Ana içeriğe geç
Sözlük

dolay ile cümle

dolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dolayısıyla kuzey, Kosova'nın toprak bütünlüğünün ayrılmaz bir parçası konumundadır.So, the north remains an integral part of the territorial integrity of Kosovo.
Festival kapsamında 20 dolayında bağımsız film gösterilecek.Some 20 independent movies will be presented.
Dolayısıyla bu ülkeler yeniden yatırım yapmak için gereken kaynağa da sahipler.Thus, they also have money available for reinvestment.
Slovenya başlangıçta çevresel kaygılardan dolayı tereddüt etmişti.Slovenia initially balked over environmental concerns.
Başbakan, bunun üretimde, dolayısıyla da ihracatta artışı garanti edeceğini de sözlerine ekledi.That will secure an increase in production, and therefore in exports, he added.
Dolayısıyla yaşanan bu gerileme, önümüzdeki sezon için hiç de iyi bir işaret değil.The downturn does not bode well for the coming season.
Ülke ayrıca en yüksek dolaylı sermaye vergisi ve en düşük kurumlar vergisini de kaydetti.The country also recorded the highest implicit tax rate on capital and the lowest corporate tax.
Balkanlar'da düşük yoğunluklu fakat dolaylı olarak çok büyük sonuçlar doğuran çatışmalar mı yaşandı?Did we have characteristics of low-intensity conflict, but with huge repercussions?
Makedonya'da yerlerinden edilmiş durumda yaşayan 3.000 dolayında insan bulunuyor.There are still about 3,000 displaced people in Macedonia.
Dolayısıyla avroya geçiş süreci gerçekçi bir bakış açısıyla planlanıp hayata geçirilmeli.Euro adoption thus has to be formulated and made operational in realistic terms.
Öte yandan projenin ciddi bir başarı yakaladığı ve dolayısıyla da devam ettirileceği belirtiliyor.The success of the initiative also means that it will be continued, the organisers said.
Altyapı ve know-how üzerinde de pek çok dolaylı etki yaşanmış durumda.There are also many indirect effects in infrastructure and know-how.
Dolayısıyla daha fazla entegrasyon, bölgenin refaha ulaşmasına katkıda bulunacaktır.What can help the prosperity of our region is more integration.
Müsabakalara dünyanın çeşitli yerlerinden 1000 dolayında yarışmacı katıldı.The Croats competed against some 1,000 inventors from around the world.
Mihaylovski zimmetine 400.000 Euro dolayında para geçirmek suçlaması ile gözaltına alındı.He was detained on charges of embezzling about 400,000 euros.
Dolayısıyla örgütün temel değerlerinden biri olan tarafsızlığı tehlikeye atılmış oluyor.Thus the neutrality of the organisation, one of its charter values, has been compromised.
Cumhurbaşkanı, Sırbistan'ın ne açık ne de dolaylı yoldan Kosova'yı tanımadığını sözlerine ekledi.He reiterated that Serbia would neither implicitly nor explicitly recognise Kosovo.
Hükümet söz konusu şirketlerin satışından beş milyar Euro dolayında gelir bekliyor.The government expects to collect around 5 billion euros from the sale of these companies.
Dolayısıyla Sırbistan ile imzalanan anlaşma, doğru yönde atılmış olumlu bir adım.So the agreement with Serbia is a positive development in the right direction.
Dolayısıyla Kosova, Yugoslav Dünyasının kısmen bir parçası diyebiliriz.So Kosovo is partially part of this Yugosphere.
Bu tarihsel farklılıktan dolayı doğrudan bir kıyaslama yapamam.I would not draw a direct comparison because it's a different history.
Dolayısıyla ülkenin üyelik için davet alma ihtimali yüksek.Therefore, expectations are high that the country will receive an invitation.
Hırvatistan'da 100,000 iş kolu, doğrudan ya da dolaylı olarak turizmle bağlantılı.In Croatia, 100,000 jobs are related directly or indirectly to tourism.
Tütün ve tütün ürünlerinin dolaylı yoldan reklamına ise kesin yasak getiriliyor.Indirect advertising of tobacco and tobacco products is severely restricted.
Sorgulanan 7.000 dolayında kişiden, 2.000 kadarı gözaltına alındı.About 7,000 people have been rounded up for questioning since.
Dolayısıyla Gruevski’nin elinde ekonomiyi iyileştirmek için iyi bir temel var.Gruevski should therefore have a good foundation for improving the economic situation.
Katedral Rahibe Teresa'nın ölümünün 95'inci yıldönümü dolayısıyla inşa ediliyor.The cathedral marks the 95th anniversary of Mother Teresa’s birth.
Dolayısıyla kurumsal sitelerde ancak kısa süreli kesintiler yaşarız." dedi."As a result, we'll only be seeing short-term interruptions on institutional sites."
ABD Savunma Bakanı Irak ve Afganistan'daki Desteklerinden Dolayı Arnavutluk'a Teşekkür EttiUS Defence Secretary Thanks Albania for Support in Iraq, Afghanistan
Tabur, başardıkları ilk görev dolayısıyla BH'li askerlere çoktan övgüde bulundu."The commander of the battalion has already praised BiH soldiers for their first job done."
