dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bazen de tepelerde dolanırım. Birkaç şey buldum.Tôi đi thơ thẩn quanh các ngọn đồi, và cũng tìm được một vài thứ.
Bazen de tepelerde dolanırım.E ando pelos montes.
Bazen de tepelerde dolanırım.És barangolok a dombok között.
Bazen de tepelerde dolanırım.Et je vagabonde dans les collines.
Bazen de tepelerde dolanırım.Ik trek rond in de heuvels.
Bazen de tepelerde dolanırım.저는 언덕들을 떠돕니다.
Bazen de tepelerde dolanırım.Och jag vandrar över kullarna.
Bazen de tepelerde dolanırım.Saya menjelajahi bukit-bukit.
Bazen de tepelerde dolanırım.Și cutreier dealurile.
Bazen de tepelerde dolanırım.(smiech)
Bazen de tepelerde dolanırım.Und ich ziehe über die Hügel.
Bazen de tepelerde dolanırım.Vagavo per le colline.
Bazen de tepelerde dolanırım.Włóczę się po wzgórzach.
Bazen de tepelerde dolanırım.Y recorro las colinas.
Bazen de tepelerde dolanırım.Και περιπλανιέμαι στους λόφους.
Bazen de tepelerde dolanırım.Еще я путешествую в горы.
Bazen de tepelerde dolanırım.И се размотавам около хълмовете.
Bazen de tepelerde dolanırım.ואני משוטט בגבעות.
Bazen de tepelerde dolanırım.لقد كنت أجول على التلال
Bazen de tepelerde dolanırım.なにか発見をしたことがあります
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Gleiches gilt für die, die sagen, sie hören Gottes Wort
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Lo mismo va para las personas que afirman que pueden escuchar los comandos de dios
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Το ίδιο κι όσοι ισχυρίζονται ότι ξέρουν το θέλημα του Θεού
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,גם מי שטוען ששמע דברי אלוהים חיים
Beni kullanıyorlar mı? Param dışında kimse beni dolandırmaya çalışmaz ki.تم استغلالي؟ لكن لا احد اخد مني المال
Ben o zamanlarda, Roxbury'de kendimi 'küçük dolandırıcı' olarak adlandırırdım.난 전화 자신 작은 사기꾼 Roxbury에 그 당시에.
Ben o zamanlarda, Roxbury'de kendimi 'küçük dolandırıcı' olarak adlandırırdım.Περιέγραφα τον εαυτό μου σαν κλεφτάκο στο Ρόξμπουρι εκείνο τον καιρό.
Ben o zamanlarda, Roxbury'de kendimi 'küçük dolandırıcı' olarak adlandırırdım.دعوت نفسي بنصاب صغير هناك في روكسبري في تلك الأيام.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Én és a kollégáim a Független Diplomatánál, körbejártunk az ENSZ Biztonsági Tanácsában.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Eu e os meus colegas do Independent Diplomat fomos ao Conselho de Segurança das NU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Eu și colegii mei de la " Independent Diplomat " am abordat mai mulți membri ai Consiliului de Securitate.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Ich und meine Kollegen von Independent Diplomat durchliefen den UN-Sicherheitsrat.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Io ed i colleghi dell'Independent Diplomat siamo andati dal Consiglio di Sicurezza.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mes collégues d'Independent Diplomat et moi sommes allés voir le Conseil de Sécurité de l'ONU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mijn collega's en ik bij Independent Diplomat gingen rond bij de VN-Veiligheidsraad.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Mis colegas de Diplomático Independiente y yo visitamos al Consejo de Seguridad de la ONU.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Se svými kolegy z Independent Diplomat jsme se vydali k Radě bezpečnosti OSN.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Wraz z innymi członkami Niezależnego Dyplomaty byliśmy w Radzie Bezpieczeństwa ONZ.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Με τους συναδέλφους μου στο Independent Diplomat επισκεφτήκαμε το Συμβούλιο Ασφαλείας του ΟΗΕ.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Заедно с колегите ми в "Независим дипломат" обиколихме Съветът за сигурност към ООН.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Мої колеги з "Незалежного Дипломату" і я розпочали "обхід" Ради Безпеки ООН.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Мы с коллегами из "Независимого Дипломата" приехали на встречу в Совет Безопасности ООН.
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansa마치 아까 말씀 드린 것 처럼 어두운 곳에서 자신과 같은 가치관을 찾는 사람을 찾는 것과 마찬가지로 저희가 찾고자 애썼던 것은
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansaאתם יודעים, במקום שאנשים ירוצו בחשיכה הזו מנסים למצוא את ההתאמה שלהם, מי ירצה למי יש את אותן המטרות
Bilirsiniz, insanların karanlıkta dolanarak, gönüllü olan, aynı amaçları taşıyan eşlerini aramalarındansaそんな理想のパートナーを探して 駆け回っているようなものですから 代わりに 何か新しいものを作り出す
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?¿Andarías a través del edificio para ver cómo es?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?¿Andas a través del edificio para ver cómo es?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Vai in giro per il palazzo a vedere com'è fatto?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Vai in giro per il palazzo per vedere com'è?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Ще се поразходите из сградата, за да я разгледате?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?人々と知り合いになる?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?他の人と知り合いになる?
Binada dolanıyorsun.Какво ще направите?
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.그것은 공룡이 아니라 고래. 사무실 빌딩만큼 크고 우리의 바다속에서 아직까지 헤엄쳐 다니고 있다고.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Nem a dinoszaurusz az, hanem a bálna, ami akkora, mint egy irodaház ami még mindig ott úszkál az óceánokban.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Není to dinosaurus, je to velryba, zvíře velké jako kancelářské budovy stále plave naším oceánem.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Non è un dinosauro; è una balena, un animale grande come un edificio che ancora nuota nei nostri oceani.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.To nie dinozaur, ale wieloryb. Zwierzęta wielkości biurowców wciąż pływają gdzieś w oceanie.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.То не е динозавър, то е кит, животно, голямо, колкото офис сграда, все още плуващо някъде там в океана.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Это не динозавр, это — кит, животные большие, как офисные здания, всё ещё плавают там, в нашем океане.

İlgili Sayfalar