Ana içeriğe geç
Sözlük

dolaplar ile cümle

dolaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Așadar, prima idee a fost să le folosim la ușile dulapurilor.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Así, la primera idea es usarlo en las puertas de los armarios.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Così, la prima idea è stata di usarlo sulle porte degli armadietti.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Donc, la première idée est de l'utiliser sur les portes des placards.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Eine erste Idee ist, es an Schranktüren zu verwenden.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.첫번째 아이디어는 선반에 사용하는 것입니다.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Ons eerste idee was keukenkastjes.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Tak więc, pierwszym pomysłem jest zastosowanie tego na drzwiczkach szaf.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Thế là, ý tưởng đầu tiên là dùng nó trên cửa tủ.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Первая идея — использовать его для дверей шкафчиков.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.Първата идея е да се използва на врати на шкафове.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.אז, הרעיון הראשון הוא להשתמש בזה בדלתות ארונות.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.وهكذا، أول فكرة هي استعماله في أبواب الخزانة.
İlk fikir dolaplar üzerinde kullanmak.ジェル素材ですから 扉の縁につけておけば
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Avea dulapuri de procesoare și de stocare și de toate.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Były to całe szafki procesorów, nośników przechowywania danych i tego typu rzeczy.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.C'était des rangées de processeurs, de stockage, de tout cela.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Era composta da armadi pieni di processori e memorie.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Es war ein Schrank voll mit Prozessoren und Speicher und allem Möglichen.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Había gabinetes de procesadores, almacenamiento, etc.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.캐비넷안에 처리장치,저장장치 모든것이 있었죠.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Ήταν ντουλάπια από επεξεργαστές και μνήμη και τα πάντα.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Она занимала несколько комнат под процессоры, хранилища и т.д.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Това бяха шкафове с процесори и дискове и всичко останало.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.ארונות של מעבדים, ואיחסון והכל.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.وكان كخزانة كبيرة مليئة بالمعالجات ومواقع التخزين
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.私はそのマシンに100万ドル支払いました
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.En général, les placards de la cuisine, le frigo et le four font toujours partie intégrante du logement.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.I utrustningen i en hyresbostad ingår nästan alltid köksskåpen, kylskåpet och spisen.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.Vuokra-asunnon varustukseen kuuluvat yleensä aina keittiön kaapistot, jääkaappi ja liesi.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.В оборудование арендуемой квартиры обычно входят кухонные шкафы, холодильник и кухонная плита.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.وتتضمن تجهيزات مساكن الإيجار في العادة خزائن المطبخ وثلاجة وموقد.
Kiralık konutlar genellikle her zaman mutfak dolapları, buzdolabı ve ocakla donatılmışlardır.租房一般都配有厨柜、电冰箱以及电炉。
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Ad esempio, se stai cercando della marijuana nell'armadietto di uno studente, punterà dritto a qualcuno.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Bijvoorbeeld marihuana in studentenkastjes. Ze wijst iemand aan.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Como quando procuram por marijuana no cacifo dos estudantes, um deles apontará imediatamente para outro.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Como si estuvieras buscando marihuana en el armario de un estudiante, y lo apuntas hacia alguien.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Cũng như khi bạn đi dò cần sa trong tủ đồ của học sinh, nó sẽ chỉ ngay vào ai đó.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.E ca și cum ai căuta marijuana în dulapurile studenților, va indica direct spre cineva.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Když třeba hledáte marihuanu ve skříňkách studentů, na někoho se přesně zaměří.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.마치 학생들 사물함에 있는 마리화나를 찾을때 누군가를 바로 가리키듯 말이죠.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Ligesom når man leder efter marihuana i de studerendes skabe, vil den pege direkte på nogen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Mint mikor marihuánát keresel a diákok szekrényeiben, valakire rámutat.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Napríklad, keď hľadáte marihuanu v školských skrinkách, na niekoho to namieri.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Na przykład jeśli szukasz marihuany w szafkach studentów, to coś wskaże bezpośrednio jakąś osobę.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Så om du letar efter marijuana i studentkorridorernas skåp, så kommer den att peka ut det.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Wenn man z.B. nach Marihuana in Schließfächern von Schülern sucht, wird er umgehend auf jemanden zeigen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Όπως όταν ψάχνεις για μαριχουάνα στα ντουλάπια των μαθητών, θα εστιάσει αμέσως σε κάποιον.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Все едно да търсите марихуана в шкафчето на студент, което е нещо нормално за някои хора.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Например, если вы ищете травку в школьной раздевалке, то эта штука обязательно укажет на...
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.למשל, אם אתה מחפש מריחואנה בארוניות של תלמידים, היא תצביע ישר על מישהו.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.مثلا اذا كنت تبحث عن الماريجوانا في خزائن الطلبة. ستشير فورا الى شخص ما.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.指し示すのです おっと失礼 (笑)
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Czerpiesz swoje informacje od tych propagandowych czujek, nie jestem zainteresowany.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Du tar saker från propaganda kvarn och jag bryr mig inte ...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Ezek a dolgok azokból a propaganda gépezetektől származnak. Ez engem nem érdekel.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Kau mengambilnya dari pabrik propaganda saya tak tertarik...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Sie geben das Zeug von den Propagandamühlen wieder. Ich bin nicht daran interessiert...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Stai prendendo roba da questi mucchi di propaganda e non mi interessa...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Tie veci, čo vyťahujete, to je propaganda. A mňa toto nezaujíma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod