dolandırıcı ile cümle

dolandırıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Defraudacja kart kredytowych, którą przeprowadzili przyniosła im ponad 10 miliardów dolarów zysku.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Hanno diretto una frode sulle carte di credito che gli ha fruttato più di 10 miliardi di dollari.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Họ tiến hành hành vi lừa đảo thẻ tín dụng trị giá hơn 10 tỷ đô la.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Ils ont commis une fraude de carte de crédit qui leur a rapporté plus de 10 milliards de dollars.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Llevaron a cabo un fraude con una tarjeta de crédito que les dejó 10 mil millones de dólares.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Sie haben durch Kreditkartenbetrug über 10 Milliarden Dollar erschlichen.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Zij pleegden een credit-cardfraude die hen meer dan 10 miljard dollar opbracht.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Διεξήγαγαν μια απάτη πιστωτικών καρτών που τους καταλόγισε ζημιές άνω των 10 δισεκατομμυρίων δολαρίων.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Они совершили мошенничество с кредитными картами на 10 млрд долларов.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Те извършиха измама с кредитна карта, като откраднаха над 10 милиарда долара.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.Шляхом шахрайства вони зняли з кредитних карток понад 10 мільярдів доларів.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.הם ביצעו הונאת אשראי שהניבה להם יותר מ-10 מיליארד דולר.
Kredi kartı dolandırıcılığıyla 10 milyar dolardan fazla bir parayı ele geçirdiler.قاما بعمليات إحتيال على بطاقات الإئتمان حققت لهم مكاسب فاقت ال10 مليار دولار.
[neşeli caz müzik] Ben o zamanlarda, Roxbury'de kendimi 'küçük dolandırıcı' olarak adlandırırdım.> Ich selbst bezeichnete mich damals in Roxbury als kleiner Abzocker.
O dolandirici salak degil.Der Betrüger ist kein Idiot.
O dolandirici salak degil.Escrocul nu e idiot.
O dolandirici salak degil.Il truffatore non è un idiota.
O dolandirici salak degil.L'escroc n'est pas idiot.
O dolandirici salak degil.Penipu itu tidak idiot.
O dolandirici salak degil.Ten oszust nie jest idiotą.
O dolandirici salak degil.Ο απατεώνας δεν είναι βλάκας.
O dolandirici salak degil.Жулик не идиот
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Cet escroc est un client régulier ici.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Dieser Hochstapler ist hier Stammgast.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Escrocul acela vine de fiecare data aici.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Penipu itu disini.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Quel truffatore viene sempre qui.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Ten oszust jest tutaj regularnie.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Αυτός ο απατεώνας είναι θαμώνας εδώ.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.Этот жулик - постоянный клиент здесь
O, dolandırıcı olarak tanınıyordu. Evet sokak adamıydı, ama dolandırıcı değildi.Λοιπόν, είχε φήμη ότι ήταν κλέφτης και άνθρωπος του δρόμου, αλλά δεν ήταν κλέφτης.
O, dolandırıcı olarak tanınıyordu.글쎄, 그는 속 인 다로 서 명성을 했다 고 그는 거리의 사람
O, dolandırıcı olarak tanınıyordu.حسناً، كان لديه السمعة بكونه نصاب و رجل شارع.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Bedrägerier och förskingring är till exempel ekonomiska brott som kräver en specifik yrkesmiljö.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Goljufije in poneverbe so na primer gospodarska kazniva dejanja, ki zahtevajo posebno strokovno okolje.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Zo zijn fraude en verduistering vormen van witteboordencriminaliteit die om een bepaalde werkomgeving vragen.
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPer una Jaguar, io "uccido".
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPresidente DelincuenteFotografía de Anna Williams
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPresidente DelincuenteOnze president is de misdadigerFoto van Anna Williams
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPresidente DelincuentePrésident délinquantPhoto Anna Williams
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPresidente DelincuentePresidente deliquente!Foto de Anna Williams
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsPresidente DelincuenteUnser Präsident, der VerbrecherPhoto by Anna Williams
Presidente DelincuenteBaşkanımız Bir DolandırıcıFotoğraf: Anna WilliamsВот фотогалерея событий выходных, сделанная автором:
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone blanchit de l'argent en quelque sorte.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone dichiara solo una parte del contante facendo la cresta sull' incasso.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ramone hat so eine Art Geldschröpf Betrieb laufen.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Ο Ραμόν ξαφρίζει χρήμα με κάποιον τρόπο.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.Рамон занимается денежными махинациями.
Ramone bir nevi dolandırıcılık yapıyormuş.投資家から金巻き上げてたのよ
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.왜냐하면 남성들이 유리 천장을 만들어 놓고 그 위에 있는 사악한 사기꾼들로 보기 때문입니다.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.Потому что мужчины представляются бесчестными обманщиками, которые устанавливают этот "стеклянный потолок".
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.כי הגברים הם אותם נוכלים ערמומיים, שם למעלה, שהניחו את תקרת הזכוכית הזו.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.敵対的なものになってしまったのです そして我々女性はいつもガラスの下階に追いやられます
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineAnstatt all dieses Geld auszugeben, ruinieren sie ihre Kreditwürdigkeit.
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineA pénz rosszakaratú elköltése helyett, ami összedöntené a célszemély hitelképességét,
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineAu lieu de dépenser tout cet argent, en ruinant frauduleusement la côte de crédit de la cible
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineDaripada menghabiskan semua uang ini, dengan kecurangan dan merusak peringkat kredit korban,
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineEn vez de gastar todo este dinero, fraudulentamente arruinando el historial de crédito
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineHellre än att spendera alla dessa pengar, bedrägligt förstör det varumärket kreditvärdighet
Tüm bu parayı harcayıp, dolandırıcılık yoluyla kurbanın kredi notunu mahvetmek yerineIn loc sa cheltuie acesti bani, fraudulos ruinandcreditele tintei

İlgili Sayfalar