Ana içeriğe geç
Sözlük

doldu ile cümle

doldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Şi totuş Dumnezeu le umpluse casele de bunătăţi. -Departe de mine sfatul celor răi! -
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.so er doch ihr Haus mit Gütern füllte. Aber der Gottlosen Rat sei ferne von mir.
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Αλλ' αυτος ενεπλησεν αγαθων τους οικους αυτων πλην μακραν απ' εμου η βουλη των ασεβων.
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.А Он наполнял домы их добром. Но совет нечестивых будь далек отменя!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.При все, че Той напълни с блага домовете им. Но далеч да бъде от мене мъдруването на нечестивите!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.והוא מלא בתיהם טוב ועצת רשעים רחקה מני׃
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.وهو قد ملأ بيوتهم خيرا. لتبعد عني مشورة الاشرار.
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.那 知 神 以 美 物 充 滿 他 們 的 房 屋 . 但 惡 人 所 謀 定 的 離 我 好 遠
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.那 知 神 以 美物 充滿 他 們的 房屋 . 但 惡人 所 謀定 的 離我 好遠
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduDar consumă de tot cărbunele din subteran, minerii sapă la adâncime, minele de cărbune se umplu cu apă,
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduMaar de kolen in de grond geraken uitgeput, mijnwerkers moeten diep graven, koolmijnen vullen met water,
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduMas acabaram por usar todo o carvão existente à superfície, começaram a cavar minas, que se encheram de água,
Ama suçu benim üzerime atma Evet,kendine baţka bir içki doldururken..Mais ne rejette pas la faute sur moi en te servant un autre verre
AMX13 75, AMX13 90 ve T71 kasnaklı doldurma mekanizmasına sahipken, aynı mekanizma WZ-131 ve WZ-132"de yoktur.AMX12 75, AMX13 90 a T71 mají bubnový zásobník, který u WZ-131 a WZ-132 chybí.
AMX13 75, AMX13 90 ve T71 kasnaklı doldurma mekanizmasına sahipken, aynı mekanizma WZ-131 ve WZ-132"de yoktur.AMX13 75, AMX13 90, T71는 드럼식 장전기가 있지만, WZ-131과 WZ-132에는 없습니다
AMX13 75, AMX13 90 ve T71 kasnaklı doldurma mekanizmasına sahipken, aynı mekanizma WZ-131 ve WZ-132"de yoktur.AMX13 75, AMX13 90 und T71 haben ein Trommelmagazin - und das fehlt den Panzern WZ-131 und WZ-132.
AMX13 75, AMX13 90 ve T71 kasnaklı doldurma mekanizmasına sahipken, aynı mekanizma WZ-131 ve WZ-132"de yoktur.LAMX13 75, AMX13 90 et T71 possèdent un chargeur de barillet, absent sur les WZ-131 et WZ-132.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Die meisten Probleme machte der Akku.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Een van de knelpunten was het batterijverbruik en het opladen.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.주요 문제점중에 한가지는 건전지 소비량과 충전 문제 였습니다.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.O problemă cheie era consumarea bateriei și reîncărcarea.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Un des problèmes clés était la consommation de la batterie et le chargement.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Uno dei problemi principali era il consumo di batteria e la ricarica.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Uno de los temas clave fue el consumo y la carga de la batería.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Ένα από τα βασικά προβλήματα ήταν η κατανάλωση μπαταρίας και η φόρτιση.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Един от ключовите въпроси беше потреблението на батерията и зареждането.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.Одной из основных проблем было использование батареек и зарядка.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.כי בבדיקות השטח למדנו
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.واحدة من القضايا الرئيسية التي تم استهلاك البطارية والشحن.
Ana sorunlardan birisi pil tüketimi ve doldurulmasıydı.また明るさも問題でした 外は日差しが強く
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Aveam patru ani când am văzut-o pe mama încărcând mașina de spălat pentru prima dată în viața ei.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Avevo solo quattro anni quando ho visto mia madre caricare una lavatrice per la prima volta in vita sua.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Bil sem star samo 4 leta ko sem videl svojo mamo nalagati perilo v pralni stroj prvič v njenem življenju.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Byly mi teprve čtyři roky, když jsem viděl svou matku, jak plní pračku úplně poprvé v jejím životě.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Csak négyéves voltam, amikor láttam anyukámat életében először megtölteni egy mosógépet.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Eu tinha apenas 4 anos quando vi a minha mãe encher uma máquina de lavar pela primeira vez na sua vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ich war erst vier Jahre alt, als ich meine Mutter das erste Mal in ihrem Leben eine Waschmaschine beladen sah.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ik was vier jaar oud toen ik mijn moeder een wasmachine zag vullen, voor het eerst in haar leven.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jag var bara fyra år gammal när jag såg min mor ladda en tvättmaskin för den allra första gången i hennes liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jeg var kun fire år gammel da jeg så min mor fylde en vaskemaskine for første gang i sit liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Je n'avais que quatre ans quand j'ai vu ma mère charger une machine à laver pour la première fois de sa vie.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.저희 어머니가 생애 처음으로 세탁기를 사용하는 것을 봤을 때, 저는 겨우 네살이었습니다.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Mal som len štyri roky, keď som videl, ako dáva moja mama veci do práčky prvýkrát v jej živote.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Miałem tylko cztery lata gdy zobaczyłem jak moja mama po raz pierwszy w jej życiu uruchamia pralkę.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Tôi chỉ mới 4 tuổi khi tôi thấy mẹ tôi sử dụng máy giặt lần đầu tiên trong cuộc đời bà ấy.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Yo tenía solo cuatro años cuando ví a mi madre llenar una lavadora de ropa por primera vez en su vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ήμουν μόλις τεσσάρων ετών όταν είδα τη μητέρα μου να βάζει ρούχα στο πλυντήριο για πρώτη φορά στη ζωή της.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Бях само на четири години, когато видях майка ми да зарежда пералня за първи път в живота си.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мені було всього чотири роки, коли я побачив, як моя мати уперше в своєму житті закладає речі в пральку.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мне было всего 4 года, когда я увидел, как моя мама загружает стиральную машину в первый раз в своей жизни.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.הייתי רק בן ארבע כאשר ראיתי את אמא שלי ממלאה מכונת כביסה בפעם הראשונה בחייה.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.كان عمري أربع سنوات عندما رأيت والدتي تضع الملابس في الغسالة للمرة الاولى في حياتها
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.初めて使うのを見た時 私はたったの4歳でした 母にとっては最高の日でした
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.La puzza del cadavere della madre aveva invaso lo studio.
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Le cadavre enfoui de la mère avait commencé à pourrir...
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Зловоние от трупа его матери начало проникать в студию.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.A zrazu povstal z neba zvuk ako zvuk nesúceho sa silného vánku a naplnil celý dom, kde sedeli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Deodată a venit din cer un sunet ca vîjîitul unui vînt puternic, şi a umplut toată casa unde şedeau ei.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.De repente veio do céu um ruído, como que de um vento impetuoso, e encheu toda a casa onde estavam sentados.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.In eens kwam er uit de hemel een geluid, alsof er een storm opstak. Het was in het hele huis te horen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod