dolabın ile cümle

dolabın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Michael dolabın kapağını kırar.טום משתמש ביד המכנית שלו כדי לשבור את הדלת שהייתה בתוך הכספת.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.Ubijen je, a njegovo tijelo pronađeno je u prtljažniku automobila u Rimu.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Začiatky sú spojené s Bardejovskými kúpeľmi.
Buna öfkelenen Kont kılıcını çeker; Cherubino'yu öldüreceğini söyleyerek dolabın kapısını açar.Gróf ukrytého Cherubina objaví a rozkáže mu okamžite opustiť zámok.
Pope hemen gidip Geary'nin dolabını kontrol eder.Chalker zakrátko odchádza a strieda ho Geoff Kresge.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Iš pradžių laikytas Mantegazio barščio porūšiu.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Ano, teď. Mělas být v márnici s visačkou na palci.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Je zou in een koeler moeten liggen met een etiketje aan je teen.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Örüljön, hogy nem a hûtõben csücsül, cetlivel a lába ujján.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.- Un pie. - De todas formas, ya Io sabía.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Θα μπορούσες να ήσουν σε ένα ψυγείο με ένα ταμπελάκι στο δάχτυλό σου.
Açar o şeytan dolabını.دعوهم يصارعون ! انهم منشغلون بصندوق الشيطان - معارك من المساء
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Es funktioniert wie Ihr eigenes Archiv.
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Googleドキュメントに写真、PDF、 動画を保存したり、
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Het werkt net als uw persoonlijke archiefkast.
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Pod tym względem usługa przypomina osobistą szafkę na dokumenty.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Fordi når man har brug for det igen, hænger mødet bogstavelig talt i ens skab.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.왜냐하면 그것이 다시 필요하게 될 때, 말그대로 미팅은 여러분 옷장에 걸려 있습니다.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Mert, ha szükség lesz rá ismét, a megbeszélés szó szerint a gardróbban lóg.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Parce que quand vous en aurez besoin la réunion sera littéralement accrochée dans votre placard.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Pentru ca, atunci cand vei avea nevoie inca o data de ea, sedinta sta agatata la propriu in dulapul tau.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Perché quando ne avete nuovamente bisogno, la riunione è letteralmente appesa nel vostro armadio.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Ponieważ, gdy znów będzie potrzebne, Zebranie będzie dosłownie wisieć w Twojej szafie.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Porque cuando la necesite de nuevo, la reunión estará, literalmente, colganda en su armario.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Porque quando precisarem outra vez, a reunião vai estar pendurada no vosso roupeiro.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Protože až ho budete znovu potřebovat, mítink bude viset ve vaší skříni, doslova.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Vì khi bạn cần nó lúc khác, cuộc họp đã được ghi lại và nằm trên cái móc áo trong tủ.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Want als je het weer nodig hebt, dan hangt de vergadering letterlijk in je kast.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Weil, wenn du es wieder brauchst, hängt die Besprechung, wörtlich, an deiner Garderobe.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Ако ви потрябва пак, срещата прсто си виси в гардероба ви.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Бо щойно вона вам знову знадобиться, як ви зможете просто відчинити шафу - вона висітиме там.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Потому что когда оно снова вам понадобится то будет буквально висеть в шкафу.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.כי כשתזדקקו לה שוב, הישיבה נמצאת בארון שלכם, באופן מילולי.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.لأنه حينما تحتاجه مجدداً، فالإجتماع حرفياً يخنق رقبتك.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.会議を文字通りクローゼットに掛けられるからです 着脱可能な会議
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Abbiamo delle stampe in più nell'armadio.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var.A teraz vám dám možnosť: "Máme v skrini ešte ďalšie kópie.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Chúng tôi bỗng dưng có thêm vài bản in thừa ở trong tủ.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."De casualidad tenemos algunas impresiones extras en el clóset
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Kaapissa sattuu olemaan ylimääräisiä kopioita.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Kebetulan kami punya gambar lebih.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var.우연히 여벌의 그림이 남아서
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Náhodou máme támhle ve skladu pár tisků navíc.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Se întâmplă să mai avem nişte afişe în dulap.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Slučajno imamo nekaj dodatnih slik v shrambi.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Temos umas gravuras extra no armário.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Véletlenül van néhány fölös nyomatunk a szekrényben.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Vi har tilfældigvis nogle ekstra malerier i skabet.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Vi råkade ha några extra affischer i garderoben.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."We hebben toevallig een paar extra drukken in de kast liggen.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Wir haben einige weitere Drucke im Schrank.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Τυχαίνει να έχουμε κάποιες παραπανίσιες εκτυπώσεις στο ντουλάπι.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."Имаме картини в шкафа.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."У нас в комірчині випадково знайшлися додаткові репродукції.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."У нас тут завалялись кой-какие лишние картины.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var."במקרה יש לנו כמה הדפסים עודפים בארון.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var.نقول " انه لدينا لوحات اخرى في الخزانة ..
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var.今日の実験のお礼にひとつ差し上げますよ
Dolabın içi silah dolu.Ése clóset debe estar lleno de armas.
Dolabın yanında olduğunu biliyorsun değil mi?Con biết tủ đựng quần áo phía trong chứ?
İlgili Sayfalar