dolabın ile cümle

dolabın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dolabında ne var?What's in your closet?
Dolabında neyin var?What do you have in your closet?
Tom çalınan parayı bir ayakkabı kutusuna koydu ve dolabının arkasına sakladı.Tom put the stolen money in a shoe box and hid it in the back of his closet.
Sami'nin dolabında iskeletler vardı.Sami had skeletons in his closet.
Tom'un dolabında bulduğum şeye bak.Look what I found in Tom's closet.
Sami, Leyla'nın ahşap dolabına bir sembol kazıdı.Sami carved a symbol into Layla's wooden cabinet.
Sami dolabın içinde çıplak bulundu.Sami was found naked in the closet.
Tom gitarını dolabında tutar.Tom keeps his guitar in his closet.
Sırt çantamı tren istasyonunda bozuk para dolabına bıraktım.I left my pack in a coin locker at the train station.
Tom dolabının kapağını tekmeleyerek kapattı.Tom kicked his locker door closed.
Tom gömme dolabın kapısını açık bıraktı.Tom left the closet door open.
Karl gömme dolabın önünde duruyordu.Karl stood in front of the closet.
"Dolabın içinde birkaç tane daha resim var. Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.We happen to have number three and number four," we tell the subject.
Kimlerin dolabında marul var?Who keeps lettuces in their fridge?
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.You have to put enough food, and refrigeration equipment to feed the crew.
Çünkü yine toplantıya ihtiyaç duyduğunuzda onu dolabınızda asılı bulacaksınız.Because when you need it again, the meeting is literally hanging in your closet.
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.It's like your personal filing cabinet.
Açar o şeytan dolabını.let them struggle then! They turn on that shaytan box, from evening till morning fights.
Mesela, Miko'nun dolabını bulup, onun hakkında daha fazla bilgi alabiliriz.We can, for example, go find Miko's locker and get some more information about her.
Dolabın yanında olduğunu biliyorsun değil mi?You know that closet towards the inside, right?
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.You should be in a fridge with a label on your toe.
Dönme dolabın çapı 16 metre.The wheel has a 16-meter diameter.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Or you could put drugs in your wallet and not in your fridge.
İki dolabın birden fotoğrafıPhoto of both cabinets
İki dolabın arasında eski büyük bir poster kendi kadar eski bir çerçevenin içinde bulunuyor.Between two cabinets there is also a big old poster with its old frame.
Yıkık bir evde ayakta kalan bir dolabın üzerindeki seramik horoz, Borodianka, Nisan 2022Ceramic rooster on a surviving cabinet in a ruined house, Borodianka, April 2022
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Es beruht auf dem Miyaguchi-Preneel-Schema.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Sie ging daraufhin zu einem der Studioverantwortlichen und sprach mit ihm.
Günün birinde tesadüfen şirketteki dosya dolabının arkasında esrarengiz bir tünel bulur.Gemeinsam entdecken sie in einem weiteren Hinterzimmer einen mysteriösen Schrank.
Ayna sofra takımı dolabının üstündedir.Le miroir se trouve sur le dessus du vaisselier.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Première visite des toilettes de Mimi Geignarde.
Dönme dolabın toplam kapasitesi 300 kişidir.La salle de projection a une capacité de 300 personnes.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Elle se rue vers la salle de bains, mais s'aperçoit que la porte est fermée à clé.
Kilitli bir dolabın bir kodunu verebilir.En el armario precintado encuentra una caja de cartón.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Se inicia el bordado del Tapiz de Bayeux.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Un giornalista riesce ad accedere alla camera in cui è piantonato e a parlare con lui.
Michael dolabın kapağını kırar.Майкл ломает механизм двери.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Она пытается открыть дверь, но та заперта.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.Его побили и заперли в школьном шкафчике.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.На первой снят фасад жилища Мэдисонов.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.O carro abre-alas quebrou na armação da escola.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Primeiro pódio de Mika Häkkinen.
İsolade Brangane'ye dolabında bulunan bir ufak şişeyi çıkarıp bunu bir bardak içkiye katmasını söyler.Adams zabrał z jej pokoju butelkę brandy oraz zegar.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Najpierw trenował Szachtar Makiejewka.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Föremål från Mistelås socken.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Першим дослідив Меджибізьку фортецю.
Dönme dolabın toplam kapasitesi 300 kişidir.Kapacita zahrady je cca 300 lidí.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Došel až k ložnici, ale dveře byly zamčené.
Oscar ve Hoktopus, Hoktopus'un dolabının içine girerler.Így hát a mufti és a vezír is a szekrénybe kerül.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Átvette Heilprin Mihály könyvesboltját.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Megtalálja a szekrényben az összekötözött rendőrtisztet és kiszabadítja.
Tom hol dolabından paltosunu çıkardı ve onu giydi.Tom otti takkinsa eteisen kaapista ja puki sen ylleen.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Sebelumnya ia menjabat sebagai Bupati Mimika.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Ia mendatangi kamar wanita itu, tetapi pintunya terkunci.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Cô thử mở chúng nhưng cánh cửa nào cũng bị khóa.
Bunun üzerine Miley Lilly'yi evinin gizli bir yerindeki dev Hannah Montana dolabını gösterir.Giới thiệu Miley là chính cô và là Hannah Montana tại một địa điểm giống Quảng trường Thời đại.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.ジャケットにはミドリカワ書房本人が初めて登場した。
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.初回限定版採用Digipak包裝。
Henüz 5 yaşındayken büyükannesinin dolabında gördüğü gitarı çalmaya çalışıyordu.다섯 살 때부터 그의 할머니의 방안에 있는 통기타를 연주하기 시작했다.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.הם ניסו לפתוח את הדלת אולם היא הייתה נעולה.
İlgili Sayfalar