Ana içeriğe geç
Sözlük

dokun ile cümle

dokun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Namun neuron yang sama, juga akan aktif saat saya melihat orang lain yang sedang disentuh.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Ovšem ten samý neuron občas vyšle signál i když jen sleduju, jak se někdo někoho dotkne.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Pero la misma neurona, en algunos casos, se activará cuando simplemente vea que acarician a otra persona.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Але в деяких випадках, той самий нейрон активується, коли я просто дивлюсь, як торкаються когось.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Но същият неврон в някои случаи ще се активира, просто когато гледам да докосват друго лице.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.Но тот же нейрон в некоторых случаях возбудится, даже когда я просто смотрю, как касаются кого-то другого.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.אבל אותו נוירון, במקרים אחדים יירה כאשר אני פשוט מביט באדם אחר שנוגעים בו.
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.ولكن نفس هذا العصب في بعض الحالات ينشط عندما أقوم ببساطة بلمس شخص آخر
Ama bu aynı nöron bazen ben basitçe başka birine dokunulduğunu seyrettiğimde de uyarılır.他の人が触られているのを見るだけでも 発火します つまり これは触られている他者に共感するのです
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Aber eine Teilmenge davon wird feuern, wenn ich zusehe, wie jemand anderer an derselben Stelle berührt wird.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Ale niektóre działają wtedy, gdy patrzymy na kogoś kto jest dotykany w danym miejscu.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Dar o parte dintre ei se vor activa cand privesc o alta persoana care este atinsa in acelasi loc.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Del nevronov pa se bo sprožil tudi takrat, ko gledam, kako se nekdo dotika nekoga drugega na istem delu.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Egy alcsoportjuk viszont aktiválódik akkor is, ha mást nézek, akit megérintenek ugyanazon a helyen.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.하지만 그들 중 일부는 누군가 제가 보고 있는 어떤 사람을 만질 때 그에 대응되는 신체 부위가 만져진 것처럼 발화합니다.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Ma alcuni di loro si attivano anche se vedo qualcun altro che viene toccato nello stesso punto.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Maar een deel ervan zal vuren zelfs als ik kijk naar iemand anders die op dezelfde plaats wordt aangeraakt.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Mais une partie va s'activer quand je regarde quelqu'un d'autre se faire toucher au même endroit.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Mas há um sub-grupo que dispara até quando eu vir outra pessoa a ser tocada no mesmo lugar.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Men en delmängd av dem aktiveras när jag tittar på någon annan. som blir berörd på samma ställe.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Nhưng một nhóm nhỏ trong chúng sẽ phát điện ngay cả khi tôi quan sát người khác bị chạm vào cùng một chỗ.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Ovšem některé z nich vyšlou signál i když jen někoho sleduju, jak se ho někdo dotýká na stejné místo.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Pero un subconjunto de ellas se activará incluso cuando vea que acarician a alguien en la misma zona.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Але деякі з них активуються навіть тоді, коли я дивитимусь, як торкаються когось іншого.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Но едно подмножество от тях ще се активира, дори когато гледам да докосват някой друг на същото място.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.Но часть из них возбудится, даже когда я наблюдаю прикосновение к другому человеку в том же регионе.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.אבל תת-קבוצה שלהם תירה אפילו כאשר אני מביט במישהו אחר שנוגעים בו באותו מקום.
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.ولكن الاجزاء الفرعية منها سوف تنشط أيضا عندما أُشاهد احداً .. يتم لمسه في نفس المنطقة
Ama bunların bir alt kümesi, karşımdaki insanın aynı yerine dokunulduğunu gördüğümde bende de uyarılır.触られているのを見る時にも発火します そういうわけで ここにも
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Aber ihr war das sehr wichtig.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Ale dla niej to miało głębokie znaczenie.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Ale jí na tom hluboce záleželo.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Dar pentru ea asta conta profund.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.De neki ez olyan sokat jelentett volna.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.하지만 그녀에겐 촉진이 아주 중요했었습니다
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Maar voor haar maakte het veel uit.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Mais pour elle, c'était profondément important.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Ma per lei era profondamente importante.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Mas, para ela, isso importava muito.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Men for hende betød det meget.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Men för henne betydde det oerhört mycket.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Namun baginya, itu sangat berarti.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Nhưng với cô ấy, việc đó quan trọng vô cùng.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Pero para ella esto era muy importante.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Но для пациентки это было очень важно.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.Но за нея това е много важно.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.אבל עבורה זה היה מאוד חשוב.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.ولكن بالنسبة لها كان ذلك مهماً جداً.
Ama dokunarak muayene onun için çok önemliydi.病院を変えさせるくらい
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.Mais... Le monde tactile est régi par une loi étrange et terrible à la fois.
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.Ma nel nostro mondo di tatto e sensazioni, scoprimmo leggi naturali mai scritte, ed inesorabili.
Ama dokunma ve hissetme üzerine kurulu dünyamızda... ...yazılmamış, acımasız, doğal kanunları keşfettik.И вот в нешем мире прикосновений и ощущений, мы открыли ненаписанные, но неопровержимые законы природы.
Ama dokununca, ilahi birisin.Ma al tatto, sei divino.
Ama dokununca, ilahi birisin.Pero al tacto eres maravilloso.
Ama dokununca, ilahi birisin.Όταν σε αγγίζω όμωs, είσαι θεϊκόs.
Ama dokununca, ilahi birisin.Но сейчас я ощущаю тебя как божество.
Ama farkettim ki, bizi eğlendiren tek şey dokunmaktır. Dokunsal tatminimizdir esas olan.Ma ho scoperto che il tatto č l'unica cosa che mi soddisfa.
Ama farkettim ki, bizi eğlendiren tek şey dokunmaktır.Pero lo que he descubierto es que el tacto es el único modo en que podemos divertirnos.
Ama farkettim ki, bizi eğlendiren tek şey dokunmaktır.Tout bien considéré,
Ama farkettim ki, bizi eğlendiren tek şey dokunmaktır.Ανακάλυψα, όμωs, ότι η αφή είναι η μόνη μαs ψυχαγωγία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod