Ana içeriğe geç
Sözlük

doldur ile cümle

doldur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaratılış başarılı olursa, yaratılıştan sorumlu alt sistem boş nesneyi doldurur.Ako stvaranje nije uspjelo, podsustav odgovoran za stvaranje popunjuje prazan objekt.
"Bizi bir kamyona doldurdular.Metnulo nas u teretne vagone.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Naprjedovao je do vrha.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
600 sayfa tutan bir divanı dolduracak kadar şiir yazmıştır.Sastavio je hrvatsku pjesmaricu od 600 stranica.
Bu amaçla ön doldurucu devreler kullanılmaktadır.U tu se svrhu primjenjuju usmjerene antene.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783. godine prisustvovao je prvom letu balona kojeg su prikazali braća Montgolfier.
DNA polimeraz oluşan boşlukları doldurur.DNK polimeraza je vrsta polimeraze.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Grubo se može pretpostaviti da ispunjuju potpuno cijeli prostor.
CJ paraları doldurdu ve Tenpenny'ye fırlattı.HNS je kompletirao dokumentaciju i proslijedio je Fifi.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Sada se te čaše nalaze na sloju leda.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Oficiálne pridaný bol však až v Beta 1.8.
Takım, 2013 yılında Lewis Hamilton'ın Mercedes'e geçmesiyle açılan boşluğu Sergio Pérez ile doldurdu.V roku 2013 vymenil Lewisa Hamiltona Sergio Pérez.
Postyapısalcı felsefe, Postmodernizmin düşünsel felsefi arkaplanını doldurmaktadır.Filozofický pojem postmoderny sa usiluje vypracovať filozofický postmodernizmus.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Ústi do nej Hálkova.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Populácia obce sa zväčšila a mesto zažilo rozmach.
Başarılı futboluyla göz doldurdu.Vychoval veľký počet úspešných futbalistov.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Odrazené lúče potom vzďaľujúce sa Apollo zachytávali.
1996'da 65 yaşını doldurduğu için aynı camiden emekli oldu.V roku 1999, vo veku 56 rokov, odišla do dôchodku.
Bu, iki fermiyonun aynı kuantum durumunu dolduramayacağını ortaya koyar.Ten hovorí, že dve častice sa nemôžu nachádzať v rovnakom kvantovom stave.
Her hücre içindeki gaz, tek bir seferde doldurulmuş ve sıkıştırılmıştır.V obytnej kabíne boli uložené resp. pripútané všetky predmety.
Bir gol bir asistlik performans ile göz doldurdu.Stastny na podujatí dosiahol gól a asistenciu.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Obaja postúpili do druhého kola.
Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu.Na primernih lokacijah so jih napolnili z vodo.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Delajo polni delovni čas.
Ancak toplu bir tabancayı doldurmak her zaman şarjörlü bir tabancaya göre zaman alır.Vedno ravnam z vsakim orožjem, kakor da je napolnjeno.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.Da bi omejili možnosti požara, je bilo v več prostorih nameščeno nekaj sto veder vode.
Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur.Včasih se prostor med trupoma zapolni z balastno vodo.
Yiyecekler Beta 1.8'den önce can doldurmaktaydı.Bronasto medaljo je takrat zgrešil za 1,8 sekunde.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Na progi sta obratovala dva tovorna vagončka.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.Špartanci so tudi tokrat ubranili svoje vrste.
1980'lerde bunun evreni dolduran kara maddeyi açıklayabileceği düşünülüyordu.Pred leti se je zdelo, da bi masa nevtrinov lahko razložila maso temne snovi v Vesolju.
Bunun sebebi lityum iyon pillerin en üst seviyede doldurulabilme yoğunluklarıdır.Bron je odlična kovina za litje kipov zaradi višje natezne trdnosti .
Bit doldurma herhangi bir boyuttaki mesaj için uygulanabilir.Razširitev Schläflijeve notacije se lahko uporabi za vse razsežnosti.
