Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Heitä epäillään rahanväärentäjiksi.
Bu yıldızı ayrıca Jüpiter benzeri bir gezegen, üç yılda bir dolanmaktadır.Αυτό το άστρο έχει επίσης έναν πλανήτη σαν τον Δία σε τροχιά με περίοδο τρία χρόνια.
Bunun yerine, "telif hakkına sahip bir şeyin dönüştürülmesi dolandırıcılık veya hırsızlık ile eşit değildir.Αντί αυτού, "η παρεμβολή με πνευματικά δικαιώματα δεν εξισώνεται εύκολα με κλοπή, σφετερισμό ή απάτη".
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.Ἠλίας ἐν τῷ ζηλῶσαι ζῆλον νόμου ἀνελήφθη ἕως εἰς τὸν οὐρανόν.
DNA, normal olarak, ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür.Το DNA συνήθως έχει τη μορφή διπλής έλικας.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Αργότερα, διασχίζουν τον σταθμό Παπάφη χωρίς να είναι ο έτοιμος ο σταθμός.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Νίκος Λεβογιάννης (Φιλόλογος και Βουλευτής).
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Brujon – en røver og forbryder.
Burlanmak, gezmek dolanmak demektir.Jeg vandrer og vandrer.
Red Line, güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan ve dünyanın etrafını dolanan bir uzun bir karadır.Red Line er en cirkel rundt om planeten fra nord til syd.
Asıl amaç, Alman birliklerinin arkasından dolanıp imha etmekti.Hovedmålet er at ødelægge det tyske hovedkvarter.
Sen dolandırıcısın.Du er skarp.
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.Jeg har ikke vært rasende uten rettmessig grunn.
Bu tarihte görev süresi dolan Konsül Roma'ya geri dönmüştür.Denne operasjonen virket fornuftig, da den andre konsulhæren var på vei til Roma.
Araçlar ayrıca sahte banka çeki dolandırıcılığının bir parçası olarak da kullanılabilir.Retten kan også brukes som en del av en engelsk frokost.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.Puppene henger fritt, bare festet med kroker i bakenden.
Bu durumda Alman birlikleri tepenin çevresinden dolanmak zorunda kaldılar.Tyske styrker hadde stillinger langs riksveien over Veggfjellet.
İnternet dolandırıcılığı.Retoromansk internettradio.
Şişe bağı iki döngü'nün birbirine belli, nokta simetrili bir şekilde dolandırılmalarından oluşur.Flaskeknop består av to Burknop som er sammenslått på en bestemt måte som er symmetrisk rundt et midtpunkt.
Ve Sindona dolandırıcılıkla suçlandı.Mim ble beskyldt for tyveriet.
Uzmanlar bu keşfin uluslararası bir eski eser dolandırıcılığının parçası olmasından korkuyorlardı.Para pakar khawatir bahwa penemuan ini adalah bagian dari penipuan internasional menyangkut benda-benda kuno.
Erişim tarihi: 3 Aralık 2015. ^ "Adele "Hello" (Xavier Dolan, dir.)".Diakses tanggal 5 Maret 2013. ^ "Adele "Hello" (Xavier Dolan, dir.)".
Gökadanın normal görünen bir kolu ve daha az sıkıca dolanmış geniş bir diğer kolu vardır.Galaksi ini memiliki lengan tampak normal dan perpanjangan tangan yang kurang erat.
Video klibini Xavier Dolan'ın yönettiği klipte Adele ve Tristan Wilds oynadı.Video musik untuk lagu ini disutradarai oleh Xavier Dolan dan dibintangi oleh Adele dan Tristan Wilds.
Yuvasını, ya kozalaklı ağaçların üstüne ya da sarmaşık dolanmış ağaç gövdelerine yapar.Dari sisi tubuhnya atau dari pusarnya tumbuh sebatang pohon atau pokok anggur yang bercabang-cabang.
Eşya etrafında, ama bu kez öbür yanda, bir kez daha dolandırılır.Dalam beberapa menit ia melihatnya lagi, kali ini ke arah yang sama, jelas-jelas membuntutinya.
Hayatı boyunca dolandırmadığı kimse kalmamıştır.Sejak itu pula sepanjang hidupnya Hyakken tidak pernah lagi hidup berkecukupan.
Bu durum dolandırıcıların hırsızlıktan elde ettiği parayı aklamak istemesi de olabilir.Keadaan ini mencoret kemungkinan adanya pembajakan kapal oleh perompak.
Göktürk ordusu ise Kögmen Ormanı'nı dolanarak geri döndü.Sisa pasukan Skotlandia melarikan diri ke hutan Torwood.
İş bulmak, para kazanmak, karınlarını doyurmak için dolanırlar.Tujuannya adalah memperoleh uang untuk membeli kuda.
Erişim tarihi: 3 Aralık 2015. ^ "Adele "Hello" (Xavier Dolan, dir.)".Truy cập ngày 5 tháng 3 năm 2013. ^ “Adele "Hello" (Xavier Dolan, dir.)”.
Dolandırıcı Paul Kemp ...Thợ cơ khí Alexander Campbell...
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.Ông ta hóa ra là một kẻ lừa đảo.
Böylece kap dolana kadar devam edilir.Chúng tôi cứ tiếp tục đi cho tới khi hết sạch tiền.
Hayatı boyunca dolandırmadığı kimse kalmamıştır.Thế là suốt đời không dám ngó ai nữa.
Düzensiz bir uydudur ve gezegen etrafında 0.58 günde dolanır.Quỹ đạo của nó kéo dài 3,85 năm xung quanh Mặt Trời.
Ayıca dolandırıcılık suçundan ve çalıntı mallar için 1500 € ödemek zorunda kaldı.Rồi đến năm 2005 ông bị kết tội gian lận và đã phải trả 1.500 € cho hàng hóa bị đánh cắp .
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Họ là Warrior (chiến binh), Thief (kẻ trộm) và Mage (pháp sư).
Gezegen etrafında yaklaşık 2,73 günde dolanır.Nó có xoay quanh Mặt Trời một vòng mất 3,72 năm.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.元々は一種の詐欺師。
İnternet dolandırıcılığı.インターネット上の中傷。
Bir süre sonra da Göktürk ordusu karşısına çıkan bir dağı, çevresinden dolanarak on günde geçti.また、山の神に深く関わる忌み日とされ、この日に山に入ることが忌まれる。
Ölen kişinin ruhu bir süre köy yakınlarında dolanır.現世で死んだ者の魂が行くところでもある。
Dias aslında Ümit Burnu'nu dolanmıştı.実は今日もワイプ中ちょっと鼻出てました。
Birbirine daha yakın dolanan cisimler için bu böyle değildir.これは後述する近縁種にもいえる事である。
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.このためぺてんと思われないように12の価格で13を与えるという「パン屋の1ダース」という単位の使用がはじまった。
Bir ya da bir dizi taşın çevresinden dolanmak anlamına gelen go terimi.石の一団は、その周囲の交点全てに相手の石を置かれると取られる。
Burlanmak, gezmek dolanmak demektir.趣味は、散歩、 だらけること。
Görev süresi dolan başkan yeniden atanabilmektedir.知事は連続した任期でなければ再出馬できる。
Geceleri köylerin etrafında dolanıp kontrol eder.夜通し町を見回ってくれる。
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.ギニア虫は棒に巻きつけゆっくり数週間かけ取り除くことができる。
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.『暁』では盗賊(ローグ)→密偵(エスピオン)。
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.线虫可用小棍花数周时间缓慢卷出。
Dolandırıcılar hileli işlemler yapmak için kredi kartı bilgilerini kullanırlar.最後,骗徒在未经同意下使用信用卡资料购物。
Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.法醫官的驗屍报告发现,拉斯普京既不是被毒死,也不是因多处枪伤而死,也不是被啞鈴打死,而是溺死的。
Bu yıldızlar, her 480 yılda bir birbirlerinin çevresinde dolanırlar.这对恒星以超过480年的周期互绕。
Tüm damağı yalayacak şekilce ağzın içinde dolandırılır.有把任何東西往嘴裡塞的壞習慣。
Daha sonra dolandırıldığını anlayan Veli, Ali’nin peşine düşer.發現自己受騙的村民,逮住了波恩。
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.有“店大欺客”之嫌疑。
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.天順初,尚書陳汝言有罪,偕諸御史劾,下之獄。