doktrin ile cümle
doktrin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
1955 yılından itibaren Hallstein Doktrini'nin formüle edilmesine önemli rol üstlenmiştir.Atitudinea această s-a reflectat în Doctrina Hallstein din 1955.
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.Nevének jelentése „kilenc sárkány”.
Birlik Varşova Konfederasyonu adı verilen dini hoşgörü doktrini başlattı.A vallásszabadságot az úgynevezett varsói konföderáció biztosította.
Doktrin ideolojinin çekirdeğidir.Nagy jelentőségűvé vált az üldöztetés fogalma a doktrínákban.
Doktrin George H. W. Bush döneminde de devam etmiştir ancak Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru etkisi azalmıştır.Doktriinin toteuttaminen jatkui vielä George H. W. Bushin kaudella, mutta väheni kohti Kylmän sodan loppua.
Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin dış politikası "Brejnev Doktrini" olarak biliniyordu.Brežnevin lausumasta tuli tunnettu ulkopoliittinen doktriini, Brežnevin oppi.
Bu ilkeye Truman Doktrini adı verildi.Tätä alettiin kutsua Trumanin opiksi.
Bu durum Brejnev Doktrini olarak anıldı.Tätä alettiin kutsua Brežnevin opiksi.
Princeton'daki son iki senesinde "teoloji ve doktrinleriyle yoğun bir şekilde ilgilendi".Κατά τα τελευταία δύο χρόνια στο Πρίνστον «ενδιαφέρθηκε βαθιά για την θεολογία και τα δόγματά της».
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Αμέσως πριν την ρήξη με την Ρώμη, ο Πάπας και οι γενικές σύνοδοι της εκκλησίας αποφάσιζαν το δόγμα.
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.Η τεχνική ονομάζεται ‘’Ψευδαίσθηση δράκου των Εννέα σφραγίδων’’.
Yıldırım savaşı doktrini, iki temel prensip üzerine inşa edilmiştir.Brandpumper er baseret på et af to principper.
1955 yılından itibaren Hallstein Doktrini'nin formüle edilmesine önemli rol üstlenmiştir.I 1955 fremlagdes Hallstein-doktrinen i en regerings-erklæring.
Dini ve bilimsel doktrinler arasında, metafiziksel kozmolojinin felsefi perspektifi yer almaktadır.Mellom de religiøse dogmene og vitenskapen står filosofiens metafysiske kosmologi.
Londra Sanhedrin prensip ve doktrinlerini reddetti.Reaksjonene fra London var enstemmige og avviste prinsippet og doktrinen om Sanhedrin.
Tavan resımlerinin çeşitli ögeleri Hristiyan doktrinin hikâyesinin bazı elemanları ile bağlanamamıştır.De forskjellige komponentene i taket er knyttet til denne kristne lære.
Bunun dışında çeşitli doktrinlerin tartışılması da amaçlanmıştı.Konsilet skulle også avgjøre enkelte doktrinære spørsmål.
Doktrin hakkında her şeyPenggunaan Doktrin ini.
Monroe Doktrini, ABD Başkanı James Monroe'nin, 2 Aralık 1823'te kongreye sunduğu doktrin.Doktrin Monroe adalah kebijakan luar negeri Amerika Serikat yang diterapkan pada 2 Desember 1823.
2007 yılında EDOK Eğitim ve Doktrin Komutanlığına bağlanmıştır.Pada tahun 2007 dia juga terpilih sebagai Direktur Komando Pelatihan dan Doktrin Angkatan Darat.
Doktrin ideolojinin çekirdeğidir.Penekanan terhadap doktrin tertentu.
Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin dış politikası "Brejnev Doktrini" olarak biliniyordu.Chính sách đối ngoại của Liên Xô trong thời kỳ này còn được gọi tên là Học thuyết Brezhnev.
Limbo, Roma Katolik Kilisesi'nin veya bir başka dini otoritenin resmi bir doktrini değildir.Limbo không phải là một học thuyết chính thống của Giáo hội Công giáo hay các giáo phái của Kitô giáo.
Bu olay, daha sonra Truman Doktrini'nin ortaya çıkmasına belirleyici bir faktör olarak hizmet etti.Vụ việc sau đó sẽ đóng vai trò là yếu tố quyết định trong việc ban hành Học thuyết Truman.
