Ana içeriğe geç
Sözlük

dokuzuncu ile cümle

dokuzuncu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.Toto je obraz, ktorý bol vytvorený z úryvku Beethovenovej deviatej symfónie hrajúcej cez kymatické zariadenie.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.Тази картина тук е създадена от откъс от 9-тата симфония на Бетховен, изсвирена през сайматично устройство.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.Це зображення було створене із уривків дев'ятої симфонії Бетховена, що прозвучала через кіматичний прилад.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.Это изображение было создано из отрывка девятой симфонии Бетховена, проигранной через киматическое устройство.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.התמונה הזו נוצרה מקטע קצר של הסימפוניה התשיעית של בטהובן שמושמעת דרך מכשיר סיימטי.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.هذه الصورة هنا منتجة من مقتطف لسيمفونية بيتهوفن التاسعة ملعوبة عبر جهاز سيماتكس.
Bu resim Beethoven'in dokuzuncu senfonisinden kısa bir parçayı siyamatik aletle çalarak elde edildi.ベートーベンの交響曲第9番の演奏の一部を元に作成されたものです このように物事の見方を大きく変えることが出来ます
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Ai carri troppo grandi non è permesso entrare in città fino a dopo l'ora nona ma le strade sono affollate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Carroças grandes não são permitidas na cidade até depois da nona hora mas mesmo assim as ruas estão cheias.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Duże wozy nie mogą wjeżdżać do miasta przed godziną dziewiątą, ale i tak ulice są zatłoczone.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Gerobak besar tak diizinkan di dalam kota sebelum jam ke-9 namun jalanan tetap saja padat.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Grote wagens zijn pas na het negende uur toegestaan in de stad, maar de straten zijn nog steeds propvol.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Những chiếc xe ngựa lớn thì không được phép vào thành phố cho đến sau 9 giờ tối nhưng phố xá vẫn đông đúc.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Trăsurile mari n-au voie în oraş până la ora 9 dar străzile sunt oricum aglomerate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Μεγάλα βαγόνια δεν επιτρέπονται στην πόλη πριν την ένατη ώρα αλλά οι δρόμοι είναι ήδη συνωστισμένοι.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Большие телеги не пускают в город до девяти часов.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.עגלות גדולות לא מורשות להכנס לעיר לפני השעה התשיעית
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.لا يسمح للعربات الكبيرة الدخول إلى المدينة إلا بعد الساعة التاسعة ولكن الشوارع تكون مازالت ممتلئة.
Bu yüzden, çözülme başında, Şubat ayının yirmi dokuzuncu günü그래서는 해동의 시작 부분에서, 2 월 스물아홉번째 하루 였지
Bu yüzden, çözülme başında, Şubat ayının yirmi dokuzuncu günüJoten se oli, että kahdentenakymmenentenäyhdeksäntenä päivänä helmikuuta klo alussa liennytystä
Bu yüzden, çözülme başında, Şubat ayının yirmi dokuzuncu günüلذا كان هذا في يوم 29 من شباط في بداية ذوبان الجليد ،
Bu yüzden, çözülme başında, Şubat ayının yirmi dokuzuncu günüこの特異な人は村をIpingに無限から落ちた。
Çünkü diğer sekizini bilirseniz dokuzuncuyu bulmanız kolay olur. -Y lo podría ver como el numerador cuando calculáis la varianza.
