dolaşır ile cümle
dolaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.59
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.І коли ви ходите у цій примітній парі туфель, і хтось питає:
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.וכשאתם הולכים בזוג הנעליים הראויות לציון האלו ומישהו אומר, "מה אלו?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.وعندما تمشي بزوج الاحذية الافت للنظر ويقول لك احدهم ماهذا؟
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.誰かが言います「あれは何だ?」と あなたは靴をもらった人たちに代わって
Ya da, siz kanun tanımazlar, Kongrenin etrafından dolaşabiliriz. Kongrenin etrafından dolaşırız.Hoặc, bạn có nổi loạn, chúng ta có thể đi xung quanh Quốc hội. đi xung quanh Quốc Hội.
Ya da, siz kanun tanımazlar, Kongrenin etrafından dolaşabiliriz. Kongrenin etrafından dolaşırız.Oder, ihr Abtrünnige, wir könnten den Kongress umgehen.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Acum când o particulă se deplasează prin univers, poate interacționa cu aceste particule Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Als een deeltje door het universum beweegt, kan het interageren met deze Higgs-deeltjes.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Bây giờ, khi 1 hạt di chuyển qua vũ trụ, nó có thể tương tác với các hạt Higg.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Cuando una partícula se mueve a través del universo, puede interactuar con esas partículas de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Když se částice pohybuje vesmírem, může interagovat s t těmi Higgsovými částicemi.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.이제 입자가 우주를 지나가면 이런 힉스 입자들과 상호작용을 하게 됩니다.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Ko se delec giblje po vesolju lahko pride v stik s Higgsovimi delci.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Kun hiukkanen matkaa ympäri maailmankaikkeutta, se vuorovaikuttaa Higgsin hiukkasten kanssa.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Most amikor egy másik részecske elkezd mozogni a világegyetemben, kölcsönhatásba lép a Higgs-részecskékkel.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Når så en partikel bevæger sig igennem universet, kan den interagere med disse Higgs partikler.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Ora, quando una particella si muove nell'Universo, può interagire con queste particelle di Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Quando uma partícula se move através do universo, pode interagir com estas partículas de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Quand une particule se déplacent dans l'univers, elle peut interagir avec ces particules de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Takže, keď sa častica pohybuje vesmírom, môže interagovať s Higgsovými časticami.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Teraz, kiedy cząstka porusza się we wszechświecie może oddziaływać z tymi cząstkami Higgsa.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Τώρα, καθώς ένα σωματίδιο κινείται μέσα στο σύμπαν, μπορεί να αλληλεπιδρά με αυτά τα σωματίδια Χιγκς.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.И когда частица движется сквозь Вселенную, она может взаимодействовать с этими бозонами Хиггса.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.І коли елементарна частинка рухається крізь всесвіт, вона може взаємодіяти з цими частинками Хіггса.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Когато частица се движи през Вселената, тя може да взаимодейства с Хигс частиците.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.עכשיו כשחלקיק נע דרך היקום, הוא מגיב עם חלקיקי ההיגס האלה.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.الان عندما يتحرك جسيم عبر الكون، يمكنه التفاعل مع جسيمات هيجز تلك.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.粒子はヒッグス粒子と相互作用をします あまり有名でない人が部屋の中で動いても
Yani dinler tekrar kültürleridir. Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Náboženství opakují, obkružují velké pravdy znovu a znovu.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Ágytól ágyig mentünk.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Andavamo da letto a letto.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Chodziliśmy od łóżka do łóżka.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Chúng tôi đi từ giường bệnh này sang giường bệnh kia.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.Kami pergi dari ranjang ke ranjang dengan dokter jaga sebagai penanggung jawabnya.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.침대에서 침대로 옮겨다녔고, 주치의가 담당자였습니다
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.Πηγαίναμε από κρεββάτι σε κρεββάτι.Επόπτευε ο επικεφαλής γιατρός.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.הלכנו ממיטה למיטה. הרופא התורן היה האחראי.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.كنا ننتقل من سرير إلى سرير. وكان الطبيب المناوب هو المسئول.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.最近では
Yatakları tek tek dolaşırdık.Íbamos de cama en cama.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Mergeam de la pat la pat.
Yatakları tek tek dolaşırdık.On passait d'un lit à l'autre.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Šli jsme od postele k posteli.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Vi gick från säng till säng.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Vi gik fra seng til seng.
Yatakları tek tek dolaşırdık.We gingen van bed naar bed.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Wir gingen von Bett zu Bett.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Мы ходили от кровати к кровати.
Yatakları tek tek dolaşırdık.Ние обикаляхме от легло на легло.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.1년에 300일 가량 세상을 돌다보면 세계 곳곳에서 다양한 연령층의 뿌리와 새싹 단체들을 만날수 있습니다.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Az évből 300 napot utazással töltök és mindenhol találkozom a "Gyökerek és Rügyek" csoportjaival.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Comme je voyage 300 jours par an, partout il y a un groupe de "Roots and Shoots".
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Matkustaessani ympäri maailman 300 päivää vuodessa joka puolella tapaan eri-ikäisten Roots and Shoots -ryhmiä.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Przez 300 dni w roku podróżuję po świecie i wszędzie napotykam grupy Korzeni i Pędów, dzieci w różnym wieku.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Quando viajo pelo mundo, 300 dias por ano, por todo o lado há grupos de Roots and Shoots de diferentes idades.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Visto che giro il mondo 300 giorni all'anno, ovunque trovo gruppi di "Roots and Shoots" di diversa età.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.Коли я 300 днів на рік їжджу довкола світу, всюди знаходилася група "Коренів і паростків" різного віку.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.אני, שמטיילת בעולם 300 ימים בשנה, בכל מקום יש קבוצות של שורשים ונבטים של גילאים שונים.
Yılda 300 günü dünyayı dolaşırken, her yerde farklı yaşlardan bir Roots and Shoots grubu var.様々なルーツ&シューツボランティアに会います 各地で目を輝かせた子たちが