Ana içeriğe geç
Sözlük

dokunmam ile cümle

dokunmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tablolara dokunmamalısın.You must not touch the paintings.
Hiçbir koşulda bu enstrümanlara dokunmamalısın.You should on no condition touch these instruments.
Ona dokunmamalısın.You mustn't touch it.
Ben sana hiçbir şeye dokunmaman için açık talimatlar vermiştim.I gave you explicit instructions not to touch anything.
Bira asla biraya dokunmam.I never touch beer.
Doktor bana alkole dokunmamamı söyledi.The doctor tells me not to touch alcohol.
Küçük Mary'yi gazyağı ısıtıcısına dokunmaması için uyardım.I warned little Mary to leave the kerosene heater alone.
Tom benim kendisine dokunmamı istemedi.Tom didn't want me to touch him.
Lütfen Tom'a dokunmamak için dikkatli ol.Please be careful not to touch Tom.
Herhangi bir şeye dokunmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should touch anything.
Yerinde olsam ona dokunmam.I wouldn't touch that if I were you.
Bana dokunmamanı söyledim.I told you not to touch me.
Hiçbir şeye dokunmamalıydım.I shouldn't have touched anything.
Müze görevlisi bir şeye dokunmamamızı söyledi.The museum guard told us not to touch anything.
Tom Mary'ye dokunmamak için dikkatliydi.Tom was careful not to touch Mary.
Ziyaretçilerin sergilere dokunmaması rica olunur.Visitors are requested not to touch the exhibits.
Tom onun tüfeğine asla dokunmamamı söyledi.Tom told me never to touch his rifle.
Ben onlara dokunmam.I don't touch them.
Neredeyse kahvaltına hiç dokunmamışsın.You've hardly touched your breakfast.
Bir ay boyunca bisikletime dokunmamaya söz veriyorum.I promise not to touch my bicycle for a whole month.
Tom'a bana dokunmamasını söyledim.I told Tom not to touch me.
Buna dokunmamın bir sakıncası yok mu?Don't you mind if I touch this?
Kadın sporcunun elleri iniş sırasında erkek sporuya dokunmamalıdır.The lady's hands should not touch the man during the catch.
Seninle aynı evde kalıp da, sana dokunmamış olamaz.He cannot have kept you in his house for so long without touching you.
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Now Abimelech had not come near her. He said, "Lord, will you kill even a righteous nation?
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Now concerning the things about which you wrote to me: it is good for a man not to touch a woman.
Dedi ki: "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?"She said: "How can I have a son, O Lord, when no man has touched me?"
"Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi.She said: "How can I have a son, O Lord, when no man has touched me?"
Meryem: "Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?" demişti.She said: "How can I have a son, O Lord, when no man has touched me?"
Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.Undeflowered by man or by jinn before them, --
(Meryem): "Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi.She said: "How can I have a son, O Lord, when no man has touched me?"
Meryem: "Benim nasıl çocuğum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmamıştır."How can I have a son," she said, "when no man has touched me, nor am I sinful?"
Öyle güzeller ki daha önce insanlardan ve cinlerden kimse kendilerine dokunmamıştır.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Daha önce onlara ne insan ne de cin dokunmamıştı.Undeflowered by man or by jinn before them, --
Bana hiçbir beşer dokunmamışken ve ben azgın utanmaz (bir kadın) değilken" dedi.No man has ever touched me, nor am I of poor conduct!”
Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?" demişti.How can I bear a child when no man has ever touched me?”
Bana hiçbir insan dokunmamıştır. Ben iffetsiz de değilim" dedi.No man has ever touched me, nor am I of poor conduct!”
Agabeyim ağayı annesinin elbisesinin içinde gören Fatih Ali Şah şaşırmış ve ona hiç dokunmamıştı.Seeing Aghabeyim agha in his mother's dress, Fath-Ali Shah was surprised and never touched her.
Ona dokunmamalısın.Du darfst es nicht berühren.
Tabağına dokunmamışsın. Neyin var?Du hast deinen Teller nicht angerührt. Was hast du denn?
Ona dokunmamalısın, çünkü o kolayca kırılır.Tu ne dois pas le toucher car c'est très fragile.
Ayrıca ilk stand up'larının hiçbirinde mikrofona dokunmamıştır.D’ailleurs, lors des premiers concerts, il n’avait pas de micro.
Ona dokunmamalısın.No debes tocarlo.
Chuck artık hayattadır ancak Ned’in ona bir daha asla dokunmaması gerekmektedir.Ya no más congelada, Nora no tiene mucho tiempo de vida.
Kadın sporcunun elleri iniş sırasında erkek sporuya dokunmamalıdır.Non si può giocare la donna di picche nella prima mano di gioco.
Ayrıca ilk stand up'larının hiçbirinde mikrofona dokunmamıştır.И вновь ни один испытуемый не прикоснулся к кнопке.
Sinope kızlığına dokunmamasını ister.Ej att förväxla med Gustaf Fröding.
Genç kızda kızlığına dokunmamasını dilemiş.Сам хлопчик каже, що не чіпав сестру.
Genç kızda kızlığına dokunmamasını dilemiş.Szerinte nem kellett volna foglalkoznia egy lánnyal.
Hayatında kimseye yararı dokunmamış Earl, bir gün kazı-kazan kartından 100.000 dolar kazanır.Earl je zlodej, ktorý jedného dňa vyhrá v lotérii 100 000 dolárov.
Çarmıhta acı çeken İsa'nın sadece insani doğasıdır, bu acı tanrısal doğaya dokunmamıştır.Na kríži teda zomrela iba ľudská osoba Krista, nie božská.
Sinope kızlığına dokunmamasını ister.Pri ljudeh ni vključena v sintezo folne kisline.
Genç kızda kızlığına dokunmamasını dilemiş.Ji niekada nepritarė dukters norui vaidinti.
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?A Abimelech sa jej nepriblížil a povedal: Ó, Pane, či zabiješ aj spravedlivý národ?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimelec, care nu se apropiase de ea, a răspuns: ,,Doamne, vei omorî Tu oare chiar şi un neam nevinovat?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimelech aber hatte sie nicht berührt und sprach: HERR, willst du denn auch ein gerechtes Volk erwürgen?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimelech pak nepřiblížil se k ní; protož řekl: Pane, zdaž také spravedlivý národ zabiješ?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimelec, quien todavía no se había acercado a ella, dijo: --Señor, ¿acaso has de matar a la gente inocente
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimélec, qui ne s`était point approché d`elle, répondit: Seigneur, ferais-tu périr même une nation juste?
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Abimelek pa se ji ni bil približal, zato reče: Gospod, ali bi pomoril tudi narod pravičen?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod