dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.Don't beat around the bush; tell me who is to blame.
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.Instead of beating around the bush, Jones got straight to the point.
Lafı dolandırma.Stop beating around the bush.
Tom bazen müşterilerini dolandırır.Tom sometimes rips off his customers.
Yaşlı adam satıcı tarafından dolandırıldı.The old man was taken in by a salesman.
Plan bir dolandırıcılık başyapıtıydı.The plan was a masterpiece of fraud.
100 yen dolandırıldı.He was cheated of 100 yen.
O onu dolandırdı.He swindled her.
O dolandırıcılıktan suçludur.She is guilty of fraud.
O, kız kardeşimi dolandırdı.She played a trick on my sister.
Uçak havalandıktan sonra havaalanı etrafında iki defa dolandı.The plane circled the airport twice after taking off.
Lafı dolandırma. Sorumu cevaplamanı istiyorum.Don't beat about the bush. I want you to answer my question.
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.There were hundreds of people milling about in the streets.
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me.
Tom ne olacağını görmek için etrafta dolanmayı planlıyor.Tom plans to stick around to see what happens.
Tom bir dolandırıcı değildir.Tom isn't a crook.
Onlar bu kentin dolandırıcı dolu olduğunu söylerler.They say this town is full of cozenage.
Tom Mary'den asla yalansız dolansız bir cevap beklemez.Tom never expects a straight answer from Mary.
Tom dolandırıldı.Tom got taken to the cleaners.
O büyük bir dolandırıcılığa katıldı.He took part in a big scam.
Dolandırıcı yakalandı.The impostor has been caught.
Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.In our society, there are both honorable people and swindlers.
Tom Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.Tom swindled Mary out of all her savings.
Onun babası bir dolandırıcı.His father is an impostor.
Tom Nijeryalı dolandırıcılar tarafından dolandırıldı.Tom was scammed by Nigerian scammers.
Tom, 419 dolandırıcılığı kurbanıydı.Tom was the victim of a 419 fraud.
Bu bir dolandırıcılık.This is a scam.
Onları nerede dolandırdın?Where did you swindle them?
O bir dolandırıcı ve bir yalancı.He's a cheat and a liar.
Lütfen öyle dolanıp durmayı bırakıp sadece bir saniye oturur musun?Would you please stop pacing around like that and just sit down for a second?
Lafı dolandırmayalım.Let's get to the point.
Tom dolandırıcıdır.Tom is deceitful.
Sen dolandırıcısın.You're deceitful.
Tom dolandırıcı.Tom is sharp.
O hep dolandırıcılıkla uğraşıyor.He's always involved in scams.
Tom bir dolandırıcı.Tom is a con man.
Dolandırdığımı düşündüğüne inanamıyorum.I can't believe you thought I was cheating.
Ben ayağına dolanmayacağım.I won't get in your way.
Bir dolandırıcı gibi hissediyorum.I feel like an impostor.
Lafı dolandırmayacağım.I'll get to the point.
Beni dolandırıyor musun?Are you hustling me?
Dün Mary, yatırım dolandırıcılığı nedeniyle iki yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı.Yesterday Mary was sentenced to two years eight months in jail for investment fraud.
Tom Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.Tom exposed Mary as a fraud.
Ayağına dolanmayacağım.I won't get in the way.
Tom ne hakkında avare avare dolanıyor?What's Tom rambling on about?
Akademik dolandırıcılık, çoğu insanın düşündüğünden muhtemelen daha yaygındır.Academic fraud is probably more common than most people think.
Dolandırmadan konuya gireceğim.I'm going to cut right to the chase.
Tom Mary'yi dolandırdı.Tom swindled Mary.
Bir dolandırıcı ile ilişkin vardı.You had dealings with a crook.
Ayağına dolandıysam üzgünüm.I'm sorry if I got in the way.
Ben seni dolandırmadım.I didn't rip you off.
Dan parasını bir dolandırıcıya kaybetti.Dan lost his money to a swindler.
Banker dolandırıcılık suçundan hapse girdi.The banker went to jail for fraud.
Dan dolandırıldığını bile fark etmedi.Dan didn't even realize that he had been swindled.
Dan bu çevredeki tek dolandırıcıdır.Dan is the only rogue around here.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
Tom'un ettiği laflar kendi ayağına dolandı.Tom's words came back to bite him.
Dolandırıcı Tom'du.The crook was Tom.

İlgili Sayfalar