Ana içeriğe geç
Sözlük

dolaylı ile cümle

dolaylı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Ed ecco le implicazioni di ciò che è successo.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Et voici les conséquences de ce qui arrive.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Hier sehen wir die Bedeutung dessen, was da passiert war.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Hier zie je het gevolg van wat er gebeurt.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;그리고 여기 일어난 결과가 있습니다.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Nasuwa się tu pewien wniosek.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi; Ne yazık ki 9 ay önce kaybettiğimizEste brasileiro, chamado Humberto, que infelizmente morreu há nove meses, disse:
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Si aceasta este implicatia a celor ce s-au intamplat.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Y aqui están las implicancias de lo que pasa.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Вот какие последствия это повлекло.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;Ето какво се случи като в последствие.
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;وهذه هي تعقيدات ما حصل .
Olanlar dolaylı olarak şöyleydi;ここにブラジルのハンベルトという男性がいます
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Csak közvetve láthatók, a fekete lyukak ugyanis rombolják a környezetüket.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Dar le putem vedea indirect, găurile negre crează haos în jurul lor.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.우리는 간접적으로 볼수있습니다. 블랙홀은 그 주변 환경에 대파괴를 일으키기 때문이죠.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Li riusciamo a vedere indirettamente, perché i buchi neri provocano caos nel loro ambiente.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Môžeme ich vidieť nepriamo, pretože čierne diery spôsobujú vo svojom okolí skazu.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Můžeme je vidět nepřímo, protože černé díry pustoší okolní prostředí.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Nous pouvons les voir indirectement, parce que les trous noirs font des ravages dans leur environnement.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Onrechtstreeks wel, omdat zwarte gaten hun omgeving verwoesten.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Podemos vê-los indiretamente, porque os buracos negros provocam estragos no seu ambiente.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Podemos verlos indirectamente porque los agujeros negros hacen estragos en su entorno.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Widzimy je pośrednio, dzięki temu, że powodują spustoszenie w otoczeniu.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Wir können sie indirekt sehen, da Schwarze Löcher in ihrer Umgebung entsetzlichen Schaden anrichten.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Μπορούμε να τις δούμε έμμεσα, γιατί οι μαύρες τρύπες σπέρνουν τον όλεθρο στον περιβάλλοντα χώρο τους.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Ми можемо бачити їх опосередковано, оскільки чорні діри створюють навколо себе хаос.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Може да ги видим по косвен начин, защото черните дупки създават хаос около тях.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.Но мы можем наблюдать их косвенно, потому что черные дыры создают вокруг себя хаос.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.אנו יכולים לראותם באופן עקיף, מפני שחורים שחורים יוצרים אנדרלמוסיה בסביבתם.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.يمكن لنا رؤيتهم بصفة غير مباشرة، لأن الثقب السوداء تعيث خرابا في محيطها.
Onları dolaylı olarak görebiliriz, çünkü kara delikler etraflarında hasara yol açar.ブラックホールは星を破壊し デブリをまき散らし
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Alors c'est en grande partie extrinsèque.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Aşa că, o mare parte a acesteia tinde să fie extrinsecă.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Dunque molta bellezza tende ad essere estrinseca.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Een hoop is doorgaans extrinsiek.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Így nagy része általában külső.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Jadi, kebanyakan dari keindahan adalah keindahan ekstrinsik.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.그래서 많은 그런 것들이 외향적인 경향성을 보이게 됩니다.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Mnoho z nich je spíše vnějších.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Por eso gran parte suele ser extrínseca.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Por isso grande parte tende a ser extrínseca.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Så meget af det har tendens til at være udefrakommende.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Viele davon ist eher extrinsisch.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Zatem często piękno ma charakter zewnętrzny.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Έτσι πολλά από αυτά τείνουν να είναι εξωγενή.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.И така голяма част е неприсъща.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Итак, многие факторы красоты являются внешними.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.Тож багато з цього є зовнішнім.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.ולכן רוב היופי הוא חיצוני.
Öyleyse bir çok şey dolaylı.الكثير من تلك المناحي تصب في الجمال الخارجي
Öyleyse bir çok şey dolaylı.理解する前に情報に影響されます
Para politikası daha dolaylı.Monetární politika je nepřímý nástroj.
Para politikası daha dolaylı.お金を印刷して、貸される資金の供給を増加し
Peki, dolaylı olarak dedim, bu olay tam olarak nasıl gerçekleşiyor?Bien en general, NADH cuando se obtiene oxidado
Peki, dolaylı olarak dedim, bu olay tam olarak nasıl gerçekleşiyor?Takže,sice jsem vám právě nepřímo řekl, jak celý tento proces vlastně funguje?
Peki, dolaylı olarak dedim, bu olay tam olarak nasıl gerçekleşiyor?Вот так , вокруг да около , я рассказал как этот бизнесс работает.
Peki, dolaylı olarak dedim, bu olay tam olarak nasıl gerçekleşiyor?Общо казано обясних непряко как работи това.
Peki, dolaylı olarak dedim, bu olay tam olarak nasıl gerçekleşiyor?لذا, على العموم, لقد قلت لتو بشكل غير مباشر, كيف يعمل هذا كله الأعمال ؟
Seni küçük Chae Rin. Dolaylı olarak konuştum diye, beni anlamadın mı?Oh Chae Rin kecil. aku sedikit bertele-tele, kau tidak mengerti aku?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod