Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimélek pedig nem illette vala õt, és monda: Uram, az ártatlan népet is megölöd-é?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Ale Abimelech nie przybliżył się był do niej, i rzekł: Panie, izali też lud sprawiedliwy zabijesz?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?아비멜렉이 그 여인을 가까이 아니한 고로 그가 대답하되 주여 주께서 의로운 백성도 멸하시나이까
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Maar Abimélech had nog niet met Sara geslapen en zei: "Here, wilt U een onschuldige straffen?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Men Abimelek hadde ikke kommet henne nær, og han sa: Herre, vil du da også slå rettferdige folk ihjel?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Mutta Abimelek ei ollut ryhtynyt häneen, ja hän sanoi: "Herra, surmaatko syyttömänkin?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Ο δε Αβιμελεχ δεν ειχε πλησιασει εις αυτην και ειπε, Κυριε, ηθελες φονευσει εθνος ετι και δικαιον;
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?(А Авимелех не беше се приближил при нея). И рече: Господи, ще погубиш ли един праведен народ?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Авимелех же не прикасался к ней и сказал: Владыка! неужели ты погубишьи невинный народ?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?ואבימלך לא קרב אליה ויאמר אדני הגוי גם צדיק תהרג׃
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?ولكن لم يكن ابيمالك قد اقترب اليها. فقال يا سيد أأمة بارة تقتل.
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?亞 比 米 勒 卻 還 沒 有 親 近 撒 拉 . 他 說 、 主 阿 、 連 有 義 的 國 你 也 要 毀 滅 麼
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?亞比 米勒 卻還沒 有 親近 撒拉 . 他說 、 主阿 、 連有義 的 國 你 也 要 毀滅麼
Hayvanlar çok fazla dokunmamaya çalışın, biz gerçekten üzerinde onları alıştırmak istemiyorum.Tohle je požadavek hračky od lidí.
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Får jag röra din mage?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Må jeg røre ved din mave?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?¿Me dejas que te toque la barriga?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Mógłbym dotknąć pani brzucha?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Posso tocar na sua barriga?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Posso toccarle la pancia?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Saisinko koskettaa masuasi?
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?Μπορώ να αγγίξω την κοιλιά σας;
Karnınıza dokunmamın sakıncası var mı?А можно мне прикоснуться к вашему животу?
Ravana senin güzelliğinin farkındaydı. Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Равана видел твою красоту и не мог так долго держать тебя в своем доме не прикоснувшись к тебе.
Ravana senin güzelliğinin farkındaydı. Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.לא ייתכן שהוא החזיק אותך בביתו מבלי לגעת בך!
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.De certeza que ele não te deixou presa em casa durante tanto tempo, sem te ter tocado.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Dia tidak mungkin menahanmu dalam tempat tinggalnya begitu lama tanpa menyentuhmu.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Er kann Dich unmöglich so lange in seinem Haus gehabt haben, ohne dich zu berühren.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Hän ei ole voinut pitää sinua talossaan näin kauaa kajoamatta sinuun.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Han kan inte ha haft dig hos sig så länge utan att röra vid dig.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Hắn không thể giữ nàng lâu như thế mà không làm gì nàng.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Il n'a pu te garder si longtemps dans sa maison sans te toucher.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Nem hiszem, hogy ilyen sokáig fogva tartott, és hozzád sem nyúlt.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Nemohl tě nechat ve svém domě tak dlouho aniž by se tě dotkl.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Niemożliwe, żeby przez tak długi czas cię nie dotknął.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Non puo' averti tenuto nella sua casa tanto a lungo senza toccarti.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.No podía tenerte en su casa tanto tiempo sin tocarte.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Nu putea să te ţină în casa lui aşa mult timp fără să te atingă.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.Не може да те е държал в тази къща толкова дълго без да те докосне.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.顔を見るのも辛い
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.A čo do toho, o čom ste mi písali, dobre by bolo človekovi nedotýkať sa ženy.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.A mik felõl pedig írtatok nékem, jó a férfiúnak asszonyt nem illetni.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Cu privire la lucrurile despre cari mi-aţi scris, eu cred că este bine ca omul să nu se atingă de femeie.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Daarmee kom ik op de vragen uit uw brief. Als een man ongetrouwd is, is dat een goede zaak.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.En cuanto a las cosas de que me escribisteis, bueno es para el hombre no tocar mujer
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.너희의 쓴 말에 대하여는 남자가 여자를 가까이 아니함이 좋으나
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Lecz o tem, coście mi pisali: Dobrzećby człowiekowi, nie tykać się niewiasty;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Luận đến các điều hỏi trong thơ anh em, tôi tưởng rằng đờn ông không đụng đến đờn bà là hay hơn.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Luận đến các điều hỏi trong thơ anh_em , tôi tưởng rằng đờn ông không đụng đến đờn bà là hay hơn .
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Men hvad det angår, hvorom I skreve til mig, da er det godt for en Mand ikke at røre en Kvinde;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Men vedkommende det som I skrev om, da er det godt for et menneske ikke å røre en kvinne;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Mutta mitä siihen tulee, mistä kirjoititte, niin hyvä on miehelle olla naiseen ryhtymättä;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.O čemž jste mi pak psali, k tomuť vám toto odpovídám: Dobréť by bylo člověku ženy se nedotýkati.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Ora, quanto �s coisas de que me escrevestes, bom seria que o homem não tocasse em mulher;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Quanto poi alle cose di cui mi avete scritto, è cosa buona per l'uomo non toccare donna
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Wovon ihr aber mir geschrieben habt, darauf antworte ich: Es ist dem Menschen gut, daß er kein Weib berühre.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Zastran tega pa, kar ste mi pisali: Dobro je človeku, žene se ne dotikati.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Περι δε των οσων μοι εγραψατε, καλον ειναι εις τον ανθρωπον να μη εγγιση εις γυναικα
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.А на неженените и вдовците казвам: Добро е за тях, ако си останат такива, какъвто съм и аз.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.А о чем вы писали ко мне, то хорошо человеку не касаться женщины.