Konu, ekonomiye olan etkilerinden dolayı özel önem taşıyor.The issue is significant in part because of implications for the economy.
Dolayısıyla 2009 yılının en önemli sözü sorumluluk olmalıdır", dedi.Therefore, responsibility must be the word of the year in 2009."
Dolayısıyla uygulamada göçmenlerin yüzde 90’ı Yunanların işlerini ellerinden almamıştır.”Therefore in practice, 90% of migrants have not taken the jobs of Greeks," he explains.
Türkiye reformlarda kaydettiği ilerlemeden dolayı büyük övgü topladı.Turkey has received considerable praise for its reform progress.
Dolayısıyla Balkan ülkeleri de şüphe ve çatışmalarla dolu geçmişten kurtulmalıdır.Therefore the Balkan states should shake off the past of distrust and conflict.
Dolayısıyla imkânları kısıtlı olan ailelerin çocukları da Noellerini hediyesiz geçirebiliyor.Their children, meanwhile, face the prospect of a holiday with no presents.
Üsküp Şehir Müzesi, Atina Yaz Olimpiyatları dolayısıyla Olimpiyat Ruhu adlı bir etkinlik düzenliyor.The City Museum in Skopje is organising an Olympiad of Spirit to mark the Summer Olympics in Athens.
Şimdilerde görülen düşük bütçe açıkları, iki sebepten dolayı yanıltıcı olabilir.The currently low budget deficits may be misleading for two reasons.
Dolayısıyla bütçe açıklarının kontrolden çıkma olasılığı söz konusu.Therefore, one may confront situations where budget deficits get out of control.
Beyniniz işliyor ve dolayısıyla ben de hâlâ çok iyi işler çıkardığıma inanıyordum.The brain functions, and I believed I was still doing a great job.
Derneğe göre bu da basın özgürlüğüne dolaylı bir kısıtlama getiriyor.That constitutes an indirect limit on media freedom, according to the association.
Üretim, hidroelektriğe ve dolayısıyla da iklim koşullarına bağlı.It is dependent on hydro power, and therefore on climate conditions.
Çavuşesku, Romanya'nın tarihi başkentine verdiği zararlardan dolayı kötü bir üne sahip.Ceausescu became notorious for the damage he inflicted on Romania's historic capital.
Polis Sırbistan'da 800 dolayında kişiyi tutukladı.Across Serbia, police have arrested nearly 800 people.
Bu ortak mektup, pek çok sebepten dolayı oldukça yerinde bir gelişme olarak değerlendirilebilir.The event was highly relevant for several reasons.
Dolayısıyla bu konunun referanduma açılmasını destekleme ihtimalleri oldukça düşük.The chances that they would support the calling of a referendum on that issue are more than slim.
Doğrudan ya da dolaylı olarak hepimizi etkiliyor.Directly or indirectly, they affect us all.
Risk, birkaç sayıyla özetlenemez; dolayısıyla daha kapsamlı bir tanıma ihtiyaç vardır.Risk cannot be encapsulated in a few figures, so a more comprehensive description is needed.
İç kısmında yer alan aynalardan dolayı Aynalı Pasaj olarak da isimlendirilir.[1]It is also called Aynalı Pasaj (Arcade with Mirrors).[2]
Tuna Vilayeti Mektupçusu iken, savaş dolayısıyla, İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.While he was a letterman in the Danube Vilayet, he had to return to Istanbul due to the war.
Bu Kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.Prosecution is made ex officio by the Public Prosecutor's Office for the crimes written in this Law.
16 yaşındaki Sabriya isimli kız, sevdiği adamla olan ilişkisinden dolayı suçlanmaktadır.16-year-old girl named Sabriya is blamed for the relationship she has with the guy she loves.
Dolayısıyla dönemin manzarası dergide fazlasıyla belirgindir.Therefore, the scenery of the period was very evident in the magazine.
Türkiye'de ise Prof. Ali Mehmet Celâl Şengör ile benzerliğinden dolayı bilinmektedir.Also, he is known in Turkey as similar of Prof. Celal Şengör.
Bu savaştan sonra Türkler ona savaş taktiklerinden dolayı "Bilig" lâkabını vermiştir.After this war, the Turks gave him the nickname "Bilig" because of his war tactics.
Hastalık durumlarında dolayı ilaç etkileşimlerinin değiştiğini gösteren araştırmalar mevcuttur.[8]Resources are available that report changes in a drug's metabolism due to disease states.[8]
Neddermeyer Seattle 'da Ocak 29, 1988 tarihinde vefat etti[1] Parkinson hastalığınından dolayı.[22]Neddermeyer died in Seattle on January 29, 1988,[1] from complications of Parkinson's disease.[22]
İki negatif kütle eylemsizlik kütlesinden dolayı birbirini itmeli.Two negative masses would repel because of their negative inertial masses.
Termal bileşenlerine ayrışmadan dolayı LiNO3 lityum oksit (Li2O), nitrojen dioksit ve oksijen verir:Upon thermal decomposition, LiNO3 gives lithium oxide (Li2O), nitrogen dioxide, and oxygen:
Dolayısıyla, böyle bir detektör nötrino salınımlarını doğrudan ölçebiliyordu.Thus, such detector can measure neutrino oscillations directly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod