dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yalan dolanla yapılan servet, Sis gibi geçicidir ve ölüm tuzağıdır.用 詭詐 之 舌求 財 的 、 就是 自己 取死 . 所得 之 財 、 乃是 吹 來 吹去 的 浮雲
Yani bir kez daha çemberin etrafında dolanmış oluyoruz.Quindi di nuovo, voglio dire abbiamo girato una volta attorno al cerchio.
Yani bir kez daha çemberin etrafında dolanmış oluyoruz.Така че, отново сме обиколили веднъж около окръжността.
Yani bir kez daha çemberin etrafında dolanmış oluyoruz.Т.е. видите, мы уже прошли один раз по окружности.
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Et ainsi tu pourras avoir encore plus de temps pour me tourner autour ?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?För att om du gör det så kan du spendera mer tid på att följa runt mig?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?In šolo bi pustila zato, da bi me lahko še bolj zasledovala kot dosedaj?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Karena jika kau melakukannya, maka kau bisa menghabiskan lebih banyak waktu mengikutiku?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Omdat als je dat doet je dan een beetje meer tijd heb om achterna te volgen?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Pentru ca daca faci asta vei putea sa petreci mai mult timp urmarindu-ma?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Perché se fai questo allora potrai avere più tempo per venirmi dietro?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Tylko po to, żeby mieć więcej czasu na łażenie za mną?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Vì làm thế thì em sẽ có thêm chút thời gian để đi theo anh sao?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Weil wenn du es machst,mehr Zeit mit mir verbringen kannst?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Επειδή αν το κάνεις αυτό, θα έχεις περισσότερο χρόνο για να με ακουλουθείς τριγύρω;
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?Если сделаешь это, сможешь тратить больше времени, чтобы вертеться вокруг меня?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?כי עם תעשי את זה את תוכלי להשקיע קצת יותר זמן בלעקוב אחרי מסביב?
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?لأنكِ إذا قمتِ بذلك فأنتى تستطيعين قضاء المزيد من الوقت فى إتباعى فى كل مكان ؟
Yani öyle yaparsan peşimde biraz daha fazla süre mi dolanacaksın?そんなんじゃないわ
Yanımda dolanamazsın dedim!Já disse que não te quero atrás de mim!
Yanımda dolanamazsın dedim!Jag sa att du inte får hänga på!
Yanımda dolanamazsın dedim!Jeg sagde, at du ikke må følge efter os!
Yanımda dolanamazsın dedim!Mówiłem ci, nie włócz się za nami.
Yanımda dolanamazsın dedim!Sinä et roiku mukana!
Yanımda dolanamazsın dedim!Ti ho già detto che non ci seguirai!
Yanımda dolanamazsın dedim!¡Ya te he dicho que no vienes con nosotros!
Yanımda dolanamazsın dedim!Σου είπα, δεν θα μας ακολουθήσεις!
Yanımda dolanamazsın dedim!Я же тебе сказал: нечего ходить за нами по пятам!
Yanımda dolanma!Du får inte hänga på oss!
Yanımda dolanma!Du må ikke følge efter os!
Yanımda dolanma!Et kyllä roiku mukana!
Yanımda dolanma!Não andes atrás de mim!
Yanımda dolanma!Nawet się nie waż włóczyć za mną.
Yanımda dolanma!Non osare avvicinarti!
Yanımda dolanma!¡Tú no me seguirás a ningún sitio!
Yanımda dolanma!Μην τολμήσεις!
Yanımda dolanma!Не ходи за нами!
Ya sürekli ayađýma dolanýyorsun.Όταν περάσω, εσύ θα είσαι πρώτη που θα χαιρετίσω!
Ya sürekli ayađýma dolanýyorsun.Когато взема изпита, ти ще си първата, на която ще кажа.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.¡Llevemos esta campaña en Kickstarter por todo lo alto en estos últimos días!
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Na mitologia indígena, o mundo real e o mundo espiritual estão interconectados.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Nella mitologia dei nativi americani, il mondo naturale e il mondo spirituale sono intrecciati.
Yerli mitolojisinde, doğal dünya ve manevi dünya birbirine dolanmıştır.Она единственная контролирует, что она делает, а также имеет контроль над жизнями других людей.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Am găsit un băiat dintr-un orfelinat local care hoinărea pe lângă lina frontului.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Egy közeli árvaházban lakó fiúra bukkantam aki a fronton sétálgatott.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Encontré a un niño del orfanato local vagando alrededor del frente de batalla.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Encontrei um rapaz do orfanato local a vaguear pela linha da frente.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Ich fand einen Jungen aus dem örtlichen Waisenhaus, der an der Front umherwanderte.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Ik vond een jongen uit het plaatselijke weeshuis die aan de frontlinie rondzwierf.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.J'ai trouvé un garçon de l'orphelinat local errant aux abords de la ligne de front.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.저는 그 지역 고아원에서 나온 소년이 전선에서 돌아다니는 것을 보았습니다.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Löysin paikallisen orpokodin pojan vaeltelemassa etulinjassa.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Spotkałem chłopca z sierocińca, który błąkał się wokół linii frontu.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Trovai un ragazzino dell'orfanatrofio locale che vagava dalle parti della prima linea.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Намерих момче от местното сиропиталище, което се скиташе на вражеската линия.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Я встретил мальчика из местного детского дома, он слонялся рядом с передовой.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.מצאתי ילד מבית-יתומים מקומי משוטט לו בחזית.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.لقد وجدت صبياً من دار الإيتام المحلي يتجول في خط النار.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.前線をさまよっている少年を発見しました
Yoksa bugün ortalıkta dolanan bu kadar çok sayıda Taylandlı olmazdı.Altfel nu ar mai exista astăzi prea mulți tailandezi.

İlgili Sayfalar