Bir pusula dolabı.Nebo také Skříň.
Dönme dolabın toplam kapasitesi 300 kişidir.Kapacita zahrady je cca 300 lidí.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Došel až k ložnici, ale dveře byly zamčené.
2012 yaz döneminde FOX TV kanalında yayınlanan Dedemin Dolabı dizisinde rol almıştır.A 2010-es nyári főműsor az Úton a bohóc címet kapta.
Oscar ve Hoktopus, Hoktopus'un dolabının içine girerler.Így hát a mufti és a vezír is a szekrénybe kerül.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Átvette Heilprin Mihály könyvesboltját.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Megtalálja a szekrényben az összekötözött rendőrtisztet és kiszabadítja.
Tom hol dolabından paltosunu çıkardı ve onu giydi.Tom otti takkinsa eteisen kaapista ja puki sen ylleen.
Bir pusula dolabı.Ein lestrarbók.
Tom dolabı açtı.Tom åbnede skabet.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Sebelumnya ia menjabat sebagai Bupati Mimika.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Ia mendatangi kamar wanita itu, tetapi pintunya terkunci.
Bir pusula dolabı.Một buồng cau kiểng.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Cô thử mở chúng nhưng cánh cửa nào cũng bị khóa.
Bunun üzerine Miley Lilly'yi evinin gizli bir yerindeki dev Hannah Montana dolabını gösterir.Giới thiệu Miley là chính cô và là Hannah Montana tại một địa điểm giống Quảng trường Thời đại.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.ジャケットにはミドリカワ書房本人が初めて登場した。
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.初回限定版採用Digipak包裝。
Henüz 5 yaşındayken büyükannesinin dolabında gördüğü gitarı çalmaya çalışıyordu.다섯 살 때부터 그의 할머니의 방안에 있는 통기타를 연주하기 시작했다.
Bir pusula dolabı.תיבת נח.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.הם ניסו לפתוח את הדלת אולם היא הייתה נעולה.
Michael dolabın kapağını kırar.טום משתמש ביד המכנית שלו כדי לשבור את הדלת שהייתה בתוך הכספת.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.Ubijen je, a njegovo tijelo pronađeno je u prtljažniku automobila u Rimu.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Začiatky sú spojené s Bardejovskými kúpeľmi.
Bir pusula dolabı.Práporné obväzisko .
Buna öfkelenen Kont kılıcını çeker; Cherubino'yu öldüreceğini söyleyerek dolabın kapısını açar.Gróf ukrytého Cherubina objaví a rozkáže mu okamžite opustiť zámok.
Pope hemen gidip Geary'nin dolabını kontrol eder.Chalker zakrátko odchádza a strieda ho Geoff Kresge.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Iš pradžių laikytas Mantegazio barščio porūšiu.
1985'te bu DDR-dolabı satın aldım.Koupil jsem tuto DDR lednici v roce 1985.
1985'te bu DDR-dolabı satın aldım.Αυτό είναι ένα ψυγείο της Λ.Δ.Γ.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Ano, teď. Mělas být v márnici s visačkou na palci.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Je zou in een koeler moeten liggen met een etiketje aan je teen.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Örüljön, hogy nem a hûtõben csücsül, cetlivel a lába ujján.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.- Un pie. - De todas formas, ya Io sabía.
Aayak parmağında bir etiketle morg dolabında olmalısın.Θα μπορούσες να ήσουν σε ένα ψυγείο με ένα ταμπελάκι στο δάχτυλό σου.
Açar o şeytan dolabını.دعوهم يصارعون ! انهم منشغلون بصندوق الشيطان - معارك من المساء
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.그리곤 우리가 지하실에 내려갔고, 그리고 찬장을 열었습니다.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Lementünk a pincébe, kinyitottam a szekrényt és ott volt vagy ezer vállfa, amit addig összegyűjtöttem.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Šli jsme tam a já otevřel skříňku, a v ní bylo asi tak tisíc ramínek, která jsem nasbíral.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Und wir gingen in den Keller und ich öffnete einen Schrank.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Và chúng tôi xuống tầng hầm và mở chiếc tủ này ra.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Y abrí este armario.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.וירדנו למרתף. ופתחתי את הארון הזה.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.ومن ثم اخذتها الى القبو وفتحت الخزانة
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.そこには私が集めたハンガーが千本くらいもありました
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Ha én lennék, autó, hűtő vagy porszívó helyett inkább a top sztár Song Mo Young reptéri szerelését akarnám.
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Jika itu aku, daripada mobil, kulkas,atau vacum cleaner, aku mendapatkan bintang fashion Song Mo Young'.
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Kdyby to bylo na mě, radši bych namísto auta, ledničky nebo vysavače, měl módu Song Mo Young.
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Nếu là tôi, tôi sẽ lấy thời trang sân bay của Top Star Song thay thế xe triển lãm, tủ lạnh, máy hút bụi
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Ако аз съм на тяхно място, пред кола или хладилник предпочитам облеклото на Сон Мо Янг.
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.Вот лично я хотел бы получить билет на показ мод Сон Мо Ян, а не машину, холодильник или пылесос.
Ben olsaydım, araba, boz dolabı ya da süpürge yerine... ...yıldız şarkıcı Song Mo Young'un tarzını alırdım.لو توقف الأمر علي, بدلاً من السيارة, الثلاجة, او المكنسة سأقوم بالحصول على ملابس النجم سونغ مو يونغ
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Es funktioniert wie Ihr eigenes Archiv.
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Googleドキュメントに写真、PDF、 動画を保存したり、
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Het werkt net als uw persoonlijke archiefkast.
Burası tıpkı kişisel evrak dolabınız gibidir.Pod tym względem usługa przypomina osobistą szafkę na dokumenty.
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.Em để tất cả trong tủ cá nhân ạ.
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.Ho metto tutti i libri nell'armadietto
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.Ich habe alle meine Bücher in mein Schließfach getan.
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.Ik heb al mijn boeken in mijn kluisje gedaan.
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.Jag lägger alla mina böcker i skåpet.