Hun havde underskrevet en kontrakt, der erklærede, at hun ikke kunne opsøge sin datter, indtil hun var atten.
Bu yüzden topun doldurma işlemi uzuyor ve ateş gücü düşüyordu.Hermed sænkes temperaturen i brandtrekanten og ilden begrænses.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Flere professionelle bands havde denne gang fundet vej til plakaten.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Slet omgang fordærver gode sæder."
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Prematur anvendes som benevning på barn født før 37. graviditetsukes utgang.
Mâli bakımdan rahatlayacağız ama onun yerini doldurmak çok güç.Den kan suge seg fast til underlaget og kan være svært vanskelig å få løs.
Stam'in yerini doldurmak için Fransız Laurent Blanc transfer edildi.Den franske verdens- og europamesteren Laurent Blanc ble hentet inn som erstatter.
Ama Cole iki gün kala gecenin şarkıcı listesinden çıkardı ve Céline Dion'dan yerini doldurması istendi.Cole trakk seg imidlertid to dager før utdelingen, og da ble Dion spurt.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Saya sedang berbicara tentang NO pengisi album.
Bavula Big Smoke'un kasasındaki bütün paraları doldurmasını söyledi.KPK juga menyita tiga tas besar berisi uang dari tempat penangkapan Fuad.
Halaha kurallarınca 13 yaşını doldurmamış çocukların yas tutma zorunluluğu yoktur.Anak-anak seharusnya khatam al-Quran sebelum berumur 13 tahun, tetapi bukanlah wajib.
New York'ta insanlar White Star Line'in önünü doldurmaya başladı.Mọi người ngay lập tức đổ xô tới các văn phòng của White Star Line tại New York.
1950 - Senatör Joseph McCarthy ABD Dışişleri Bakanlığı'nı, Bakanlığı komünistlerle doldurmakla suçladı.Năm 1950, Thượng nghị sĩ Joseph McCarthy cho rằng các đảng viên Cộng sản đã xâm nhập vào Bộ Ngoại giao.
37. gebelik haftasını doldurmadan doğan bebeklere prematüre diyoruz.Sinh non là việc sinh nở của một trẻ sơ sinh khi chưa đủ 37 tuần thai kỳ.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Để phòng này sẽ trở nên trống rỗng."
Mesaja sadece bir tane doldurma biti('1') ve gerektiği kadar(hiç gerekmeyebilir) sıfırlama biti('0') eklenir.只管打坐(しかんたざ) ただひたすらに坐禅を実践せよの意味。
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".空のキャンバス」が連載中。
İlk defa su doldurmaya giden bir gelin kendisine saçı verir.彼女の血で髪を着色されたことにより、初めて肉体を得る。
1950 - Senatör Joseph McCarthy ABD Dışişleri Bakanlığı'nı, Bakanlığı komünistlerle doldurmakla suçladı.1950年 - ジョセフ・マッカーシー米上院議員が国務省に共産党員が在籍していると演説。
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.^ Mozillaは1.8 Beta 1以降でE4Xをサポートしている。
En basit ve etkili yöntemse tekerlekli araçlarda tekerleklerin içerisine su doldurmaktır..最も一般的な水汲み水車は、垂直に立てられた車輪に一連のバケツがくくりつけられたものである。
Böylece, yeniden doldurmaya gerek kalmadan altı kurşun atılabilir.4発全て消滅するまで次の発射はできない。
Boşlukları doldurmak için Belçika iki takım, Fransa' da beş takım göderdiler.シカゴでは工場勤務で2つのシフトを掛け持ちして働きづめでした。
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.這就是 PRISM 計劃的目的—填補空白。
İlk defa su doldurmaya giden bir gelin kendisine saçı verir.最初理发师为女性顾客理发时,用它来别束头发使用。
Aşağıdaki resim doldurma işlemini özetlemektedir.將上下畫面加以交換。
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.시중에 판매하지 않은 프로모션용 앨범도 있다.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".הם מחפשים את המשהו שימלא את הריק".