2 Mart 2009'dan beri bu zaman dilimi Late Night with Jimmy Fallon ile doldurulmaktadır.Nuo 2009 m. kovo 2 d. The Roots tapo NBC televizijos pokalbių laidos Late Night with Jimmy Fallon grupe.
Asya ülkelerinde yastıkları koyun yünü ile doldurmak yaygındır.Azijos šalyse labiau paplitę patiekalai iš minkštaodžių vėžlių.
Daha sonra bu gölcükler dolduruldu.Šias spragas ir užpildė tosafistai.
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.Arbatos šluotelės yra iškirpti iš vieno bambuko gabalo.
Her hücre içindeki gaz, tek bir seferde doldurulmuş ve sıkıştırılmıştır.Per vieną ciklą vamzdžių blokas apsisuka 1 kartą, kiekvienas vamzdis vieną kartą užtaisomas ir iššaunamas.
Kaleci atışta kale alanını olabildiğince doldurmaya çalışır.Dailidės stengdavosi medžio drožiniais kuo daugiau užpildyti tuščias plokštumas.
Mevsimlik olarak, Okavango Deltası yoluyla, Taughe'ye ek olarak Okavango Nehri tarafından doldurulur.Ežerą sezoniškai papildo Okavango upė per Okavango deltą.
Eski kömür ocaklarının bulunduğu alan toprakla dolduruldu.Buvusių klinčių karjerų duobės užsipildė gruntiniu vandeniu.
Bazen boş bırakılan alanı bütünüyle doldurması için büyültülebilir.Kartais fonai gali būti padidinami tam, jog būtų padengiamos tuščios vietos.
Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler.Nėra mechanizmo, kuris nustatytų, kurioje valstybėje žmogus gali tomis teisėmis naudotis.
Yakıt doldurulduktan sonra uçağa binip havalanırlar, ama bir süre sonra uçak düşer.Nors žmonės spėja grįžti į lėktuvą ir pakilti, tačiau netrukus trenkiasi į žemę.
Jeff Fabb ve Blake Bunzel, gruptan 2011 yılında ayrıldı, yerlerini Tom Hane ve Randy Weitzel doldurdu.Jeff Fabb ja Blake Bunzel lahkusid bändist 2011. aastal ja nemad asendati Tom Hane'i ja Randy Weitzeliga.
"Bizi bir kamyona doldurdular.Ta pani auto käima'.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.See olevat ta hingel kripeldanud lõpuni.
Onların yerini yarı yarıya kızlar doldururdu.Säilinud fotodest üle poole kujutavad tüdrukuid.
Tüm veriler Rusça doldurulur.Kõik väljad olid venelasi täis.
Temas ikili, bileşenleri Roche loblarını dolduran çift yıldızlardır.Kontakt-kaksiktähtedes täidavad mõlemad komponendid oma Roche'i pinnad.
Daha sonra, katılımcılar bir anket doldurdular.Hiljem tuli osalistel täita küsimustik.
(Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; 30 kapasiteli şarjörlere 28 adet fişek doldurmak idealdir.(Võib-olla kaotas ta seegi kord, sest võimalikke tulemusi on kõigest 31.
Testi Doldurdum Çaydan 03.Juhan Laidoner 3.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Tema asemele astus noor siseministeeriumi osakonnaülem Johannes Virolainen.
Yıldızlararası uzayı doldurur ve galaksiler arası uzaya iyi bir şekilde uyum sağlar.See täidab tähtedevahelise ruumi ja sulandub sujuvalt kokku galaktikatevahelise keskkonnaga.
Kaledeki yeteneği ile göz doldurdu ve kariyerini bu mevkiide devam etti.Seal ühines ta advokaatide korporatsiooniga ja oleks saanud oma karjääri sel alal jätkata.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.Hiljem saart laiendati.
Kış mevsiminde de yatağını dolduramaz, debisi çok azdır.Sukulendina vajab vähe vett, talvel kastmist ei vaja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doldur ile cümle - Sayfa 30 - doldur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App