Ayrıca Portekiz'in futbolcusu Eusébio, dokuz golle turnuvanın gol kralı oldu.Eusébio fra Portugal ble turneringens toppscorer med sine ni mål.
Üç kategoride dokuz aday ödüllendirildi.Den ble nominert i ytterligere ni kategorier.
İlk yazılı belgeler dokuzuncu ve onuncu yüzyılda ortaya çıkmaya başlamıştır.Tekstene har blitt datert til å stamme fra det niende eller 10. århundre.
Dokuz belediyesi vardır.Bygda har ca. ni innbyggere.
Bunların arasında Uygurlar da katılınca Dokuz Oğuzlar, "On Uygur" olarak anılmaya başlandı.Minst ni personer deltok etter alt å dømme som kurerer.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.Tre tusen fire hundre og femtito.
National Geographic tarafından ise Tel Aviv Dünya’daki en iyi dokuzuncu kumsal şehri olarak seçti .National Geographic har valgt den ut som en av verdens ti beste elveturer.
Birliğe üye olan belediyeler yine birliğin belirlediği dokuz kriteri yerine getirmek zorundadırlar.Klubbens styre har ni medlemmer som forestår foreninges løpende drift.
Saldırı sonucunda dokuz öğrenci, iki kadın öğretmen ve bir kadın stajyer öldü.Ni elever (åtte jenter og en gutt), to kvinnelige lærere og en kvinnelig lærerstudent ble drept.
Dokuz ırmağın kavuştuğu yerdedir.Innsjøen har tilflod fra ni elver.
Mauritius adası toplamda dokuz bölgeye ayrılmış konumdadır.Mauritius er delt inn i ni distrikter.
Öykü, dokuz dile çevrildi.Bøkene er oversatt til ni språk.
2012 yılında dokuzuncusu gerçekleştirilmiştir.Den åttende generasjonen kom i 2012.
Birinci ve dokuzuncu günde ise herkes dilediği öyküyü anlatır.Hver dag skal hver av dem fortelle én historie for de andre ni.
Dünyanın en değerli dokuzuncu para birimidir.Den ble den niende mest innbringende på verdensbasis.
Birliğe üye ülkelerin on dokuzu, Euro adıyla anılan ortak para birimini kullanmaya başlamıştır.Nitten av medlemsstatene i EU, benytter myntenheten euro.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.I løpet av 10-15 minutter var kirken fullstendig overtent.
1977'de "You and Me" isimli şarkısı ABD'de dokuz numaraya çıktı.For eksempel ble kun syv jenter i USA gitt dette navnet i 2013.
Dokuz yaşında ilk timsahını yakalar.Hun fikk sin første ponni, da hun var ni år.
Bu durum dokuz ay sürdü.Da ble det bare å legge til ni måneder.
Çiftin dokuz çocuğu oldu, dört kızları ve üç oğulları hayatta kaldı.Paret fikk ni barn, hvorav tre sønner og tre døtre overlevde spedbarnstiden.
Son olarak yirmi dokuz numaraya ulaştı.Sammenlagt kom han på 29.-plass.
Seongjong (Korece: 예종, 睿宗; 20 Ağustos 1457-20 Ocak 1494), Joseon Krallığı'nın dokuzuncu kralıdır.Seongjong av Joseon (født 20. august 1457, død 20. januar 1494) var den niende konge av Kongedømmet Joseon.
Elli beş Japon havacısı ve dokuz denizaltıcı saldırı sırasında öldü.55 japanske flygere ble drept under angrepet.
Dokuz yaşındayken Cannes'e taşındı fakat Fransızca bilmiyordu.Som 19-åring flyttet han til Norge uten å kunne norsk.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.Deretter oppretter Gud sin pakt med Noah, om å aldri mer ødelegge jorden med en flom.
Bundy hayatının ilk dokuz yılını annesi ve dedesiyle Philadelphia'da geçirdi.Gulati er født i Førde og bodde sine første ni år i Lavik i Sogn og Fjordane.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Milan betalte 9 millioner euro.
Yine de kuşatma dokuz ay sürmüştür.Utviklingen tar oppmot ni måneder.
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.Hendelsen førte til landsomfattende protester som varte i ni dager.
Kilise, dokuz basamaklık bir zemin üstündeydi.Her ble Central Hotell reist over ni etasjer.
Bu müsabaka bitirilmesi gereken dokuzuncu halter yarışmasıydı.Dette var den niende utgaven av denne konkurransen.
