Ana içeriğe geç
Sözlük

doksan ile cümle

doksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -Den her vinkel er kongruent med den her vinkel.
Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -En deze hoek is congruent met deze hoek.
Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -그리고 여기 있는 이 각은 이 각과 합동입니다
- - Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -Så trianglarna ABD och BDC, de delar båda den här sidan, så den här sidan är lika stor för båda av dem.
Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -И след това, този ъгъл ето тук е сходен на този ъгъл ето там.
Sağ üçgenin doksan derecelik açısı, sol üçgenin doksan derecelik açısına eşit. -ثم ان هذه الزاوية الموجودة هنا مطابقة لهذه الزاوية
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.에글란틴 젭을 보십시오.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.la donna che ha creato Save the Children, 90 anni fa.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.la femme qui a créé Save the Children il y a 90 ans.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.האישה אשר הקימה את "הצילו את הילדים" לפני 90 שנה.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.المرأة التي أسست "انقذوا الأطفال" قبل 90 سنة مضت.
Save the Children'ı doksan sene önce kuran kadın.彼女は第一次世界大戦の結果
Sekiz kere. İki yüz eksi yüz doksan iki eşittir sekiz. -8-krát 200 - 192 = 8
Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.873 에 90 을 곱하는 것처럼 할 수 있습니다.
Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Oppure possiamo fare come se stessimo moltiplicando ottocentosettantatré per novanta.
Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Vi skal huske at tilføje et 0, ligesom vi gjorde før.
Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.او يمكن اتمام العملية على اننا نضرب 873x90
Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.しかし何かかける90は
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Agora temos que multiplicar o 9, ou podemos apenas fazer isso como se estivessemos multiplicando 873 por 90.
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.A présent nous devons multiplier le 9, ou nous pourrions le faire comme si nous multiplions 873 par 90.
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Teď začneme násobit devítkou nebo by jsme to mohli udělat, že vynásobíme osm set sedmdesát tři krát devět.
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Teraz začneme násobiť deviatkou alebo by sme to mohli urobiť tak, že vynásobíme 873 krát 90.
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Τώρα πρέπει να πολλαπλασιάσουμε το 9, ή θα μπορούσαμε απλώς να πολλαπλασιάσουμε το 873 με το 90.
Şimdi dokuzu çarpmamız gerekiyor. Sekiz yüz yetmiş üçü doksan ile çarpıyormuş gibi yapacağız.Трябва да умножим по 9, или бихме могли да го направим, умножавайки 90 по 873.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.1 초당 91 피트
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.91 stop za sekundu.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.91 фута за секунда.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.Bem, noventa e um metros por segundo.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.Bene, 91 piedi al secondo.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.Bueno, 91 pies por segundo.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.Eh bien, 91 pieds par seconde.
Şimdi, saniyede doksan-bir feet.حسنا، واحد وتسعون قدماً في الثانية
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -그래서 우리는 30-60-90 삼각형의 신기한 성질 중 하나를 증명했습니다
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -Takže jsme si již ukázali jednu zajímavost o 30-60-90 trojúhelníku.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -Vi har nu allerede vist en af de interessante ting ved 30-60-90-trekanter.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -We hebben dus al iets interessants ontdekt over '30-60-90 driehoeken':
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -И така, ние вече доказахме една от интересните части на триъгълниците 30-60-90.
Şuana kadar otuz altmış doksan üçgeninin özel ve ilginç özelliklerinden bir tanesini gösterdik. -لقد وضحنا بالفعل واحداً من الاجزاء المثيرة للاهتمام لما يخص مثلثات 30-60-90
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.전 80살, 90살의 노인들을 좋아합니다.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Ich liebe diese achtzig, neunzig Jahre alten Menschen.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Ik houd van 80- of 90-jarigen.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Io amo queste donne e questi uomini di 80-90 anni.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Iubesc aceşti tineri şi tinere de optsprezece, nouăsprezece ani.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.J'aime ces hommes et ces femmes de 80, 90 ans.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Jeg elsker disse firsårige, halvfemsårige fyre og kvinder.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Miluji tyhle osmdesátileté, devadesátileté pány a dámy.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Szeretem ezeket a nyolcvan éves, kilencven éves embereket.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Uwielbiam takich 80-90-letnich ludzi.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Yo adoro a esos hombres y mujeres de ochenta años, noventa años.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Обичам тези осемдесетгодишни, деветдесетгодишни мъже и жени.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.Я обожаю 80-, 90-летних мужчин и женщин.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.אני אוהב את בני השמונים-תשעים האלו.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.أنا أحب الأشخاص في الثمانين و التسعين من العمر من الرجال و النساء.
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.彼らは多くの考えと、多くの見識をお持ちです。
TR: Doksan dokuz. Evet, bu tam bir gelişmedir.توم رايلي: تسعة وتسعين. حسنا، هذا تحسنٌ كبير.
TR: Doksan dokuz. Evet, bu tam bir gelişmedir.つまり誰もが-
Unutmayın ki hipotenüs her zaman doksan derecenin karşısındaki kenardır. -(그러니까, 빗변이) (90도의 반대에 있다는 걸 기억하세요)
Unutmayın ki hipotenüs her zaman doksan derecenin karşısındaki kenardır. -Det er siden modsat den rette vinkel.
Unutmayın ki hipotenüs her zaman doksan derecenin karşısındaki kenardır. -Om hypotenusan har längden x...
Unutmayın ki hipotenüs her zaman doksan derecenin karşısındaki kenardır. -To jest to, pamiętaj, że przeciwprostokątna to bok naprzeciwko kąta 90 stopni
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod