Örneğin, şekilde sol alt köşedeki dame doldurulunca siyah a noktasında oynamak zorunda kalır.1子局―左上の隅に黒石を置いて対局を開始する。
28.500 yıl önce: Yeni Gine, Asya veya Avustralya'dan gelen koloniciler tarafından dolduruldu.(ヴェゼール渓谷の先史的景観と装飾洞窟群) 28,500年前:アジアもしくはオーストラリアを経由して、人類がニューギニア島へ到達。
Görülen yılan içi doldurulmuş bir yılan derisiydi.食べた蛇が自分の足となったものらしい。
Bitti kalem doldu defter.最終編が絶筆となった。
Servis edilmeden önce ortası Antep fıstığı ile doldurulur.予選前に、フラットをぬいぐるみ扱いする。
Bu sebeple gezegenler arası ortam heliyopozda duran kabaca küresel hacmi doldurur.惑星間物質は、ヘリオポーズの中をおおよそ球状に満たしている。
Çerçeve yeterince iyiydi ancak içinin doldurulması gerekiyordu."作品的架构十分好,但是需要将之填满”。
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.这片空白领域很快就由第三方厂商占领,如OpenFeint、Plus+、AGON Online和Scoreloop。
İki yaşını doldurduğunda babası Suriye başkanı oldu.他父亲成为叙利亚总统时他才两岁大。
Mısır Pasaportu yenilenenmez; orijinal süresi dolduktan sonra yeni bir pasaport için başvuruda bulunmalıdır.埃及护照不可重複申請;一个人若要申请新的护照,只能在原本護照過期之後申請。
Sabun kabarcıkları doğal gaz gibi yanıcı bir gazla da doldurulup ardından ateşlenir.肥皂泡也可以用天然气之类的可燃气体填充然后点燃。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.昔者,三苗之居,左彭蠡之波,右有洞庭之水,文山在其南,而衡山在其北。
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.在宇宙暴脹結束之後,宇宙充滿了夸克-膠子電漿。
İsa bunun üzerine hizmet edenlere şöyle der: "Küpleri suyla doldurun".萬彧既為左丞相,蕃嘲彧曰:“魚潛於淵,出水煦沫。
Bu havuzlar doldurularak, yapı üzerine inşa edildi.這些垃圾堆滿了他的家。
Ertesi gün kardeşlerinin torbalarına tahıl doldurttu.翌日,她們為潘婷護髮產品拍攝大頭廣告照。
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.為了防止火警,其中幾個房間放滿了數以百計的水桶。
I. Dünya savaşında gözyaşı gazını el bombalarına doldurarak kullanan Fransaydı.第一次世界大戰中,法军在戰爭中率先使用催淚瓦斯。
Bu barı yemek yiyerek doldurabilirsiniz.建物現作為餐飲業之用。
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.及河,又使止之。
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.這就是 PRISM 計劃的目的—填補空白。
Buna Temizu denilir: Maşrapa sağ ele alınıp su doldurulur.姓氏為清水,全名為清水染。
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.为了填补这个空白,微软创建了一种叫自动专用IP寻址(APIPA)的实现。
Bu harç patlıcanların ortasındaki yarıklara doldurulur.倒入面糊至摸子的半分满。
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.卡莫的团伙把炸弹藏在沙发里,以此将炸弹走私到第比利斯。
İlk defa su doldurmaya giden bir gelin kendisine saçı verir.最初理发师为女性顾客理发时,用它来别束头发使用。
Bowen'ın yeri Richard Jefferson ile dolduruldu.Richardson屋子被买了下来。
M240e benzemektedir sadece sağ taraftan doldurulur.它與M240G相似,但移除內置式兩腳架。
Ayrıca beyaz peynirle doldurulmuş biber .)也有加上乾酪粉的吃法。
Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler.但這不包含個人資產依賴其職位的政府首腦。
Üreme oranları düşük de olsa genç kuşların doldurabileceği boşluklar bulunmaktadır.幼年智慧超群,曾為地主放牛為生。
Domuz kanını bir kovaya doldururlar.猪血是指猪的血液。
Kimmel genellikle programını "Matt Damon'dan özür diliyorum ama süremiz doldu." deyişi ile kapatır.坎摩尔经常在节目结束时说“抱歉,马特·戴蒙,我们没有时间让你出场了。
Ama zamanın dolduğunda gitmek zorundasındır.若同時達成,則平手。
1.haftası doldurduğunda gözleri açılmaya başlar ve gözlerinin tamamen açılması 12.gününü bulur.10日大就可以完全打開眼睛。
Testi Doldurdum Çaydan 03.車站編號是TN 03。
Aşağıdaki resim doldurma işlemini özetlemektedir.將上下畫面加以交換。
Onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.所有年满18岁的俄罗斯共和国公民都适宜加入。
Osmanlı topları yaklaşık iki saatte dolduruluyordu, bundan dolayı topçu ateşi sık değildi.整個服役期間一直受到火炮故障的困擾,以至於幾乎從未進行10門主砲的齊射。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.이 3산의 와전으로인지 신산을 산신(産神)이라 하여 아이를 베풀어 주는 산으로 삼기도 한다.
