Dokuzdan önce dönmelisin.You must come back before nine o'clock.
Otobüs servisi dokuz ve on arasında iyi değil.The bus service is not good between nine and ten.
Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.I make it a rule not to watch television after nine o'clock.
Ben dokuzda gelmeni istiyorum.I'd like you to come at nine.
Kitabında sayfa dokuzu aç.Open your book to page nine.
Bankalar dokuzda açarlar.Banks open at nine o'clock.
Bankalar saat dokuzda açılır.Banks open at nine o'clock.
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.School begins at nine and is over at six.
Okul dokuzda başlar.School begins at nine.
Toplantı tam dokuzda başladı.The meeting began at nine o'clock sharp.
Toplantı saat dokuzda bitti.The meeting finished at nine.
Gerekirse, yarın dokuzda gelirim.If necessary, I'll come at nine tomorrow.
Parti dokuzda bitti.The party was over at nine.
Doksan dokuz her zaman beni güldürür.Ninety-nine always makes me laugh.
Kapı saat dokuzda kilitlenir.The door is locked at nine o'clock.
Kapı her gece dokuzda kilitli.The door is locked at nine every night.
Ne olursa olsun, dokuza kadar burada olmalısın.No matter what happens, you must be here by nine.
Uçak tam dokuzda havalandı.The plane took off at exactly nine o'clock.
Mağaza her akşam saat dokuzda kapanır.The shop is closed at nine every evening.
Kaptan on dokuz yaşındayken denize gitti.The captain went to sea when he was nineteen.
Lütfen bana John'u dokuzda aramamı hatırlat.Please remind me to call John at nine.
Bu mağaza saat dokuzda kapanır.This store is closed at nine.
Bu bürodaki normal iş saatleri dokuzdan beşe kadardır.The usual business hours in this office are from nine to five.
Bu tren dokuzda hareket eder.This train leaves at nine o'clock.
Bu otelde saat dokuza kadar ayrılmalısın.In this hotel, you have to check out by nine o'clock.
Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.I regularly go to bed at nine.
Dokuza kadar geri dönmelisin.You should be back by 9 o'clock.
Saat dokuzda haberi radyoda dinleyebilirsin.You can hear the news on the radio at nine o'clock.
Onun erkek kardeşi dokuz yıl önce neredeyse bir trafik kazasında ölüyordu.Her brother nearly died in a traffic accident nine years ago.
Dokuzuncu mektubunu az önce aldım.I have just received your letter of the ninth.
Dokuz-otuzdan sonra otobüs servisi yok.There is no bus service after nine-thirty.
Okula saat dokuzdan önce ulaşmalısın.You should arrive at school before nine.
Dokuza kadar evde olmalısın.You have to be home by nine o'clock.
Dokuza kadar geri döneceğim.I will be back by nine.
Dokuza kadar oraya varmalıyım.I must get there by 9 o'clock.
Saat dokuza beş var.It is five minutes to nine.
Dokuzda gelebilir misin?Can you come at nine?
Dokuzda gelebilir misiniz?Can you come at nine?
Dokuza kadar dönmedi.He did not come back until nine o'clock.
Saat dokuz. Maalesef gitmek zorundayım.It is nine. I'm afraid I must be leaving now.
Saat dokuzu çeyrek geçiyor.It's a quarter past nine.
2+3+4' ün toplamı dokuzdur.The sum of two plus three plus four is nine.
Dokuz oyuncu bir ekip oluşturuyor.Nine players make up a team.
On dokuz yaşındayım.I am 19 years old.
İş her zaman dokuzda başlamaz.Work doesn't always begin at nine.
Londra'ya dokuz Şubat sabahında vardım.It was on the morning of February the ninth that I arrived in London.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Bizim okulun dokuz sınıfı var.Our school has nine classes.
Saat dokuza kadar işbaşında olmalıyız.We have to be at work by nine.
Benim saatime göre tam dokuz.It is just nine by my watch.
Durumların onda dokuzunu doğru tahmin ettim.I guessed right in nine cases out of ten.
Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived till he was eighty-nine.
Saat dokuza kadar ev ödevimi bitireceğim.I will finish my homework by nine.
Ben dokuz saat uyudum.I slept nine hours.
Dokuz saat uyudum.I slept nine hours.
Bayan Smith'i dokuz yıldır tanıyorum.I have known Miss Smith for nine years.
Sabah dokuzdan akşam beşe kadar görevdeyim.I'm on duty from 9:00 a.m. to 5:00 p.m.
Ondan sekizde gelmesini istedim ama o dokuzda geldi.I asked him to come at eight, but he turned up at nine.
Ona saat dokuza kadar evde olmasını söyledim.I told her to be home by nine.
Ona, dokuza kadar gelmesini tavsiye ettim.I advised her to come by 9:00.