Başkan Truman, 12 Mart 1947’de Kongre’de kendi adıyla anılacak bu doktrini açıkladı.トルーマン大統領は、議会への特別教書演説で1947年3月12日に宣言を行った。
Yoshida Doktrini, Soğuk Savaş Dönemi'ni kullanarak Japonya'nın dış siyaset temellerini oluşturdu.吉田ドクトリンは、冷戦期を通じて日本の主流な外交政策の基本とされた。
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.あだ名は「九紋龍」。
Doktrin, Türkiye ve Yunanistan güvenliğini sağlamayı amaçlayarak askeri ve ekonomik destek sağladı.トルーマン・ドクトリンは、ギリシャとトルコがソ連の勢力圏に落ちるのを防ぐため、米国が経済・軍事援助を行うとしていた。
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.也称作“九連宝灯”。
Doktrin hakkında her şeyDOHaD理论
Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin dış politikası "Brejnev Doktrini" olarak biliniyordu.蘇聯在這一時期的外交政策被稱為勃列日涅夫主義。
Konsey 451 yılındaki Kalkedon Konsili doktrinlerini açıklayıp tekrar kabul etti.会议的结果则由451年的迦克墩公会议重申并确认。
2 Aralık – James Monroe, Monroe doktrini’ni ilan etti.12월 2일 - 미국의 대통령 제임스 먼로가 먼로 선언을 발표하였다.
Bu yüzden, doktrinde benimsenmemiştir.그래서 우린 그를 커버에 넣지 않았어요.
Yeni doktrinler devlet düşmanı ilan edilen subaylarla özdeşleştirildiğinden, verilen destek azaldı.מאחר שהדוקטרינות החדשות נקשרו בשמם של קצינים שהוכרזו אויבי המדינה, דעכה התמיכה ביישומן.
Konsey 451 yılındaki Kalkedon Konsili doktrinlerini açıklayıp tekrar kabul etti.באספה עמל לאשר מחדש את הדוקטרינות של ועידת כלקדון בשנת 451.
Princeton'daki son iki senesinde "teoloji ve doktrinleriyle yoğun bir şekilde ilgilendi".През последните две години в Принстън той „става дълбоко заинтригуван от теологията и нейните доктрини“.
Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin dış politikası "Brejnev Doktrini" olarak biliniyordu.Съветската политика от онези дни става известна като доктрината Брежнев.
Sovyet ve Rus tank doktrini NATO doktrinininden çok farklıdır.Съветската ядрена доктрина, обаче, е различна от американската такава.
Dini ve bilimsel doktrinler arasında, metafiziksel kozmolojinin felsefi perspektifi yer almaktadır.Medzi oblasťami náboženstva a vedy sa nachádza filozofická perspektíva metafyzickej kozmológie.
Monroe Doktrini, ABD Başkanı James Monroe'nin, 2 Aralık 1823'te kongreye sunduğu doktrin.Vyhlásil ju 2. decembra 1823 v americkom kongrese prezident USA James Monroe.
Addai Doktrini, muhtemelen yaklaşık 400lü yıllarda yazılmış Süryanice bir metindir.Tikrasis porcelianas, žalsvos glazūros, pasirodė galbūt apie 400 metus.
Başkan Truman, 12 Mart 1947’de Kongre’de kendi adıyla anılacak bu doktrini açıkladı.Doktriini tegi avalikuks president Harry S. Truman 12. märtsil 1947 ettekandega Kongressile.
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Alors j'ai pensé lui donner un nom - pourquoi ne pas l'appeler "exdoctrination".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Also dachte ich, es zu benennen - warum nennen wir es nicht "Ent-Schulung".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Así que pensé en darle un nombre - ¿por qué no lo llamamos "out-doctrination"?
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Ho pensato di dovergli dare un nome - perché non chiamarlo "dis-dottrinazione"?
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Ideje, hogy nevet adjak ennek: nevezhetnék " tanokon túli" módszereknek.
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Ik gaf het dus een naam -- waarom noemen we het niet de "uit-doctrinatie"?
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.그래서 저는 제가 이것에 이름을 지어야겠다고 생각했습니다. "탈원리적"이라 부르면 어떨까요.
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.M-am gândit să-i dau un nume -- de ce nu i-am spune "dez-doctrinare".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Pensei que podia dar-lhe um nome. Porque é que não lhe chamamos "não-doutrinação"?
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Postanowiłem nazwać to "outdokrynacją".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Rozmýšľal som, že by som to mal pomenovať -- prečo to nenazvať "out-doctrination".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Takže mě napadlo, že bych to nazval třeba "outdoktrinace".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Σκέφτηκα να του δώσω ένα όνομα - γιατί να μην την πούμε "εξω-δογματική".
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Думаю, следует дать ей имя. Почему бы не назвать ее "вне-доктринальной"?!
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.Реших, че ще е добре да й дам име... защо да не я наречем "отвъд-доктринална"
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.לכן חשבתי שאתן לזה שם -- מדוע לא לקרוא לזה "דוקטרינת-יציאה"?
Ben de ona bir isim vermeliyim diye düşündüm - neden onu "doktrinasyon-dışı" diye isimlendirmiyoruz.لذا فكّرت في أن أطلق عليها أسم -- لم لا نسميها "خارج التلاعب."