1945 yılından bu yana Ptuj, Sloven nüfusu tarafından neredeyse tamamen doldurulmuştur.1945년 이후부터 슬로베니아인이 시 전체 인구의 다수를 차지하고 있다.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.권보 등은 태조의 기신(忌晨)에 박거비(朴去非)의 집에 모여서 술을 마시며 기생을 불러 풍악을 베풀었는데, 이때에 이르러 일이 발각되어 규탄했던 것이다.
70'e yakın plak doldurdu.17개 속에 약 50여 종으로 이루어져 있다.
Kimmel genellikle programını "Matt Damon'dan özür diliyorum ama süremiz doldu." deyişi ile kapatır.지미 키멀은 본인의 쇼 《지미 키멀 라이브!》가 끝날 때, 자주 “미안하지만 시간 관계상 맷 데이먼은 모시지 못하였다.”라는 말로 마무리를 하였다.
Zamanı dolduğunda bu yuvanın içine girer ve ölür.그러니 이 호수에 들어가면 죽을 것이다.
Doldurucu ise taretin sağ taretindedir ve kapağı üstündedir.호는 추수(秋水), 만오(晩悟), 우현(又玄), 현현자(玄玄子)이다.
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.가지고 있는 꾸꾸리가 형 메꾸리를 그리워하고 있다.
"Bizi bir kamyona doldurdular.우리를 독서에 빠져들게 했지요."
Karbondioksit, muameleden sonra çıkarılabilir ve tekrar doldurulabilir.날아간 이산화탄소는 회수할 수 있으며 재활용이 가능하다.
Her yer doldurulmuş kuşlarla doludur.저어새를 비롯한 6종의 새를 포함하고 있다.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.그 후에는 관광지가 됐다.
Han, döneminde önemli bir boşluğu doldurmuştur.헤이안 시대 말기에는 대규모 장원이 놓여 있었다.
Crowley, Nolan'ın garajını dolduran büyüklükte bir şehir maketi yaptı.크롤리는 놀런의 차고를 가득 채워 도시의 모형을 만들었다.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.비조합 노동자가 고용되어 파업은 깨졌다.
Yaklaşık 25 yıllık hizmetin sonunda ekonomik ve teknik ömrümü doldurduğum gerekçesi ile emekli oldum.25년간 재위한 끝에 늙고 망령이 나게 되었다.
Bazı yıllar gazetelerde de bulunamamıştır ve doldurulmayı beklemektedir.오랜 세월에도 글씨가 손상되지 않았고 보존상태가 양호하다.
Hamur aşağıdaki biçimlerde doldurulur.보머리도 아래의 운공처럼 초각되어 있다.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.이때 쓰이는 글씨는 동판에 새겨 찍어냈다.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.대간이 전의 일을 아뢰었다.
Balkan Yarımadası'nın birçok kısmı bu gelen akım ile doldu.이탈리아 반도 전역은 이 승전보로 들끓었다.