dokunulmamış ile cümle

dokunulmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbir şeye dokunulmamış.Nothing's been touched.
Sami'nin kilitleri hala dokunulmamıştı.Sami's locks were still intact.
Ona dokunulmamıştı.It wasn't touched.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks was the only one who remained wholly untouched.
Bosna-Hersek, çoğu dokunulmamış yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan bir hazine sandığı.Bosnia and Herzegovina is a treasure chest of renewable energy sources, much of them untapped.
Bazı kanallar sabahları sansürlermiş, akşamları ise dokunulmamış versiyonları yayınladılar.Сирецької: приносили картини вранці й забирали увечері.
Bu çalışmalar sırasında minareye hiç dokunulmamıştır.미나라이부터는 더 이상 가사 노동을 하지 않았다.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.14살때 전 격리되어 있었고 누구의 손길도 닿지 않았죠. 물리적으로도요.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Các bạn hiểu chứ? Năm 14 tuổi, tôi tự khép kín mình lại, và không ai chạm vào tôi.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Capite, avevo quattordici anni, chiuso in me stesso e nessuno neanche mi toccava, mi toccava fisicamente.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Értsék meg, 14 éves voltam, magamba fordulva, és még senki sem érintett meg, fizikailag.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Eu tinha 14 anos, fechei-me dentro de mim. Também ninguém me tocava, fisicamente falando.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Ik was 14 jaar oud, in mezelf gedoken, en werd nooit eens vastgepakt.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.La 14 ani, ţineam totul în mine, nu ştiam ce înseamnă o mângâiere.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Miałem 14 lat i chowałem się w sobie, nikt mnie nie dotykał.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Поймите, мне было 14, замкнутый в себе и внутри своего мира, и я не чувствовал никакой физической поддержки.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Разберете, бях на 14 години, затворен, вкопчен в себе си. Също не бях и докосван, физически докосван.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.הייתי בן 14, תקוע בתוך עצמי, סגור בתוך עצמי, וגם לא זכיתי למגע, מגע גופני.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.كان عمري 14 عام، مختبي مع نفسي والى نفسي، ولم يلمسني أحد، لمس جسدي.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.誰にも触れられず生きてきたんです ここで立ち戻って報告します-
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marcas fue el único que se mantuvo totalmente sin tocar.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks adalah satu-satunya yang tetap sepenuhnya tersentuh.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks è stato l'unico che è rimasto del tutto incontaminata.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks je bil edini, ki je ostal v celoti nedotaknjeni.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks là người duy nhất còn lại toàn bộ ảnh hưởng.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks oli ainoa, joka jäi kokonaan koskemattomana.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks var den enda som förblev helt orörd.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks var den eneste, som forblev helt uberørt.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks volt az egyetlen, aki maradt, teljesen érintetlen.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks war der einzige, der ganz geblieben unberührt.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks was de enige die nog geheel onaangeroerd.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks ήταν ο μόνος που παρέμεινε εξ ολοκλήρου ανέγγιχτη.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks е единственият, който остава изцяло недокоснати.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Značky bol jediný, kto zostal úplne nedotknuté.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Značky byl jediný, kdo zůstal zcela nedotčené.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Znaki był jedynym, który pozostał w całości nietknięty.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Знаків, було єдиним, хто залишився повністю недоторканим.
İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Знаков, было единственным, кто остался полностью нетронутым.
Ona dokunulmamıştı.E si é salvato.
Ona dokunulmamıştı.Es wurde nicht berührt.
Ona dokunulmamıştı.Il n'a pas été touché.
Ona dokunulmamıştı.Nič sa mu nestalo.
Ona dokunulmamıştı.Nic se mu nestalo.
Ona dokunulmamıştı.No fue afectado.
Ona dokunulmamıştı.Nó hãy còn nguyên vẹn.
Ona dokunulmamıştı.Nu a fost afectat.
Ona dokunulmamıştı.Onaangeraakt.
Ona dokunulmamıştı.Ostal je nedotaknjen.
Ona dokunulmamıştı.Sértetlen maradt.
Ona dokunulmamıştı.Δεν το ακούμπησε η φωτιά.
Ona dokunulmamıştı.Його не торкалися.
Ona dokunulmamıştı.Он невредим.
Ona dokunulmamıştı.Останал е недокоснат.
Rudest doğa. İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Mărci, a fost singurul care a rămas în totalitate neatins.
Rudest doğa. İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.Marks a été le seul qui est resté totalement intacts.
Rudest doğa. İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.rudest 자연. 자국이 완전히 남아있는 유일한 하나
Rudest doğa. İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.أوقح الطبيعة. وكان يصادف الوحيد الذي بقي كليا
Rudest doğa. İşaretleri tamamen kalan tek oldu dokunulmamış.手つかず。
"Sputnik" negatifti. Ona dokunulmamıştı.Negatifnya ada di kota dan tidak tersentuh.
"Sputnik" negatifti. Ona dokunulmamıştı.Negativet var i stan och brann inte upp.

İlgili Sayfalar