Ana içeriğe geç
Sözlük

doktoru ile cümle

doktoru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserEl doctor te da las malas noticias: es cáncer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserIl vostro dottore vi dà la brutta notizia: è cancro.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserMedicul vă dă vestea rea: e cancer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserVotre médecin vous annonce la mauvaise nouvelle : c'est un cancer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserWtedy doktor przekazuje złą wiadomość: nowotwór.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserΟ γιατρός σας σάς ανακοινώνει τα άσχημα νέα: είναι καρκίνος.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserВрач вынесет приговор: это — рак.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserИ вашият лекар ви представя лошата новина: това е рак.
Doktorun kötü haberi iletir:Der Arzt teilt die schlechte Nachricht mit:
Doktorun kötü haberi iletir:의사가 나쁜 뉴스를 말해주죠.
Doktorun kötü haberi iletir:הרופא שלכם נותן לכם את הבשורה הרעה:
Doktorun kötü haberi iletir:مما يدفع طبيبك لأن يبلغك الأخبار السيئة
Doktorun kötü haberi iletir:ガンです
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Coloqué ambas cosas despreocupadamente sobre la silla del consultorio del doctor.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Ich habe sie beiläufig über den Stuhl im Büro des Arztes gehangen.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Ik drapeerde ze losjes over de stoel in het dokterskabinet.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Jag draperade dem över stolen i doktorns kontor.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Jeg slængede dem henkastet over stolen på lægens kontor.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Je les ai posés en faisant bien attention sur la chaise dans le bureau du docteur.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.저는 무심코 제 옷을 진료실 의자에 올려뒀었죠.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Le-am lăsat neintenţionat pe scaunul din cabinetul doctorului
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Li appoggio senza pensarci sulla sedia del dottore. E quando entra...
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Pousei-os casualmente na cadeira do consultório.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Tôi xếp chúng ngay ngắn ở phòng bác sĩ
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Véletlenül a orvos irodája melletti széken hagytam.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Оставих ги на стола в офиса на доктора.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Я их небрежно сбросила на кресло врача
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.Я їх недбало скинула на крісло лікаря
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.הנחתי אותם כבדרך אגב על משענת הכיסא במשרד הרופא,
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.وألقيتهم على الكرسي في مكتب الطبيب.
Doktorun ofisindeki sandalyenin üzerine gelişigüzel koydum.そして、彼が部屋に入ってきた時
Doktorun ofisinden çıktığımda, bir yoga dersinin ilanını gördüm.제가 물리치료사 사무실을 나가려는데 힘이 많이 드는 요가 수업에 관한 광고를 봤어요.
Doktorun ofisinden çıktığımda, bir yoga dersinin ilanını gördüm.בעוזבי את משרד הפיזיוטרפיסט, ראיתי מודעה לשיעור יוגה נמרץ
Doktorun ofisinden çıktığımda, bir yoga dersinin ilanını gördüm.وهناك وعند خروجي من المكان رأيت اعلانا عن فصول اليوجا
Doktorun ofisinden çıktığımda, bir yoga dersinin ilanını gördüm.活気あふれるヨガ教室の広告が 貼ってありました 柔軟性の向上だけでなく 体力もつき
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Als ich in sein Büro zurückkehrte, war ich mir nicht ganz sicher.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Amikor visszamentem az irodájába, nem voltam túl biztos a dologban.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Când m-am întors în biroul lui, nu eram prea sigur.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Cuando volví a su oficina, no estaba seguro.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Da jeg kom tilbage til hans kontor var jeg ikke rigtigt sikker.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Když jsem se vrátil do ordinace, nebyl jsem si tím úplně jistý.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Keď som sa vrátil do jeho kancelárie, nebol som si celkom istý.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Khi tôi quay trở lại phòng làm việc của ông ấy, tôi cũng không chắc có làm theo ông ấy nói hay không.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Kiedy wróciłem do jego gabinetu nie byłem całkiem przekonany.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.제가 사무실로 돌아갔을 때, 전 불확실했습니다.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Ko sem se vrnil v ordinacijo, nisem bil prav prepričan.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.När jag kom tillbaka till hans kontor, var jag inte övertygad.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Palatessani hänen toimistoonsa en ollut ihan vakuuttunut.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Quand je suis rentré dans son bureau, je n'étais pas très sûr.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Quando eu voltei para o seu escritório, não tinha certezas.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Quando sono tornato nel suo ufficio non ero più tanto sicuro.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Toen ik terugkeerde naar zijn kantoor, was ik niet echt overtuigd.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Οταν γύρισα πίσω στο γραφείο του, Δεν ήμουν απόλυτα σίγουρος.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Когато се върнах обратно в кабинета му, не бях много сигурен.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Когда я вернулся в его кабинет, я сомневался.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.Коли я повернувся в його офіс, я вже не був таким впевненим.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.כשחזרתי למשרדו, לא הייתי בטוח באמת.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.حين عدت إلى مكتبه، لم أكن في الواقع متأكدا.
Doktorun ofisine geri döndüğümde hala şüphelerim vardı.彼のオフィスに戻りました 「自分では見えないんだけど?」
Doktorun radyasyon tedavisi önerebilir veya ameliyat sonrası bir radyason tedavisi의사는 방사선이나 수술 뒤에 방사선 치료를 받도록 추천할 수 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doktoru ile cümle - Sayfa 32 - doktoru kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App