Refillio: Yeniden doldurma büyüsüdür.אוצרת: טל אמיתי לביא.
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.אנשי אותיות הח"י משולים לאש בחשכת הלילה.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.אני מדבר על אלבום ללא שירים שנועדו למלא מקום.
Lineer interpolasyon, genellikle bir değer tablosundaki ara boşlukları doldurmak için kullanılır.אינטרפולציה ליניארית משמשת לעיתים קרובות כדי למלא פערים בטבלה.
Doldurma tahmini saldırıları, saldırgana açık mesaj hakkında blok şifreye saldırmadan bilgi sağlar.Проверките служели за събиране на информация за предотвратяване на директно посегателство срещу системата.
Böylece, yeniden doldurmaya gerek kalmadan altı kurşun atılabilir.Međutim, iz pištolja se može pucati šest puta, prije nego li ga se mora ponovno puniti.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Grubo se može pretpostaviti da ispunjuju potpuno cijeli prostor.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Oficiálne pridaný bol však až v Beta 1.8.
Postyapısalcı felsefe, Postmodernizmin düşünsel felsefi arkaplanını doldurmaktadır.Filozofický pojem postmoderny sa usiluje vypracovať filozofický postmodernizmus.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
Ancak toplu bir tabancayı doldurmak her zaman şarjörlü bir tabancaya göre zaman alır.Vedno ravnam z vsakim orožjem, kakor da je napolnjeno.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Bronasto medaljo je takrat zgrešil za 1,8 sekunde.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Špartanci so tudi tokrat ubranili svoje vrste.
Bit doldurma herhangi bir boyuttaki mesaj için uygulanabilir.Razširitev Schläflijeve notacije se lahko uporabi za vse razsežnosti.
Asya ülkelerinde yastıkları koyun yünü ile doldurmak yaygındır.Azijos šalyse labiau paplitę patiekalai iš minkštaodžių vėžlių.
Kaleci atışta kale alanını olabildiğince doldurmaya çalışır.Dailidės stengdavosi medžio drožiniais kuo daugiau užpildyti tuščias plokštumas.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Kartais fonai gali būti padidinami tam, jog būtų padengiamos tuščios vietos.
(Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; 30 kapasiteli şarjörlere 28 adet fişek doldurmak idealdir.(Võib-olla kaotas ta seegi kord, sest võimalikke tulemusi on kõigest 31.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Teekond tühjade tünnidega".
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.A decedat în 1994, am fost reangajat la MIT ca s-o înlocuiesc, dar e greu.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Ella murió en 1994, y fui contratado de nuevo por el MIT para intentar cubrir su espacio, pero es muy difícil.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Elle est décédée en 1994 et j'ai été rappelé au MIT pour prendre sa place. Mais c'est tellement dur.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Hun døde i 1994, og jeg blev hyret tilbage til MIT for at prøve at fylde hendes sko, men det er så svært.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Sie starb 1994 und ich wurde zurück ans MIT geholt, um ihren Platz einzunehmen, aber es ist so schwierig.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Ze overleed in 1994. MIT wierf me weer aan om haar plaats in te nemen, maar dat valt niet mee.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Zesnula v roce 1994. Mě pak zaměstnali na MIT abych zkusil jít v jejích šlépějích, ale bylo to velmi těžké.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Zmarła w 1994 roku, a mnie przyjęli z powrotem do MIT-u. Próbuję ją zastąpić, ale jest to trudne zadanie.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Она умерла в 1994 году. А меня снова взяли в MIT на её место, но заменить её практически невозможно.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.Тя почина през 1994-а и аз бях нает от МТИ да заема нейното място, но това е толкова трудно.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.היא נפטרה ב-1994, ו-אמ.איי.טי שכרו אותי כדי שאכנס לנעליה, אבל זה כה קשה.
1994 yılında yaşamını yitirdi, ve beni onun yerini doldurmak için MIT'ye tekrar aldılar, ama zordu.لقد توفيت في العام 1994. لقد وظفت مرة أخرى في المعهد لأحاول القيام بمهماتها، و كان ذلك صعبا جدا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod