dolaşma ile cümle
dolaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve gece boyunca dolaşma.Et n'erre pas pendant la nuit.
Ve gece boyunca dolaşma.I nie błądź po dworze nocą.
Ve gece boyunca dolaşma.Och gå inte under natten.
Ve gece boyunca dolaşma.Si nu umbla in timpul noptii.
Ve gece boyunca dolaşma.Und lauf nachts nicht draußen rum.
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de...Dan jangan keluyuran di malam hari, Dan....
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de...En ga niet in de avond buiten rondwandelen.
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de...Και να μην περιπλανιέσαι έξω τις νύχτες.Και...
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de......על תסתובב בלילה ו
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de......و لا تتسكع في الليل,و
Ve gece boyunca dolaşma. Ve de...わかったよ わかった
Ve gece boyunca dolaşma.Не сиди до поздна.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.A supermarkety pokladám za veľmi šokujúce. Je veľmi, veľmi príjemné prechádzať sa po supermarkete.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.A supermarkety, ty mě vždycky šokují, je opravdu velmi lákavé procházet se po supermarketu.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.És a szupermarketek - ez nagyon megdöbbentő, nagyon-nagyon jólesik végigsétálni egy szupermarketen.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Iar în supermarketuri, mi se pare șocant, e foarte, foarte atractiv să merg prin supermarket.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.I supermercati, per me, sono sconvolgenti, è davvero affascinante andare in giro in un supermercato.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Juga supermarket, saya sangat terkejut, benar-benar menarik untuk berjalan-jalan di supermarket.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.이건 슈퍼마켓에서도 마찬가지입니다. 슈퍼마켓 안에서 걸어다니면 마치 나이트클럽에 온 듯한
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Para mí los supermercados son impactantes, es muy fascinante recorrerlos.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Supermarkten vind ik schokkend. Ze zijn héél aantrekkelijk om erdoor te wandelen.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Und Supermärkte - das ist sehr schockierend - es ist sehr reizvoll, durch einen Supermarkt zu gehen.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Và siêu thị, tôi cảm thấy sốc, bởi đi trong siêu thị thật là cuốn hút.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Wizyty w supermarketach są dla mnie szczególnie atrakcyjne.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.І супермаркети, це шокуюче, це дуже-дуже цікаво ходити по супермаркету.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Супермаркетите, намирам това за шокиращо, много привлекателно е да се разхождам в супермаркет.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.Супермаркеты производят на меня сильное впечатление: ходить по супермаркету очень притягательно.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.ובמרכולים, זה מדהים אותי, זה מאד מאד מושך ללכת לאורך מדפי המרכול.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.وفي محلات السوق الممتاز، فإنني أجد هذا صادمًا للغاية، إنّ السير على طول السوق الممتاز، جذّابٌ، جذابٌ للغاية.
Ve süpermarketler, bunu çok şaşırtıcı buluyorum, süpermarketlerde dolaşmak çok, çok çekici.スーパーの中を歩くのは本当に楽しいんです クラブの中を歩いているようです
Yani bu senaryoda dolaşmak istiyor.Chce spróbować tego scenariusza.
Yani bu senaryoda dolaşmak istiyor.Entao todo dia que passa, em media ele capturará quatro coelhos e construirá uma armadilha
Yani bu senaryoda dolaşmak istiyor.Rozhodne se tedy pokračovat v tomto scénáři.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Ale abych neodumřel.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.-Cho ngưng luôn lưu thông máu.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Fin quasi a bloccare la circolazione.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Ich will nicht rausfallen! Au!
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Jusqu'à l'asphyxie.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Næsten så blodomløbet stoppes.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Nästan så att cirkulationen stoppas.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.No me quiero caer.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Priveži me. Nočem pasti ven.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Sampai memotong peredaran.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Vedä niin, että verenkierto melkein estyy.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Δεν θέλω να πέσω απ'το κάθισμα.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.,"צעד ראשון נעשה. -"אינדיפנדנס .יש לנו מקסימום לחץ דינמי פיקוח, אנחנו במקסימום .לחץ דינמי
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.أعنى إلى الحد الكافى لعدم السقوط
Yerliler bu kırsal alanı dolaşmak için toplu taşıma araçlarına itimat etmekte.Jedná se o místní obyvatele, jimž dopravní služby zajišťují pohyb po této venkovské oblasti.
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.És kezde Jónás bemenni a városba egy napi járóra, és kiálta és monda: Még negyven nap, és elpusztul Ninive!
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.In Jona je šel v mesto en dan hoda in je klical, govoreč: Še štirideset dni, in Ninive bodo razdejane!
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.I rzekł Pan: A dobrzeż to, że się tak gniewasz?
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.요나가 그 성에 들어가며 곧 하룻길을 행하며 외쳐 가로되 사십 일이 지나면 니느웨가 무너지리라 하였더니
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.Og Jonas gikk en dagsreise inn i byen og ropte: Om firti dager skal Ninive bli omstyrtet.
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.ויחל יונה לבוא בעיר מהלך יום אחד ויקרא ויאמר עוד ארבעים יום ונינוה נהפכת׃
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.فابتدأ يونان يدخل المدينة مسيرة يوم واحد ونادى وقال بعد اربعين يوما تنقلب نينوى
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.約 拿 進 城 走 了 一 日 、 宣 告 說 、 再 等 四 十 日 、 尼 尼 微 必 傾 覆 了
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.約拿進 城 走 了 一 日 、 宣告 說 、 再 等 四十日 、 尼尼微 必 傾覆了
Zorluk hayatımızı yaşamak için çevresinden dolaşmamız gereken bir engel değildir.A adversidade não é um obstáculo que precisamos de contornar para poder continuar a viver a nossa vida.
Zorluk hayatımızı yaşamak için çevresinden dolaşmamız gereken bir engel değildir.Adversitatea nu e un obstacol pe care trebuie să-l depășim, ca să ne putem trăi viața în continuare.
Zorluk hayatımızı yaşamak için çevresinden dolaşmamız gereken bir engel değildir.역경은 우리의 삶을 유지하기 위해 피해야 할 장애물이 아닙니다. 역경은 우리의 삶을 유지하기 위해 피해야 할 장애물이 아닙니다.