dolaşan ile cümle
dolaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?Είδαμε που εκτελούν πλόες μπάσκετ μαζί του Πού είναι;
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?Видяхме ви далечно баскетбол с него къде е той?
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?Ми бачили вас, що курсують в баскетбол з ним де він?
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?Мы видели вас, курсирующих в баскетбол с ним где он?
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?ראינו אותך plying כדורסל איתו איפה הוא?
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?私はわからない。 トニー。もう一回。
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Ainsi, le déplacement à longue distance des outils est un signe du commerce, pas de migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Așa că mutarea obiectelor pe distanțe mari e semn de comerț, nu de migrație.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Así que el movimiento de herramientas por distancias extensas demuestra comercio, en vez de migración.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.A v důsledku toho kamenné sekery skončili na druhém konci Austrálie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Długodystansowe przemieszczanie przedmiotów jest oznaką handlu nie migracji.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Dus langeafstandverkeer van werktuigen is een teken van handel, niet van migratie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Jadi pergerakan jarak jauh dari alat-alat adalah tanda dari perdagangan bukan migrasi .
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.따라서 도구의 장거리 이동은 이주가 아닌 교역의 징후입니다.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Legen Werkzeuge große Entfernungen zurück, ist das ein Zeichen für Handel, nicht für Migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Lo spostamento di utensili su lunghe distanze è un segno di commercio, non di migrazione.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Portanto o deslocamento de grande distância de ferramentas é um sinal de troca, e não de migração.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Putovanie nástrojov na veľké vzdialenosti je teda znakom obchodu, nie migrácie.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Så langdistancetransport af redskaber er et tegn på handel, ikke migration.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Tehát a tárgyak vándorlásának oka a kereskeledelem, nem a népvándorlás.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Vậy việc dịch chuyển đường dài của những công cụ là dấu hiệu của việc trao đổi, không phải di cư.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Έτσι, η μετακίνηση των εργαλείων σε μεγάλες αποστάσεις είναι σημάδι εμπορίου, όχι μετανάστευσης.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.Така че преместването на предмети на големи разстояния е знак за търговия, не за миграция.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.То есть перемещения инструментов на большие расстояния — признак торговли, а не миграции.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.אז תנועה ארוכת מרחקים של כלים היא סימן למסחר, לא להגירה.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.لذا فإن حركة المسافات الطويلة للأدوات هي علامة على تبادل تجاري وليس على هجرة .
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.人の移住によるものではありません 人を交易から切り離したら
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.A stalo sa, keď chodil Peter po nich po všetkých, že sišiel i k svätým, ktorí bývali v Lydde.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Comme Pierre visitait tous les saints, il descendit aussi vers ceux qui demeuraient à Lydde.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.E aconteceu que, passando Pedro por toda parte, veio também aos santos que habitavam em Lida.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.E avvenne che mentre Pietro andava a far visita a tutti, si recò anche dai fedeli che dimoravano a Lidda
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Es geschah aber, da Petrus durchzog allenthalben, daß er auch zu den Heiligen kam, die zu Lydda wohnten.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.I stało się, gdy Piotr obchodził wszystkie, przyszedł też do świętych, którzy mieszkali w Liddzie.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.때에 베드로가 사방으로 두루 행하다가 룻다에 사는 성도들에게도 내려갔더니
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Lõn pedig, hogy Péter, mikor mindnyájukat bejárá, leméne a Liddában lakozó szentekhez is.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Men det skete, medens Peter drog omkring alle Vegne, at han også kom ned til de hellige, som boede i Lydda.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Og det hendte sig da Peter drog allesteds omkring, at han også kom ned til de hellige som bodde i Lydda.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Pe cînd cerceta Petru pe toţi sfinţii, s'a pogorît şi la ceice locuiau în Lida.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Stalo se pak, že Petr, když procházel všecky sbory, přišel také k svatým, kteříž byli v Lyddě.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Vả , Phi - e-rơ đi khắp các xứ , cũng đến_cùng các thánh đồ ở tại thành Ly-đa .
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Vả, Phi -e-rơ đi khắp các xứ, cũng đến cùng các thánh đồ ở tại thành Ly-đa.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Zgodi se pa, ko je Peter obiskoval vse, da pride tudi k svetim, ki so prebivali v Lidi.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Ο δε Πετρος, διερχομενος δια παντων, κατεβη και προς τους αγιους τους κατοικουντας την Λυδδαν.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.И Петър му рече: Енее, Исус Христос те изцелява; стани, направи леглото си. И веднага той стана.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Случилось, что Петр, обходя всех, пришел и к святым, живущим в Лидде.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.Стало ся ж, як переходив Петр усї, прийшов і до сьвятих, що проживали в Лиддї.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.ויהי בסבב פטרוס בכל המקמות וירד גם אל הקדושים אשר ישבו בלד׃
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.وحدث ان بطرس وهو يجتاز بالجميع نزل ايضا الى القديسين الساكنين في لدّة.
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.彼 得 周 流 四 方 的 時 候 、 也 到 了 居 住 呂 大 的 聖 徒 那 裡
Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Liddada yaşayan kutsallara da uğradı.彼得 周流 四方 的 時候 、 也 到 了 居住 呂 大 的 聖徒 那裡
Bu bennington odada dolaşan yeterlik이 bennington 룸에서 돌고 능력
Bu bennington odada dolaşan yeterlik Bu nedenle asla kutusuCreo que tienes algo de cena maggie decidido sobre el tipo de trabajo que te gustaría hacer en Hollywood
Bu bennington odada dolaşan yeterlik Bu nedenle asla kutusuIch glaube, Sie haben etwas zu essen maggie entschied über die Art der Arbeit, Sie möchten in Hollywood
Bu bennington odada dolaşan yeterlik Bu nedenle asla kutusuMaggie päätti tyyppistä työtä, haluat tehdä Hollywoodissa
Bu bennington odada dolaşan yeterlikמסתובב בחדר אלה בנינגטון מיומנות
Bu bennington odada dolaşan yeterlikتدور في هذه الغرفة بينينجتون الكفاءة
Bu bennington odada dolaşan yeterlikしたがって、決して箱
Bunların en muhteşemi,bütün doğu pasifiği dolaşan bir okyanus gezginidirCel mai maiestuos dintre toţi vizitatorii, un rătăcitor al oceanului care străbate întregul Pacific de Est.
Bunların en muhteşemi,bütün doğu pasifiği dolaşan bir okyanus gezginidirNejmajestátnější z nich je tu návštěvník, oceánský tulák, křižující jižní Pacifik.
Bunların en muhteşemi,bütün doğu pasifiği dolaşan bir okyanus gezginidir,המלכותי מכולם ,הוא אורח נווד ימי השולט בכל .מזרח האוקיאנוס השקט
İlgili Sayfalar