1662 - Çinli general Koxinga, dokuz ay süren kuşatmadan sonra Tayvan adasını ele geçirdi.1662 - Jenderal China Koxinga merebut pulau Taiwan setelah mengepung selama 9 bulan.
Tipik olarak bir klan içinde dokuz grup bulunur.Biasanya terdapat sembilan kelompok di dalam satu klan.
Bundan iki gün sonra Merkez Komitesi üyesi on bir üyeden dokuzu tutuklandı.Dua hari kemudian, sembilan dari sebelas anggota komite tersebut ditangkap.
Tüm yirmi dokuz katılımcının ses kasetleri ulusal jürilere sunulmuştur.Rekaman-rekaman audio dari seluruh dua puluh sembilan perwakilan diajukan ke juri-juri nasional.
Dördüncüsü Dokuzuncu Ordu'nun geçeceği kesin yer.Keempat, Dari mana Tentara ke-9 akan menerobos ?
Monster Güney Kore haftalık müzik programlarında dokuz kez birincilik kazandı."Monster" memenangkan tempat pertama sebanyak 9 kali di program musik mingguan Korea Selatan.
Titanik'i 1997'nin en iyi dokuzuncu filmi olarak gösterdi.Dia menyebut Titanic sebagai film terbaik nomor dua pada tahun 1997.
Bu dönemde yaşadıkları, 1968 yapımı filmi Ich war neunzehn'e (On dokuz yaşındaydım) konu oldu.Ia kemudian mengisahkan peristiwa-peristiwa tersebut dalam film 1968, Ich war neunzehn (I Was Nineteen).
1978 yılında dokuz ayrı halka tespit edilmiştir.Pada tahun 1978, sembilan cincin yang berbeda diidentifikasi.
Kalan dokuz yolcunun milliyeti bilinmemektedir.Sembilan penumpang tidak pernah diidentifikasi.
Wasikowska on dokuz yaşındaki Alis karakterini canlandırmaktadır.Wasikowska berperan sebagai Alice umur sembilan belas tahun.
Zaman erken Flevohof iflas dokuz yıl gitti gitti, park Walibi Flevo değiştirildi.Ketika bangkrut Flevohof awal sembilan tahun-tahun berlalu, taman ini berganti nama Walibi Flevo.
Dokuz aylık olduklarında ağız, hortum ve ayak koordinasyonları mükemmelleşmiştir.Pada umur sembilan bulan, koordinasi mulut, belalai, dan kaki sudah sempurna.
Örneğin; burada sekiz çubuk var: I I I I I I I I 9, dokuz.Misalnya delapan tongkat: I I I I I I I I 9, sembilan.
Bu, diğer dokuz cehennemin hükümdarlarının Asmodeus 'a karşı başlattığı isyandı.IV) ^ ...dan Kami telah menciptakan jin sebelum (Adam) dari api yang sangat panas.
Dokuz çocuğu oldu (beş oğlu ve dört kızı).Ia meninggalkan 9 orang anak (4 laki-laki dan 5 perempuan).
Burada dokuz yıl kalacaklardı.Di situ ia menetap sembilan tahun.
Mayıs 2005'te suçlu bulundu ve dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Ia dinyatakan bersalah dan dijatuhi hukuman sembilan tahun penjara pada bulan Mei 2005.
Parçalarını dokuz diyarı şekillendirmek için kullanırlar.Digunakan untuk melambangkan sembilan benda.
Dokuz tane çocukları oldu ama bunlardan iki tanesi küçük yaşta öldü.Mereka memiliki sembilan anak, dua di antaranya meninggal di usia muda.
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.Akan tetapi, jika kami tidak bersalah, letuskanlah gunung ini dan kutuk Bujang Sembilan menjadi ikan!”
Üç kategoride dokuz aday ödüllendirildi.Ada sembilan pemenang dalam tiga kategori.
Keşfettiği dokuz asteroitin ilkiydi.Hygiea merupakan penemuan pertama dari sembilan asteroid yang dia temukan.
Dokuz ay orada kaldı.Disini mereka tinggal selama 9 bulan.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Anak-anak di bawah umum 9 tahun harus bersekolah.
The Seattle Times gazetesi Pulitzer ödülünü dokuz defa kazanmıştır.Surat kabar tersebut memenangkan sekitar sembilan Penghargaan Pulitzer pada masanya.
Sistem on (başlangıçta dokuz) farklı glife dayalıdır.Sistem ini adalah berasaskan pada sepuluh (asalnya sembilan) simbol yang berbeda.
Sen Bir Tanesin, Hepsi grubununu dokuzuncu single'ıdır."Only you" adalah single kedua yang menampilkan empat anggota generasi ke-9.