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:다리오왕 이년 구월 이십 사일에 여호와의 말씀이 선지자 학개에게 임하니라 가라사대
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:В двадцать четвертый день девятого месяца, во второй год Дария, было слово Господне через Аггея пророка:
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:בעשרים וארבעה לתשיעי בשנת שתים לדריוש היה דבר יהוה אל חגי הנביא לאמר׃
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:في الرابع والعشرين من الشهر التاسع في السنة الثانية لداريوس كانت كلمة الرب عن يد حجي النبي قائلا
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:大 利 烏 王 第 二 年 、 九 月 二 十 四 日 、 耶 和 華 的 話 臨 到 先 知 哈 該 說
Dariusun krallığının ikinci yılında, dokuzuncu ayın yirmi dördüncü günü RAB, Peygamber Hagaya seslendi:大 利烏 王 第二 年 、 九月 二十四日 、 耶和華 的 話臨 到 先知 哈該說
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.그래서 9단계에서 빵이 최종의 형태로 만들어 지는 것입니다. 그리고 드디어 오븐으로 들어가서 10단계가 됩니다.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.A l'étape 9, on donne la forme finale à la pâte, et on enfourne : étape 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Al passaggio nove diamo all'impasto la forma finale, e inforniamo...passaggio dieci.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Aztán a kilencedik lépésben végleges formájára alakítjuk a tésztát, aztán a sütőbe kerül -- tízedik lépés.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Di tahap sembilan kita buat adonannya sudah di bentuk akhir, dan dimasukkan dalam oven -- tahap 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.In stap negen komt het deeg in zijn uiteindelijke vorm en het gaat de oven in - stap 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Şi în etapa a 9-a aducem aluatul în forma finală, şi merge în cuptor -- etapa a 10-a.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Und hier geben wir dem Teig seine letztendliche Form, dann kommt er in den Ofen - Ebene 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.Và cũng ở công đoạn này chúng tôi tạo hình mẩu bột lần cuối và cho nó vào lò nướng -- công đoạn 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.W etapie dziewiątym nadajemy ciastu ostateczny kształt, po czym trafia ono do pieca - etap 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.На деветия етап докарваме тестото до финалната форма и то влиза в пещта - стадий 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.На девятом этапе мы придаём тесту окончательную форму, и оно сажается в печь — этап 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.ובשלב התשיעי אנו מביאים את הבצק לצורתו הסופית, והוא עובר לתנור - שלב 10.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.وفي المرحلة التاسعة نقوم بوضع العجين بصورته النهائية لكي يدخل لاحقا في المرحلة العاشرة الى الفرن
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.オーブンに入るのがステージ10 3つの変容がオーブンで起きます
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A király pedig a téli házban ül vala a kilenczedik hónapban, és a tûz ég vala elõtte.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A kráľ sedel v zimnom dome v deviatom mesiaci majúc pred sebou ohnište, na ktorom horelo.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A król siedział w domu, w którym w zimie bywał, miesiąca dziewiątego, a na ognisku przed nim palił się ogieó.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Bấy giờ là tháng chín; vua đương ngồi trong cung mùa đông, có lò than đỏ trước mặt vua.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Bấy_giờ là tháng chín ; vua đương ngồi trong cung mùa_đông , có lò than đỏ trước mặt vua .
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Der König aber saß im Winterhause, im neunten Monat, vor dem Kamin.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Era el mes noveno, y el rey estaba en la casa de invierno, donde había un brasero encendido delante de él
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Il re sedeva nel palazzo d'inverno - si era al nono mese - con un braciere acceso davanti
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Împăratul şedea în casa de iarnă, -căci era în luna a noua-şi înaintea lui era un foc de cărbuni aprinşi.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.때는 구 월이라 왕이 겨울궁전에 앉았고 그 앞에는 불피운 화로가 있더라
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kongen sad i Vinterhuset med et brændende Kulbækken foran sig;
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kongen satt i vinterhuset, for det var den niende måned, og det brente ild i et fyrfat foran ham,
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Konungen bodde då i vinterhuset, ty det var den nionde månaden. Och kolpannan stod påtänd framför honom;
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kralj pa je sedel v zimski hiši deveti mesec, in gorelo je na ognjišču pred njim.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Král pak seděl v domě, v němž v zimě býval, měsíce devátého, a na ohništi před ním hořelo.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Le roi était assis dans la maison d`hiver, -c`était au neuvième mois, -et un brasier était allumé devant lui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod