Temas ikili, bileşenleri Roche loblarını dolduran çift yıldızlardır.Контактные, где обе звезды заполняют свои полости Роша.
Leydi Macbeth (brindisi müziği) şeklinde bir şarkı söyler (Si colmi il çaliçe - "Şarap kaşesini doldur.")Леди Макбет поёт застольную ('Si colmi il calice').
Mesajları doldurma trafik analizini zorlaştırır.Дополнение сообщения помогает сделать анализ трафика сложнее.
Jeff Fabb ve Blake Bunzel, gruptan 2011 yılında ayrıldı, yerlerini Tom Hane ve Randy Weitzel doldurdu.Джефф Бафф и Блэйк Банзел ушли из группы в 2011, и были заменены Томом Ханом и Рэнди Вейтзелом соответственно.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Банда Камо привезла бомбы в Тифлис, спрятав их внутри дивана.
Bu çok ince tozla doldurulmuş bir tüptür yani normal bileşenin hareketi engellenmiştir.Это трубка, заполненная очень мелким порошком, из-за чего поток нормальной компонент практически заблокирован.
Ancak trafik zabıtaları da istisnai hallerde bu tür tutanakları doldurabilmektedirler.В этом типе гонки игроки должны (но не все это делают) зарабатывать нитро.
Bit doldurma herhangi bir boyuttaki mesaj için uygulanabilir.Дополнение битами может быть применено к сообщению любой длины.
Bu sırada gözler yumulu olduğu halde caminin içinin nurla dolduğu da hissedilir.Выкрашенные кожи высушиваются и затем на них наводится глянец.
Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider.На этот раз в пролив были направлены миноносцы.
Barutu doldurulduktan sonra paçavra ile sıkıştırılır ve misket atılır.После этого они выползают из кожи, падают на землю и окукливаются.
Pasaportun kullanım süresi dolduktan sonra yeni bir pasaport alınır.Для получения нового паспорта старый необходимо сдать.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".И они пошли с пустыми руками ».
Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı.Отслужив в армии пятнадцать лет, он уволился в запас в 1950 году в звании старшего капитана.
Ancak Ruslar takviye alabiliyorlardı,Türkler açısından her kaybın yeri doldurulamayacak durumdaydı.Конечно, японцы понесли бы потери, но русских в этом неравном бою спасти не могло бы ничего.
Bu havuzlar doldurularak, yapı üzerine inşa edildi.Таким способом попытались заполнить бассейны.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.В 1783 г. братья Монгольфье запустили первый аэростат.
Yine arka plan mümkün olduğu kadar dolduruluyordu.Отзывы снова были так хороши, как они могли бы быть.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Место гитариста занял его племянник Стивен Янг.
Açıklıkların hepsi ışıkla dolduğunda, uzayaracı ufka göre merkezileştirilmiş oluyordu.Заполучив всё необходимое, они понеслись к обозначенному фонарём месту.
Domuz kanını bir kovaya doldururlar.Они убивают свинью и сливают её кровь в ведро.
Bir alan kullanılmadığında sıfır ile doldurulur.Если поле не используется, оно заполняется нулями.
Süre dolduktan sonra gelen parçalar yok edilir.Погашенные карточки по истечении установленного времени уничтожались.
Bir panel dolduğunda başka bir sayfa oluşturulur ve geçerli sayfayı değiştirmeniz gerekir.Если процессу нужна новая страница, он должен заменить одну из собственных.
İnarizuşi, genellikle sadece suşi pilavı ile doldurulan kızartılmış soya torbasıdır.Мешочек, обычно наполненный лишь рисом.
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Тем не менее, она уже живёт своей жизнью.
Onun yerini kimse dolduramaz." demiştir.Никто не сможет найти в нём ни одного изъяна».
Bugün göl tarla sahibi tarafından doldurulmuştur.Сегодня её территория отнесена к региону Лотарингия.
M240e benzemektedir sadece sağ taraftan doldurulur.Один представляется как Ми-24 и отдаленно похож на оригинал.
Ertesi gün kardeşlerinin torbalarına tahıl doldurttu.На следующий день полк занял посёлок Птикиярви.
Şubat 1938'de vizesi doldu.10 февраля 1938 года следствие было закончено.
Sağında ve solunda bulunan iki melek İsa'dan akan kanı kadehlere doldurmaktadır.Её возносят в небо два летящих ангела, а над ними — два херувима.
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.Газета «Киев» имеет своей задачей заполнить этот пробел.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Твоя добрая слава привлекла нас пред лице твоё.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.Прицельная сетка выполнена гравировкой с последующим заполнением эмалью.
Bu kuram bilişim teknolojilerindeki sürekli bir gerekliliğin yerini doldurmuştur.За счёт этого естественные науки заняли своё место в учебном курсе.
2006 yılında 100. yılını doldurmuştur. eski sitesi yeni sitesiЧеткий самый 2006 год Столица встречает...
Ruhuna koyu bir karanlık doldu.Помрачено её разумение Тьмою.
2009 Avrupa Yılı'nın Logosunu Logo Talep Formu nu doldurarak kullanmaya başlayabilirsiniz.А с 2009 года на европейском рынке стало можно и встретить конфеты со вкусом колы.
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.Из них же велась погрузка в вагоны.
28.500 yıl önce: Yeni Gine, Asya veya Avustralya'dan gelen koloniciler tarafından dolduruldu.قبل 28،500 سنة: غينيا الجديدة تصبح مأهولة بالمستعمرين من آسيا أو أستراليا.
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.الغواصات النووية الحديثة لا تحتاج لإعادة تزويدها بالوقود النووي طوال فترة عمرها المقدر بنحو 25 سنة .
Bu dönemde 10 kitap dolduran yazar, 125 de hikâye yazdı.في هذه الفتره كتب الكاتب 125 حكايه مؤلفه من 10 كتب.
Müşteri repo vadesi dolduğunda makbuzu iade edip, tutar kendisine nakden ödenir.وعندما علم الخليفة بذلك تراجع عن الأمر وأرسل لها طل كهدية.
Şubat 1938'de vizesi doldu.واكتملت في شباط 1938م.
22 Temmuz'da yapılan imza töreninde ise "Ben kimsenin yerini doldurmaya gelmedim.خلال تقديمه في 22 يوليو 2014، قال أوبلاك:«أنا لم أتي لكي أحل محل أي أي شخص.
Pasaportunun süresi doldu.تاريخ إنتهاء الجواز.
15 Mayıs - Kuraklığın bittiği, barajların dolduğu açıklandı.15 مايو – عندما تحلم الحيوانات من إخراج .
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.ولما استقال من الوزارة أعادوا شرب القهوة إلى سابق عهده.
Ginza, 16. yüzyılda doldurulan eski bir bataklığın üzerine kurulmuştur.بينت غينزا على مستنقع سابق كان قد أستخدم في القرن السادس عشر.
Tablo 2007 yılında 100. yaşını doldurmuştur.توفى عام 2007 للميلاد وهو يتجاوز المائة عام.
İçerisine su doldurulur.وسطيحة فيها ماء.
Ve bunu "Korkarım uyuyan devi uyandırdık ve korkunç kararla onu doldurduk." şeklinde dile getirdi.يقول:"أخشى أن كل قمنا به كان لإيقاظ عملاقا نائما جرى شحنه بالفضب مع تصميم رهيب."
Maç, bir takım hedef skora ulaştığında veya süre dolduğunda biter.تنتهي اللعبة عندما ينفد الوقت أو يحصل فريق على نقاط كافية.
Okul yıllarında, para kazanmak için uçaklara yakıt doldurdu.وكان لسنوات يجمع المال من أجل تكاليف الدراسة.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.من أعماله وقت الميل.
Testi Doldurdum Çaydan 03.الذريعة إلى تصانيف الشيعة - ج13.
Eserde bazı kusurlar görülse de alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.وبما أنّها أزيحت على الجوانب، فهي تترك مجالا واسعا في الوسط.
Bu amaçla ön doldurucu devreler kullanılmaktadır.وتستخدم لهذا الغرض مجالات مغناطيسية قوية.
Antik Romalılar, cam kürelere su doldurup mercek olarak kullanmışlardır.لقد كان الرومان القدماء رائدين في استخدام الزجاج كمواد.